Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/5619 E. 2025/5972 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5619
Karar No
2025/5972
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/320 E., 2021/43 K.

Mahkeme kararı davacılar ve davalılar ... ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar; dava konusu 1 08... , 1 09... , 1 11... , 1 63... , 46, 74... parsel sayılı taşınmazların davalılar ile ortak mirasbırakanları ...’tan intikal ettiğini, davalılardan ...’nın kendilerinin okuma-yazma bilmemelerinden faydalanıp hileli davranması sonucu taşınmazlardan kendilerine de verileceği düşüncesiyle aralarında adi yazılı miras taksim sözleşmesi yaptıklarını ve sözleşme uyarınca taşınmazların davalılardan ..., ... ve ... adlarına tescil edildiğini, davacı ...’ın bu durumu 11.06.2011 tarihinde öğrendiğini, aynı tarihli ihtarname ile sözleşmeden rücu ettiğini noter aracılığıyla bildirdiğini, davacı ...’nin ise ihtarnamede adı geçtiğinden hakkının zayi olmadığını düşündüğünü, hileyi 25.08.2011 tarihinde tapu kayıtlarını incelerken öğrendiklerini, sözleşmenin geçersiz olduğunu ileri sürerek davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptali ile mirasbırakan ...’in tüm mirasçıları adına tescilini talep etmişlerdir.

II. CEVAP Davalılar ... ve ...; adi yazılı taksim sözleşmesini davacıların bilgisi ve rızaları dahilinde imzaladıklarını, bu sözleşme ile davacıların kullandıkları taşınmazlardaki miras paylarını da onlara devrettiklerini, tapuda yapılan temlik işlemlerinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuşlardır.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 19.06.2014 tarih, 2011/360 Esas, 2014/211 Karar sayılı kararı ile; iddianın sabit olduğu gerekçesiyle dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile mirasbırakan ... mirasçıları adına miras payları oranında tesciline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... ve ... vekili temyiz başvurusunda bulunmuş, Dairenin 18.05.2017 tarih, 2014/19127 Esas, 2017/2734 Karar sayılı kararı ile; davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı ancak davacıların dava konusu 1 08... , 1 09... , 1 11... , 1 63... , 46, 74... parsel sayılı taşınmazlarda bulunan ve kök mirasbırakan babaları ... ile mirasbırakan kardeşleri ...'tan intikal eden iştirak paylarını davalılara temlik ettikleri, aynı akitle davalılardan ..., ..., ... ve ... da 1 08... parsel sayılı taşınmaz dışında kalan dava konusu taşınmazlarda bulunan miras paylarını davalı ... ve davalı ...'ya devrettikleri, dava konusu 1 08... parsel sayılı taşınmazın tamamında davalıların, 1 09... ve 1 11... parsel sayılı taşınmazların 7/10'ar payı ile 1 63... , 46, 74... parsel sayılı taşınmazların ise tamamında davalılardan ..., ... ve ...'nın iştirak halinde malik oldukları, dava konusu 1 09... parsel ile 1 11... parsel sayılı taşınmazın her birinde davalı ...'nın 24.09.2009 tarihli tesis kadastrosu işlemi sonucu 3/10 pay sahibi olduğu, Mahkemece, davalı ... ve ...'ya diğer davalılar ..., ..., ... ve ... tarafından temlik edilen paylar ile 1 09... parsel ile 1 11... parsel sayılı taşınmazlarda davalı ...'nın, kök mirasbırakan ...'tan intikal etmeyen 3/10'ar payının da kabul kapsamına alındığı, davacılar tarafından davalılara 31.12.2010 tarihli, 2149 yevmiye numaralı resmi senet ile temlik edilen paylar yönünden tapu iptali ile davacılar adına tesciline karar verilmesi gerekirken infazda duraksamaya neden olacak biçimde taşınmazların tamamının tapu kayıtlarının iptali ile kök mirasbırakan ... mirasçıları adına miras payları oranında tesciline karar verilmiş olmasının doğru olmadığı gerekçesiyle karar bozulmuştur.

Bozma kararından sonra davalı ... ve ... vekili; Giresun ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 1 07... , 1 08... , 1 09... 1 11... ve 6, 1 63... , 46, 68, 74... parsellerdeki muris ...'a ait payın tüm mirasçıların yasal paylarına eklenerek mirasçılar adına tespit edildiğini ancak 25.03.1996 tarihli .... Noterliğinin vasiyetnamesine göre muris ...'ın taşınmazlardaki paylarını eşi ...’a ve yeğeni ...'a vasiyet ettiğini, İstanbul Gaziosmanpaşa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1998/633 Esas, 1999/530 Karar sayılı kararı ile vasiyetnamenin tenfizine karar verildiğini, vasiyetnameye davalıların bir itirazı olmadığını, yapılan kadastro çalışmaları sırasında vasiyetnamenin dikkate alınmadığını ileri sürerek dava konusu taşınmazlardaki muris ...'a ait payın tapu kaydının iptali ile davacılar adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. (2019/253 Esas)

Mahkemece Dairenin 18.05.2017 tarih, 2014/19127 Esas, 2017/2734 Karar sayılı bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda ve davalılar ... ve ... tarafından açılan 2019/253 Esas sayılı davanın, eldeki dava ile birleştirilmesine karar verildikten sonra asıl davanın hile olgusunun sabit olduğu gerekçesi ile kabulüne; birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; Espiye Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/503 Esas, 2019/152 Karar sayılı kararının asıl davada iptal-tescil hükmüne esas alınması gerektiğini, davacıların hükümdeki miras paylarının hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

Davalılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; yapılan işlemin hukuka uygun olduğunu, davalıların davacıların miras paylarını bedelini ödeyerek satın aldıklarını, ...’ın vasiyetname ile tüm malvarlığını davalı ... ve ...’ya bıraktığını, vasiyetnamenin tenfizine karar verildiğini ancak kadastro tespiti sırasında anılan vasiyetnamenin göz ardı edildiğini, dava konusu taşınmazların da bu vasiyetnameye konu olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Tetkiksiz İade Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 30.06.2025 tarih ve 2025/2846 Esas, 2025/3405 Karar sayılı kararı ile birleştirilen 2019/253 Esas sayılı dava yönünden dosyanın istinaf kanun yoluna tabi olduğu anlaşıldığından tetkiksiz iadesine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesince birleştirilen dava, eldeki davadan tefrik edilerek Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 2025/1525 Esasına kaydedilmiş, asıl dava temyiz incelemesi yapılmak üzere gönderilmiştir.

C. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, hile hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Dosya içeriğinden; muris ...’ın 20.03.1977 tarihinde öldüğü, geride çocukları olan davacılar ..., , ..., ..., 1967 yılında ölen oğlu ...’in çocukları davalılar ... ve ..., 1996 yılında ölen oğlu ...’un eşi davalı ..., 2002 yılında ölen oğlu ...’in eşi davalı ...’nın mirasçı olarak kaldığı, davacıların 31.12.2010 tarihinde dava konusu 1 08... , 1 09... , 1 11... , 1 63... , 46, 74... parsel sayılı taşınmazlarda bulunan ve kök muris babaları ... ile muris kardeşleri ...'tan intikal eden iştirak paylarını davalılara temlik ettikleri, aynı akitle davalılardan ..., , ... ve ... da 1 08... parsel sayılı taşınmaz dışında kalan dava konusu taşınmazlarda bulunan miras paylarını davalı ... ve davalı ...'ya devrettikleri, dava konusu 1 08... parsel sayılı taşınmazın tamamında davalıların, 1 09... ve 1 11... parsel sayılı taşınmazların 7/10'ar payı ile 1 63... , 46, 74... parsel sayılı taşınmazların ise tamamında davalılardan ..., ... ve ...'nın iştirak halinde malik oldukları, dava konusu 1 09... parsel ile 1 11... parsel sayılı taşınmazın her birinde davalı ...'nın 24.09.2009 tarihli tesis kadastrosu sonucu 3/10 pay sahibi olduğu anlaşılmaktadır.

Hemen belirtmek gerekir ki, iddianın kanıtlandığı gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesinde kural olarak bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalılar ... ve ... vekilinin temyiz itirazı yerinde değildir.

Davacılar vekilinin temyiz itirazına gelince; Bilindiği üzere, HMK’nın "Usul Ekonomisi İlkesi" başlıklı 30. maddesine göre; “Hakim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür.” Usul ekonomisi, dava ikame eden tarafların sav ve savunmalarını en makul ve kabul edilebilir adalet ölçütleri temelinde değerlendirerek karar verilmesi gereğini konu alır. Dolayısıyla hakim davayı mümkün olduğu kadar çabuk ve düzenli olarak sonuçlandırmakla yükümlüdür.

Somut olayda; davacılar, dava konusu 1 08... , 1 09... , 1 11... , 1 63... , 46, 74... parsel sayılı taşınmazların davalılar ile ortak murisleri ...’tan intikal ettiğini, davalılardan ...’nın kendilerinin okuma yazma bilmemelerinden faydalanıp hileli davranması sonucu taşınmazların davalılardan ..., ... ve ... adlarına tescil edilmesini sağladığını, taksim yapılacağı düşüncesi ile hareket ettiklerini ancak taşınmazlardaki miras paylarının davalılar adına tescil edildiğini ileri sürerek eldeki davayı açmışlardır. Yargılama sırasında Espiye Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/503 Esas, 2019/152 Karar sayılı hasımlı veraset ilamı ile davalılar ... ve ...’ın kök muris ...’in çocukları olmadığı, murisin 1967 yılında ölen oğlu ...’in çocukları oldukları tespit edilerek Espiye Sulh Hukuk Mahkemesinin 02.11.2007 tarih, 2007/443 Esas, 2007/418 Karar ve 02.11.2007 tarih, 2007/442 Esas, 2007/417 Karar sayılı veraset ilamlarının iptaline ve nüfus kayıtlarındaki değişikliğe göre yeniden veraset ilamı düzenlenmesine karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesinin 2019/2887 Esas, 2019/2896 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, kararın 09.09.2019 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.

Hal böyle olunca; iptal-tescile karar verilirken davacıların Espiye Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/503 Esas, 2019/152 Karar sayılı hasımlı veraset ilamındaki miras payları gözetilerek hüküm tesis edilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalılar ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının reddine,

Davacıların temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Mahkeme kararının 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA,

Peşin alınan harçların istek halinde temyiz edenlere iadesine,

Dosyanın Espiye 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,15.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/5619, K. 2025/5972, T. 15.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-5619-e-2025-5972-k-7ccb39306f05