Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/5646 E. 2025/6040 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5646
Karar No
2025/6040
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/401 E., 2025/73 K.

Mahkeme kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar; murisleri ...'nun kök mirasbırakan babası ...'tan intikal eden 9 parça taşınmazdaki miras paylarını kardeşleri ve kardeşlerinin çocukları olan davalılara mirasçılardan mal kaçırmak amaçlı muvazaalı olarak temlik ettiğini ileri sürerek tapu iptali ve tescile karar verilmesini istemişlerdir.

II. CEVAP Davalılar; kök murislerinden kalan taşınmazlarda aralarında rızaî taksim yaptıklarını, temliklerin bu taksim anlaşması çerçevesinde gerçekleştirildiğini, yine bu taksim çerçevesinde davacıların mirasbırakanı ...'ye de aynı tarihte 259, 2 61... nolu parsellerde pay temliki yapıldığını, taşınmazların da taksime göre kullanılmaya başlandığını, işlemlerin muvazaalı olmadığını belirtip davanın reddini savunmuşlardır.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 21.06.2016 tarih ve 2013/314 Esas, 2016/1153 Karar sayılı kararıyla, temliklerin mirasçılardan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekili (..., ..., ..., ..., ..., ...) temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairenin 10.12.2019 tarihli ve 2016/14166 Esas, 2019/6385 Karar sayılı kararıyla; muris ...'nun dava konusu taşınmazlardaki pay temliklerini mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla değil taksim amacıyla gerçekleştirdiği sonuç ve kanaatine varıldığı, nitekim, dinlenen taraf tanıklarının da murisin taksim iradesiyle hareket ettiğini doğrular içerikte beyanlarda bulundukları, hal böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile kabul edilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 21.10.2021 tarih ve 2020/306 Esas, 2021/334 Karar sayılı kararıyla; muris ...'nun dava konusu taşınmazlardaki pay temliklerini mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla değil taksim amacıyla gerçekleştirdiği, dinlenen taraf tanıklarının da murisin taksim iradesiyle hareket ettiğini doğrular içerikte beyanlarda bulundukları gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve bir kısım davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairenin 15.11.2022 tarihli ve 2022/4762 Esas, 2022/7518 Karar sayılı kararıyla; Dairenin (IV.2.) nolu paragrafta açıklanan hükmüne uyulan bozma kararında gösterildiği şekilde işlem yapılarak ve temliklerin mirasçılardan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olmadığı gözetilerek bir kısım davalılar yönünden davanın reddine karar verilmesinde kural olarak bir isabetsizlik bulunmadığı, davacıların bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının yerinde olmadığı; davacıların diğer temyiz itirazlarına gelince, somut olayda, Mahkemenin 21.06.2016 tarihli davanın kabulüne ilişkin kararının davalılardan ..., ... ve ... tarafından temyiz edilmediği gözetildiğinde anılan davalılar yönünden verilen kabul kararının davacılar lehine kazanılmış hak oluşturacağının açık olduğu, hal böyle olunca, davalılar ..., ... ve ... yönünden dava konusu taşınmazlarda anılan davalıların 1/30’ar paydaş oldukları dikkate alınarak davanın kabulüne, diğer davalılar yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, usuli kazanılmış hak (müktesep hak) ilkesi göz ardı edilerek hüküm tesis edilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; her ne kadar Yargıtay kaldırma ilamı kapsamında usulü müktesep hak dikkate alınarak karar verilmemesi nedeniyle ilk hüküm kaldırılmış ise de dosyada eksik 2.500,00 TL gider avansının yatırılması için davacı vekiline iki haftalık kesin süre verildiği ve bu hususun ihtar edildiği, yapılan ihtara rağmen gider avansının yatırılmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; her ne kadar Mahkemece eksik gider avansının yatırılması için verilen süreye riayet edilmediği gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiş ise de verilen süre dolmadan karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, esas itibariyle de davanın reddine karar verilirken davalılardan duyum şeklinde soyut aktarımda bulunan ve dava konusu yerde davalı babalarından ötürü hak ve menfaat sahibi olan davalı tanıklarının taraflı beyanlarına dayanılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek hükmün bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Bilindiği üzere 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren, 6100 sayılı HMK'nın 114. maddesinin "g" bendinde, gider avansının yatırılmış olması dava şartları arasında sayılmış, Kanun'un 115. maddesinin 1. fıkrasında, Mahkemenin bu koşulun mevcut olup olmadığını kendiliğinden araştıracağı, ikinci fıkrasında ise bu şartın noksanlığı tespit edilirse davanın usulden reddine karar verileceği öngörülmüştür.

HMK'nın "Harç ve Avans Ödemesi" başlıklı 120. maddesinin birinci fıkrası harç ve avansların Bakanlıkça saptanacağı, dava açılırken mahkeme veznesine yatırılacağı, avansın yeterli olmadığının anlaşılması durumunda davacıya iki haftalık kesin süre verileceği düzenlenmiştir.

Somut olayda; Mahkemece 11.02.2025 tarihli 4. celsede davacılar vekiline 2.500,00 TL gider avansını yatırması için 2 haftalık kesin süre verilmesine, aksi takdirde davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verileceği hususunun ihtarlı davetiye tebliği suretiyle ihtarına karar verildiği, davacı vekiline ihtaratlı tebligatın 02.03.2025 tarihinde yapıldığı, tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık kesin süre sona ermeden Mahkemece 04.03.2025 tarihinde gider avansının yatırılmaması nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

Hal böyle olunca Mahkemece iki haftalık kesin süre sona ermeden gider avansının yatırılmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının değinilen yönden kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara iadesine,

Dosyanın Trabzon 2. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,17.12.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/5646, K. 2025/6040, T. 17.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-5646-e-2025-6040-k-6c9f0d59b3b3