Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/2903 E. 2026/685 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2903
- Karar No
- 2026/685
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1013 E., 2025/627 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/679 E., 2024/415 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 24.02.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davacı vekili avukat ... geldi. Tebligata rağmen karşı taraftan gelen olmadığı anlaşılmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili alt yüklenici ile davalılar arasında düzenlenen 03.08.2021 tarihli sözleşme ile asfalt serme ve sıkıştırma işi yapımının kararlaştırıldığını, sezon bitiminde iş bitmediği için iki adet asfalt serme makinasının davalılara ait tel örgü ile çevrili makina parkına bir sonraki sezon çalıştırılmak üzere müvekkili şirket tarafından sözleşme kapsamında bırakıldığını, bu makinaları muhafaza görevinin davalı şirketlerin uhdesinde olmasına rağmen muhafaza görevlerini ihmal ettiklerini, makinaların elektronik yürüyüş panellerinin kimliği bilinmeyen kimselerce sökülmek sureti ile çalındığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL’nin işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı ...İnşaat Nak. Mad. San. ve Tic. A.Ş. vekili ve davalı ...Üst Yapı Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekili cevap dilekçelerinde; çalındığı iddia edilen panellerin davacı şirkete ait olduğunun ve şantiyeye bırakıldığının davacı tarafça ispatlanması gerektiğini, dosyada somut herhangi bir delil bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasında düzenlenen alt yüklenici sözleşmesinde davacının araçlarının davalı iş ortaklığına ait makina parkında saklanmasına dair bir düzenlemenin bulunmadığı, taraflar arasında vedia sözleşmesine ilişkin sözlü, yazılı, zımni bir anlaşmanın olmadığı, davalı taraflarca araçların şantiyeye ait makina parkında saklanmak için bırakıldığının kabul edilmediği, iş makinalarında hırsızlık sebebiyle meydana gelen zarardan davalı iş ortaklığının sorumluluğuna dair yeterli delilin dosyaya bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki sözleşmenin eser sözleşmesi mahiyetinde olduğu, sözleşmenin 4. maddesinde alt yüklenicinin gerekli ekipman ve malzemeyi iş sahasında bulundurmak ve muhafaza etmekle sorumlu tutulduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı yüklenicilerin dava dışı iş sahibi Karayolları Genel Müdürlüğü ile yaptıkları sözleşmenin eki olan Yapım İşleri Şartnamesinin 9. maddesi gereğince risk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğunu, davalıların müvekkili şirkete ait karayolu inşaatı için kullanılması zaruri asfalt makinalarının elektronik panellerinin çalınmasını engelleyecek şekilde muhafaza görevini yerine getirmekte ihmalkar davrandıklarını, taraflar arasında ayrıca bir vedia sözleşmesi düzenlenmesine gerek olmadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Davalılar Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilmediğinden lehine duruşma vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına,
Aşağıda yazılı harcın temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.