Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/5589 E. 2025/7365 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5589
- Karar No
- 2025/7365
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1106 E., 2025/1225 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Vize 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/393 E., 2025/79 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı dava dilekçesinde; Kırklareli ili ... ilçesi .... beldesinde bulunan 3 08... parsel sayılı taşınmazın ilk tespitinin 1967 yılında yapıldığını, sonrasında 6831 sayılı Orman Kanunu kapsamında 3 25... parsele yönelik olarak 2/B uygulaması yapıldığını, 3 parselin 1 parselden ayrıldığını, bu nedenle 2/B kapsamında olması gerektiğini, 2012 yılında 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun kapsamında satışlar yapıldığını, ancak 3 08... parselin kendisine satılmadığını, Vize Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/287 Esas sayılı dosyası ile dava açtığını, dosyaların birleştirilmesi gerektiğini, bu dosyada da zilyetlik nedeni ile dava açtığını ve hayvancılık yaptığının belli olduğunu, ancak bu davayı yerin orman olması sebebi ile kaybettiğini, 3 08... parsele sınır iki tapusu daha olduğunu (3 08... ve 8 parsel) ve 3 08... parselin bu iki tapunun arasında kaldığını, 01.01.2003 tarihinden 2005 yılına kadar bu yer için ecrimisil ödediğini, Vize Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/173 Esas sayılı dosyası ile komşu parsele de dava açtığını belirterek, 3 08... parselin 2/B kapsamına alınmasını ve adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili 06.03.2025 tarihli duruşmada davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Davacının aynı taşınmaza ilişkin Mahkemenin 2022/173 Esas ve 2023/116 Karar sayılı dosyası ile zilyetliğinin tespiti ile tapuya tescili talebinde bulunduğu, yapılan yargılama sonucunda davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine ilişkin ilamın davacı tarafça istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 2023/2433 Esas ve 2024/556 Karar sayılı ilamı ile istinaf talebinin esastan reddine karar verildiği ve verilen kararın kesinleştiği anlaşılmakla, huzurda açılan bu davanın mükerrer nitelikte olduğu" gerekçesiyle davanın usulden reddine karar vermiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Vize Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/173 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacısının ..., davalısının .... Emlak, dava konusunun ise .... ilçesi ..... beldesi 3 08... parsele yönelik kadastro tespitine itiraz niteliğinde olduğu, davanın 19.04.2022 tarihinde açıldığı ve hak düşürücü süre nedeni ile davanın reddine karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 2023/2433 Esas ve 2024/556 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere reddine karar verildiği, kararın 12.12.2024 tarihinde kesinleştiği UYAP üzerinden yapılan incelemede saptanmıştır. Halen istinaf incelemesine konu dosyada görülmekte olan davanın ise 22.08.2023 tarihinde açıldığı, davanın açıldığı tarihte 2022/173 Esas sayılı dosyanın derdest olduğu, tarafların, dava konusunun ve sebebin aynı olduğu anlaşıldığına göre, incelemeye konu davanın derdestlik dava şartı yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi gerekirken kesin hüküm nedeni ile reddine karar verilmesi doğru olmamış ise de kararın sonuç itibari ile doğru olduğu" gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı temyiz dilekçesinde; Mahkemece orman bilirkişisi olmadan keşif yapıldığını, davanın orman kadastrosuna itiraza ilişkin olduğunu, davanın yanlış nitelendirildiğini, kadastro çalışmaları sırasında hastanede olduğunu, tüm delillerinin toplanarak karar verilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazın iki tarlasının ortasında olduğunu, 2003-2015 arası ..... Emlak'ın kendisinden para aldığını, kadastro çalışmaları başlamadan önce kadastro müdürlüğüne dilekçe verdiğini, zamanaşımı geçmeden 3 08... parsel ile ilgili davalar açtığını belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin 1. fıkrası uyarınca ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.