Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/5596 E. 2025/7594 K. – Uygulama Kadastr
Konu: Uygulama Kadastrosuna İtiraz
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5596
- Karar No
- 2025/7594
- Karar Tarihi
- Konu
- Uygulama Kadastrosuna İtiraz
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2018/333 E., 2019/57 K.
Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair verilen karar 10.10.2024 tarihinde kesinleşmiş, davacı ... İdaresi vekilinin 16.06.2025 tarihli hükmün tavzihine ilişkin talebi İlk Derece Mahkemesi tarafından reddedilmiştir. İlk Derece Mahkemesi ek kararı davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Tapuda davalılar ve murisleri adına kayıtlı olan ... köyü eski 819 parsel sayılı 6.062,00 m² alanlı taşınmaz, 5304 sayılı Kadastro Kanunun'da Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunu'nun (5304 sayılı Kanun) 6. maddesi ile değişik 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi hükmüne göre yapılan Kadastro Haritalarının Yeniden Düzenlenmesi ve Tapu Sicilinde Gerekli Düzeltmelerin Yapılması çalışmalarında 279 69... parsel numarasıyla ve 6.162,75 m² yüzölçümlü olarak ve yeni haritası ile malik hanesi “tapu kütüğünde olduğu gibi” şeklinde tespit edilmiş, 3402 sayılı Kanun'un 11. maddesine göre 16.02.2011 ilâ 17.03.2011 tarihleri arasında ilân edilmiştir. Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; 1078 parsel sayılı taşınmazın 26.12.1957 tarihinde yapılan kadastro çalışmalarında Devlet ormanı niteliğiyle tespit edildiğini, kişilerce açılan dava sonucunda Kadastro Mahkemesinin 1958/748 Esas ve 1994/2352 Karar sayılı kararı ile 4.763.00 m² yüzölçümü ile orman niteliğiyle tesciline karar verildiğini, bu karara rağmen 279 69... parsel sayısı ile davalılar adına tespit edildiğini, taşınmazın hükmen orman olan 1078 parsel içerisinde kalması nedeni ile taşınmazın tespitinin iptali ve Hazine adına orman vasfıyla tescilini talep etmiş, 28.01.2014 tarihli dilekçesi ile de taleplerinin hem 22/2-a çalışmasına itiraza hem de mülkiyete ilişkin olduğunu belirtmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; davacı ... İdaresinin davasının kabulüne, Antalya ili ... ilçesi ... Mahallesi 279 69... ve aynı mahalle 279 73... parsel sayılı taşınmazlar yönünden 3402 sayılı Kanun'un 22/a maddesi uyarınca düzenlenen uygulama tutanaklarının iptali ile fen bilirkişisi... ile harita mühendisi bilirkişileri...ve .... ....'in müştereken tanzim ettikleri dosyada mevcut 13.02.2014 hakim havale tarihli krokili raporlarında (A1) harfi ile işaretli 3.661,28 m²lik kısmın 279 69... parselden ifrazı ile 279 73... parsele ilave edilmesi ile dava konusu 279 69... parselin 2.501,54 m² yüzölçümü ile 279 73... parselin 3.636.445,07 m² yüzölçümü ile 22/2-a paftalarının yenilenmesine, kadastro haritasının yeniden düzenlenmesine, tapu kütüğünün mülkiyet ve taşınmaz üzerindeki tescilli haklar korunarak tapuya tescillerine, 13.02.20 14... .10.2018 tarihli bilirkişi raporlarının kararın eki sayılmasına karar verilmiş; hükmün, davalı ... ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 08.01.2024 tarihli ve 2021/11925 Esas ve 2024/36 Karar sayılı ilamı ile; “İlk Derece Mahkemesince bilirkişi raporuna ekli krokide (A1) harfi ile gösterilen 3.661,28 m²lik yerin, yenileme kadastrosu sonucunda 6.162,75 m² alanlı olarak tespit edilen 279 69... parsel sayılı taşınmazdan ifrazına karar verildiğine göre, geriye kalan miktar 2.501,47 m² olduğu halde hükümde taşınmazın yeni miktarına 2.501,54 m² olarak yer verilmesi ve birden fazla bilirkişi raporunun hükme esas alınması infazda tereddüte sebep olacağından doğru görülmemiştir” gerekçesiyle, “Hükmün 1. fıkrasının 2. alt bendinde yer alan "13.02.2014" ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine "15.10.2018" yazılması, aynı bentte yer alan "2.501,54" ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine "2.501,47" yazılması, aynı fıkranın 3. alt bendinde yer alan "13.02.2014 ve" ibaresinin hükümden tamamen çıkarılması suretiyle, kararın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesi yollaması ile 6100 sayılı Kanun'un 304. maddesi (1086 sayılı HUMK'un 438/7. fıkrası) gereğince düzeltilmiş bu şekli ile onanmasına” şeklinde hüküm kurulmuş, hüküm 10.10.2024 tarihinde kesinleşmiştir. Hükmün kesinleşmesinden sonra davacı ... İdaresi vekili 16.06.2025 tarihli dilekçesi ile; karar tarihinden sonra 279 69... parsel sayılı taşınmazda yapılan ifraz işlemi nedeniyle kararın infaz edilemediğinden bahisle hükmün tavzihini talep etmiş, İlk Derece Mahkemesinin 18.06.2025 tarihli ek kararı ile; “Dava konusu taşınmaz ile ilgili karar tarihinden sonra 2022 yılında ifraz işlemleri yapılması sebebiyle verilen kararın infazının yapılamadığı, davanın 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a madde kapsamında yapılan çalışmalara itiraz davası olduğu, yalnızca bu husus yönünden inceleme yapıldığı, dava derdest iken ve hatta karar tarihinden sonra yapılan ifraz işlemlerinin davaya etkisinin olamayacağı, İlk Derece Mahkemesinin kesinleşen kararında veya karara ek yapılan bilirkişi raporunda herhangi bir yazım - yüzölçüm hatası ile koordinat hatası bulunmadığı” gerekçesiyle tavzih talebinin reddine karar verilmiş ve işbu ek karar, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Talep ve dava, kesinleşen İlk Derece Mahkemesi kararının tavzihine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, 6100 sayılı Kanun’un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ek kararındaki gerekçe dikkate alındığında temyizen incelenen ek karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesinin 18.06.2025 tarihli ek kararının ONANMASINA, 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 16.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.