Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/4725 E. 2026/3924 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4725
- Karar No
- 2026/3924
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1381 E., 2025/849 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Gölbaşı (Adıyaman) 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/51 E., 2021/310 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kullanım kadastrosu sonucunda, Adıyaman ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1 46... parsel sayılı taşınmaz kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve ...'in kullanımında olduğu" şerhi yazılarak tarla vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; Adıyaman ili ... ilçesi ... köyünde bulunan 1 46... parsel sayılı taşınmazın halihazırda orman vasfını taşıdığını ve 2/B vasfına haiz olmadığını, 2014 yılında gerçekleştirilen 2/B uygulamasının hatalı olduğunu ileri sürerek, dava konusu taşınmazın 2/B uygulaması sonucu 2/B vasfı ile orman sınırları dışına çıkartılması yönündeki tefrik, tespit ve tescilin iptaline ve taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar cevap dilekçelerinde; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davaya konu taşınmazın 1978, 19 85... yılları hava fotoğraflarında orman görünümlü bir karakter taşımadığı, dava konusu taşınmazda tarımsal faaliyetlerin bulunduğu, dava konusu yerin orman olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle ... vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, taşınmazın tamamının bilim ve fen bakımından orman vasfını yitirmediğini, bilirkişi raporlarının yetersiz olduğunu ve emsal Yargıtay kararlarının dikkate alınmadığını ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; lehlerine hükmedilen vekalet ücretinin nispi olması gerekirken maktu olarak belirlenmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının vekalet ücreti yönünden kaldırılmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman vasfını kaybedip kaybetmediği ve halen orman olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
1. Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında davalı ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacı ... vekilinin temyiz itirazlarına gelince; İlk Derece Mahkemesince dava konusu taşınmazın 31.12.1981 tarihinden önce orman vasfını tam olarak kaybettiği kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş ise de, verilen karar dosya kapsamı ile örtüşmemektedir. Şöyle ki; mahallinde yapılan keşif sonrası düzenlenen kök ve ek raporlarda dava konusu taşınmazda 1973, 19 85... yılları hava fotoğraflarında tarımsal faaliyet içerdiği, taşınmazın klasik manada orman görünümlü bir karakter taşımadığı ve 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman vasfını kaybetmiş olduğu belirtilmiştir. Ne var ki, rapor içeriğinde 1973 yılı hava fotoğrafından bahsedildiği halde rapora 1978 yılı hava fotoğrafı eklenerek, incelenen hava fotoğrafının hangi yıla ait olduğu hususunda belirsizlik oluşturulmuştur. Öte yandan; rapora eklenen 1973/1978, 1985 yılı hava fotoğrafları ve güncel durumda dava konusu taşınmazın batısında bulunan bir kısım yerde ağaçlar bulunduğu, bu kısmın taşınmazın geri kalan bölümünden farklı olduğu ve bilirkişilerce bu hususta herhangi bir açıklama yapılmadığı anlaşılmış olup, bahsi geçen taşınmaz parçasının tarım arazisine dönüştüğü ve orman vasfını tam olarak kaybettiği hususunda tereddüt hasıl olmuştur. O halde İlk Derece Mahkemesince; 1978 yılı hava fotoğrafı ve bu fotoğraftan üretilen memleket haritası (yörede 31.12.1981 tarihi öncesine daha yakın bir hava fotoğrafı var ise o hava fotoğrafı da) getirtilip bilirkişilerden alınacak ek rapor ile dava konusu taşınmazın orman bütünlüğünü bozmama, su ve toprak rejimine ve çevresindeki ekosistemlerinin tüm öğeleriyle kendisini yenileyebilme gücüne zarar vermeme, ormancılık çalışmalarının etkinlik, verimlilik ve kârlılık düzeylerini düşürmeme, taşınmazlar üzerinde insan elinin çekilmesi ve olduğu gibi bırakılması halinde yeniden orman haline dönüşüp dönüşemeyeceği hususları değerlendirilmeli; dava konusu taşınmazın 31.12.1981 tarihinen önce doğal olaylar ve eylemler sonucu bilim ve fen bakımından orman vasfını tam olarak yitirip yitirmediği incelenerek bu olgular tartışılmalı ve orman vasfı kısmen veya tamamen kaybolmuş ise dava konusu bölümler üzerindeki bitki örtüsü, ağaçların sayısı ve yaşları kesin olarak saptanmalı, dava konusu taşınmazın nitelik yitirip yitirmediği bilimsel metodlarla kesin olarak saptanarak oluşacak sonuca göre karar verilmelidir. VI. KARAR Yukarıda (V.B.1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (V.B.2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle, davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, İstek halinde peşin harcın temyiz eden davalı ...'e iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,04.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.