Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/5808 E. 2025/7532 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5808
Karar No
2025/7532
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/178 E., 2024/264 K.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Antalya ili .... ilçesi ..... Mahallesi çalışma alanında bulunan 83 36... parsel sayılı 359,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, ... adına 180/359 hisseli olarak kayıtlı iken Hazinenin açtığı dava sonucunda Antalya 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 22.12.2001 tarihli ve 2000/1490 Esas, Esas, 2001/1163 Karar sayılı kararı ile taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmiş ve 26.11.2002 tarihinde Hazine adına tapuya tescil edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; dava konusu 83 36... parsel sayılı taşınmazın evveliyatında hisseli olarak tapuda davacı adına kayıtlı taşınmaz olup, Hazinenin açtığı dava sonucunda tapusunun iptal edilerek Hazine adına tescil edildiğini, 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) uyarınca iade hakkına sahip olduğunu, bu hususta idareye başvuruda bulunmasına karşın taşınmazın kendisine iade edilmediğini ileri sürerek, 6292 sayılı Kanun'un 7. maddesi uyarınca taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın 6292 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığını ileri sürerek, davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 05.11.2019 tarihli ve 2018/390 Esas, 2019/369 Karar sayılı kararı ile; davanın kabulüne, dava konusu Antalya ili .... ilçesi .... Mahallesi 83 36... parselde davalı Hazine adına kayıtlı olan 180/359 hissesinin tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurularında bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 15.12.2020 tarihli ve 2020/150 Esas, 2020/779 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı davacı ... vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce; "açılan davanın, 2577 sayılı Kanun'un 2. maddesinin birinci fıkrasında (a) ve (b) bentlerinde belirtildiği üzere; “İdari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları” ve “İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları” kapsamında, idari yargı yerince çözümlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Nitekim Uyuşmazlık Mahkemesinin 25.02.2019 tarihli ve 2018/820 Esas, 2019/117 Karar ve 28.05.2020 tarihli ve 2020/56 Esas, 2020/309 Karar sayılı kararları da bu doğrultudadır. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, asıl davanın davacılarının ve birleşen davanın davacılarının davalarının az yukarıda açıklanan gerekçelerle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir." gerekçesiyle bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "dava konusu taşınmazın 6292 sayılı Kanun kapsamında bedelsiz olarak iade şartlarını taşıyıp taşımadığı, idareye başvurulup başvurulmadığı hususlarının saptanması ve sonrasında dayanak tapunun 7/1-a ve b bentlerinde belirtilen nitelikleri taşıyıp taşımadığı, tapu kaydı belirtilen nitelikleri taşısa bile, taşınmazın bedelsiz iade edilebilecek nitelikte olup olmadığı, taşınmazın yerine rayiç bedelin ödenmesi ya da rayiç bedele uygun taşınmaz verilip verilmeyeceği yönünden ayrıca bir belirleme yapılması şeklindeki faaliyetlerin birer idari işlem olarak kabulünün gerektiği, işin esasının da idare hukuku ilkelerine göre incelemeye uygun olduğu, davanın kökeninde, çözüme kavuşturulmamış mülkiyet, kadastro vs. gibi hukuki ilişkinin bulunmadığı, açılan davanın 2577 sayılı Kanun'un 2. maddesi gereğince idari yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği," gerekçesiyle, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taleplerinin mülkiyet hakkına ilişkin tespit talebi olduğunu ve adli yargıda görülmesi gerektiğini, 6292 sayılı Kanun'un 7. maddesi kapsamında taşınmazın davacıya iadesinin gerektiğini, davalı lehine vekalet ücreti takdirinin hatalı olduğunu beyan ederek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6292 sayılı Kanun'un 7. maddesi kapsamında dava konusu taşınmazın bedelsiz iadesi isteminin adli yargı mercinde çözümlenip çözümlenemeyeceğine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamı ile İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR: Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 615,40 TL davacı ... tarafından yatırılan peşin harcın onama harcına mahsubuna, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 15.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/5808, K. 2025/7532, T. 15.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-5808-e-2025-7532-k-1c06b82dfc7a