Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/566 E. 2026/2483 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/566
Karar No
2026/2483
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/556 E., 2024/1413 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Milas Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/260 E., 2022/265 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili ve katılma yoluyla birleşen dosya davacısı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmaları sırasında, 3 54... parsel sayılı 2.154,55 m² yüzölçümündeki taşınmaz kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "bu parsel üzerindeki zeytin ağaçları ...'a aittir. Bu parsel 1. derece doğal sit sınırları içinde kalmaktadır" şerhleri yazılmak suretiyle tarla vasfıyla Hazine adına tespit edilmiş iken, ... ile birleşen dosya davacısı ...'ın itirazı üzerine komisyon kararıyla taşınmazın zeytinli tarla vasfı ile davalı ... adına tespitine karar verilmiştir. Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede orman kadastro çalışması ilk defa 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 1. maddesi uyarınca 1965 yılında Gelinöldü serisi olarak 4 numaralı orman tahdit komisyonu tarafında fotogrametrik ve yersel metot kombinasyonuyla yapılmıştır. Çiftlik Mahallesi mülki sınırları içinde bulunan tahdidi kesinleşmiş ormanlarda 6831 sayılı Kanun'un 2896 sayılı Kanun ile değişik 2. madde çalışmaları ve ilk orman tahdidinin aplikasyonu 1 numaralı orman kadastro komisyonunca 1985 yılında yapılmış ancak ilan edilmediğinden kesinleşmemiştir. Aynı köyde 1987 yılında 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde çalışmaları yapılmış ve 30.10.1987 tarihinde ilan edilerek yasal ilan süresi sonunda kesinleşmiştir. 6831 sayılı Kanun'un 9. maddesi kapsamında “orman tahdit veya kadastrosu yapılıp kesinleşmiş yerlerde, vasıf ve mülkiyet değişikliği dışında aplikasyon, ölçü, çizim ve hesaplamalardan kaynaklanan yüzölçümü ve fenni hatalar” düzeltme çalışmaları, 98 numaralı orman kadastro komisyonu tarafından 2015 yılında bitirilmiş, 26.05.2015 tarihinde ilan edilmiş ve yasal ilan süresi sonunda kesinleşmiştir. 2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmaz üzerinde herhangi bir kullanım olmadığını, imar-ihyanın oluşmadığını, arazinin yol kenarında olduğunu, üzerinde taşlık-kayalık, çalılık ve makilik olduğunu ileri sürerek, taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. 3. Birleşen dosyada davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazın davacı müvekkili tarafından tapulu 3 54... parsel sayılı taşınmaz ile birlikte bir bütün halinde kullanıldığını, tespit malikinin dava konusu parselle bir ilgisinin bulunmadığını, beyanlarının gerçeğe aykırı olduğunu belirterek, taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile davacı müvekkili adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın fiilen nizasız fasılasız malik sıfatıyla kullanıldığını, taşınmaz zeytinli tarla vasfında iken masraf ve emek sarfı ile tarım arazisi haline getirdiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile klizemetre ile yapılan ölçümde %28 eğime sahip olduğu, 1965 yılında seri bazda yapılıp kesinleşen orman kadastrosuna göre, orman sayılmayan yerde kaldığı, ilk tesis kadastrosunun geçtiği 1972 yılında dava konusu taşınmazın orman tapulama harici olarak tespit harici bırakıldığı, toprağın humus tabakası içerdiği ve üzerinde 3 adet kızılçam ağacı ile finike ardıcı, delice, akçakesme gibi maki türlerinin bulunduğu, 1977 tarihli memleket haritasında açık renkli alanda, 19 96... tarihli memleket haritasında çalılık rumuzu bulunan yeşil renkli alanda kaldığı, 1975 tarihli hava fotoğrafında 3 54... parselle bütün halinde ve benzer açık görünümde olduğu, 1992-2009-2015 tarihli hava fotoğraflarında üzerinde ağaç/bitki formları bulunduğu, 6831 sayılı Kanun'un 1 ve 1/j maddesi kapsamında orman sayılı alanlardan olduğu ve toprak muhafaza karakteri taşıdığı, davalı lehine 3402 sayılı Kanun'un 14... . maddelerinde belirtilen mülkiyet edinme şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine, dava konusu taşınmazın kadastro komisyon tespitinin iptali ile zeytinli tarla vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... vekili ve birleşen dosya davacısı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 1972 yılı tapulama çalışmaları sırasında orman olduğu gerekçesiyle tescil harici alanda bırakıldığının, toprağının humus tabakası içerdiğinin, üzerinde 3 adet kızılçam ağacı, finike ardıcı, delice, akçakesme gibi maki türlerinin bulunduğunun, 19 96... tarihli memleket haritalarında üzerinde çalılık rumuzu bulunan yeşil renkli alanda kaldığının, 1992-20 09... tarihli hava fotoğraflarında, üzerinde ağaç/bitki formları bulunduğunun, söz konusu ağaç/bitki formlarının yöreye özgü çalı ve maki bitkileri ile harnup ve çam ağaçları olduğunun düşünüldüğünün, taşınmazın toprak muhafaza karakteri taşıdığının, 6831 sayılı Kanun'un 1/j maddesine göre orman sayılan yerlerden olduğunun tespit edilmesine göre; mahkemece dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu, bu gibi yerlerin 3402 sayılı Kanun'un 14... . maddeleri kapsamında zilyetlikle kazanılmasının mümkün olmadığı, bu kısmın orman vasfında olduğunun tespit edilmesi karşısında, dava konusu taşınmazın kadastro komisyon kararının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesinin isabetsiz olduğunu, bu konuda davacı Hazine vekilinin bir talebinin ve istinaf itirazının bulunmadığı belirtilerek, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul, kanun ve maddi gerçeğe aykırı olduğunu, davalı lehine zilyetlik şartlarının oluştuğunu ileri sürerek, kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2. Birleşen dosya davacısı ... vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul, kanun ve maddi gerçeğe aykırı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde birleşen dosya davacısı ve davalı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili ve birleşen dosya davacısı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/566, K. 2026/2483, T. 13.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-566-e-2026-2483-k-5765f6c9f519