Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/4927 E. 2026/3364 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4927
Karar No
2026/3364
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1486 E., 2025/888 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Van Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/89 E., 2024/10 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı dahili davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Van ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, tapuda davacı adına kayıtlı bulunan eski 194 parsel sayılı 6.800 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 1 23... parsel numarasıyla ve 5.654,62 m² yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında davacıya ait 194 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün eksik belirlendiğini ve bu eksikliğin yol olarak bırakılan kısımdan kaynaklandığını ileri sürerek, yüzölçümü eksikliğinin giderilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Dahili davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın usul ve esas bakımından reddine karar verilmesini savunmuştur. 2. Dahili davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın usul ve esas bakımından reddine karar verilmesini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile " davacıya ait taşınmazın güney sınırı gerek tesis kadastro paftası gerek hava fotoğrafları ve ortofoto haritalarında gerekse de mahalli/tespit bilirkişi beyanlarında sabit sınır niteliğindeki kadim harka kadar bütünlük oluşturmakla olup, taşınmazın güney sınırında bulunan yolun, tesis kadastro paftasında bulunmadığı, sonradan açılabilmesi için maliklerden muvafakat da alınmadığı" gerekçeleriyle davanın kabulüne, Van ili ... ilçesi ... Mahallesi 1 23... parsel (eski 194 parsel) ile güneyinde bulunan yol bakımından uygulama kadastrosu tespitinin iptaliyle 27.12.2023 tarihli harita bilirkişi raporunda (B) harfiyle gösterilen 232,80 m² yüzölçümündeki alanın yoldan çıkarılarak davacıya ait 1 23... parsele (eski 194 parsel) eklenmesine, davacıya ait 1 23... parselin 5.887,42 m² olarak, yoldan geriye kalan 27.12.2023 tarihli harita bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen 37,59 m²lik alanın ise ark vasfıyla tapuya tesciline, 27.12.2023 tarihli raporun kararın eki sayılmasına, kadastro müdürlüğü bakımından açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili, dahili davalılar Hazine vekili ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "keşifte dinlenen yerel bilirkişiler taşınmazın güneyinde bulunan yolun sonradan açıldığını beyan etmişlerdir. Harita mühendisinin ibraz ettiği ek raporda; taşınmazın güney sınırının tesis kadastro sınırları ve takeometrik sınırlar ile uyumlu olmadığı, yolun kadim yol olmadığı belirtilmiştir. Hava fotoğrafları ve ortofoto haritalarına göre tesis kadastro paftasında bulunmayan yolun sonradan açılması nedeniyle 22/2-a uygulamasında sınırlandırma hatası yapıldığı anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde, yol bakımından ... hasım konumunda bulunan Belediye ve Hazine aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdir edilmemesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı" gerekçeleriyle davacı ... vekili, dahili davalılar Hazine vekili ve ... vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Dahili davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğini, Mahkeme gözleminin teknik bir olgu olmayıp hükme esas alınamayacağını, delillerin yetersiz olduğunu, mahalli bilirkişi beyanlarının taraflı olduğunu, nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir. 1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup dahili davalı Hazine vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir. 2. Ancak; 3402 sayılı Kadastro Kanun'un 1. maddesi uyarınca kadastro hakimi doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak ve taşınmaz hakkında sicil oluşturmaya elverişli şekilde karar vermek zorundadır. İlk Derece Mahkemesinde hüküm yerinde teknik bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen bülümle ilgili tescil hükmü kurulması isabetsiz olup hükmün bu nedenle bozulması gerekir. Ne var ki, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370/2 hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle dahili davalı Hazine vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle dahili davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan "yoldan geriye kalan 27.12.2023 tarihli harita bilirkişisi raporunda (A) harfiyle gösterilen 37,59 m²lik alanın ise ark vasfıyla" ibaresinin hükümden çıkarılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/4927, K. 2026/3364, T. 11.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-4927-e-2026-3364-k-eae5fcf3762d