Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2025/5678 E. 2025/16224 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5678
- Karar No
- 2025/16224
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/244 E., 2024/271 K.
Mahkeme kararı davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 20.01.2008 tarihinde davalı ...'na ait davalı ... idaresindeki araç ile diğer davalıların sürücüsü ve maliki olduğu aracın karıştığı trafik kazasında davalı ...'e ait araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere 1.000,00 TL maddi tazminat, 1.000,00 TL iş gücü kaybı, 1.000,00 TL tedavi gideri ile 7.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş; 23.09.2019 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebini 113.164,75 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, kazanın meydana geldiği yola uyarı tabelaları koymayan idarenin sorumluluğunun ve hizmet kusurunun bulunduğunu, yolcu olarak bulunduğu araçta emniyet kemerini takmayan davacının kusurlu olduğunu, diğer yandan davacının ağır bir yaralanmasının söz konusu olmadığını, ayakta tedavi görüp taburcu edildiğini, talep edilen tazminat tutarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; görev itirazında bulunarak davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini, kazanın meydana gelmesinde ticari taksi sürücüsünün sorumlu olduğunu, yapılan idari soruşturmada emniyete ait aracı kullanan davalı ...’ın kazaya sebebiyet veren suç unsuru bulunmadığından hakkında işlem yapılmasına gerek olmadığı kanaatine varıldığını, idareye atfedilebilecek hiçbir kusur olmadığını, ayrıca istenen tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde; olayın meydana gelişinde herhangi bir kusurunun olmadığını, emniyet kemeri kullanmayan davacının hatalı olduğunu, talep edilen meblağın fahiş olduğunu, davacının basit tıbbi müdahaleyle taburcu edildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 27.12.2011 tarih ve 2010/119 Esas, 2011/482 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile 302,00 TL maddi, 2.000,00 TL manevi tazminatın 20.01.2008 kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin 27.12.2011 tarih ve 2010/119 Esas, 2011/482 Karar sayılı kararının süresi içinde davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 12.02.2015 tarih ve 2013/16941 Esas, 2015/2705 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilen 302,00 TL yönünden kararın kesin nitelikte olduğu, davalılar vekillerinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerektiği; davacı vekilinin temyiz incelemesinde öncelikle davacıya talep ettiği 1.000,00 TL maddi tazminatın hangi nedenle istediğinin açıklattırılması, bu kalem talebe ilişkin delillerinin sorularak toplanması, davacının olayda yaralanması nedeniyle varsa geçici iş gücü kaybı ile daimi iş gücü kaybı oranı konusunda usulüne uygun rapor alınarak iş gücü kaybı saptandığı takdirde talep edebileceği tazminat konusunda aktüer bilirkişi incelemesi yaptırılması, davacının olaydaki yaralanması nedeniyle belgeli tedavi giderleri dışında, belgeye bağlanması mümkün olmayan ve tedavisi ile ilgili başka giderlerinin olup olmayacağı konusunda doktor bilirkişiden ek rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulmasının doğru görülmediği gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 04.12.2019 tarih ve 2015/526 Esas, 2019/825 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile 302,00 TL maddi tazminatın (tedavi giderinin) davacıya ödendiği anlaşılmakla bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 585,00 TL ulaşım gideri ile 1.000,00 TL iş gücü kaybı tazminatı (804,46 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 195.54 TL daimi iş göremezlik) toplamı 1.585,00 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 20.01.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat talebinin reddine, bozma öncesi hükmedilen 2.000,00 TL manevi tazminatın tahsil edildiği davacı tarafça bildirildiğinden manevi tazminat yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin 04.12.2019 tarih ve 2015/526 Esas, 2019/825 Karar sayılı kararının süresi içinde davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 18.01.2024 tarih ve 2022/1834 Esas, 2024/617 Karar sayılı ilamı ile davalı ... vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek davacı yararına mahkemece, süresinde zamanaşımı def'inde bulunan davalılar ... ve ... yönünden ıslah dilekçesi dikkate alınmaksızın ilk taleple bağlı kalınarak karar verilmesi yerinde ise de usulüne uygun tebligata rağmen ıslaha karşı zamanaşımı def'inde bulunmayan davalılardan ... ve ... için ıslah dilekçesinde yazan tutar dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde anılan davalılar yönünden de ilk taleple bağlı kalınarak karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tedavi gideri, yol (ulaşım) masrafı ve manevi tazminat istemleri yönünden mahkemenin önceki hükmünün kanun yolu denetiminden geçerek kesinleştiği anlaşılmakla bu hususta yeniden herhangi bir karar verilmesine yer olmadığına, geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı istemi yönünden davanın kabulü ile 113.164,75 TL iş gücü kaybı tazminatının 6100 sayılı HMK 26 ncı maddesi uyarınca dava konusu 1.000,00 TL'lik kısım yönünden kaza tarihinden itibaren ve ıslah konusu 112.164,75 TL'lik kısım yönünden ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalılar ... ve ... bakımından ıslah dilekçesi dikkate alınmaksızın ilk talep olan 1.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; ıslah edilen rakam da dahil olmak üzere kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi gerekirken aksi uygulama yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, belirsiz alacak davasında alacak belirlendikten sonra artırılan kısım için faiz başlangıcının temerrüt ya da dava tarihi olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davalı idare yönünden davanın reddi gerektiğini, idarenin tazminat yönünden herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, davalı idarenin ilgili mahkeme kararında sorumlu tutulduğu oranda yargılama gideri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulabileceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalıların sürücü ve işleteni oldukları araçların karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 1.Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi olanağı bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki (2) numaralı bendin, davalı ... vekilinin aşağıdaki (3) numaralı bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; davacı tarafından dava dilekçesinde olay tarihinden itibaren, 23.09.2019 tarihli ıslah dilekçesinde ise artırılan kısma dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi istenildiği halde mahkemece ıslahla artılan kısma dava tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesi gerekirken ıslahla artırılan kısma ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesi usul ve yasaya uygun değildir. 3. Davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; davalı ... her ne kadar diğer davalılar ile birlikte yargılama gideri ve vekâlet ücretinden müştereken ve müteselsilen sorumlu ise de davalı ...'nın yargılama gideri ve vekâlet ücretinden sorumluluğunun mahkemece aleyhine hüküm altına alınan 1.000,00 TL üzerinden hesaplanması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Yukarıdaki hususlar usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekir ise de bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nın geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı HUMK'un 438/7 nci maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. VII. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili ile davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme hüküm fıkrasının 2 numaralı bendinde yer alan "ıslah tarihi olan 23.09.2019" ibaresinin çıkartılarak yerine "dava tarihi olan 22.03.2010" ibaresinin yazılmasına; (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme hüküm fıkrasının 4 numaralı bendinde yer alan "davalılardan" ibaresinden sonra gelmek üzere "(davalı ... 27,16 TL'sinden sınırlı sorumlu olmak kaydıyla)" ve mahkeme hüküm fıkrasının 6 numaralı bendinde yer alan "davalılardan" ibaresinden sonra gelmek üzere "(davalı ... 1.000,00 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla" ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, 492 sayılı Harçlar Yasasının 13/J maddesi uyarınca davalı ...'ndan harç alınmamasına, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 04.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.