Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2025/10396 E. 2026/5378 K. – Boşanma

Konu: Boşanma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/10396
Karar No
2026/5378
Karar Tarihi
Konu
Boşanma

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/46 E., 2025/1123 K. DAVA TÜRÜ: Boşanma İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 5. Aile Mahkemesi SAYISI : 2022/474 E., 2023/1399 K.

Taraflar arasındaki boşanma davasının yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın vekili tarafından "davanın kabulü, kusur belirlemesi, yoksulluk nafakası talebinin reddi, maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddi ve iştirak nafakasının miktarı" yönünden temyiz edilmiş olup, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) öngördüğü yargılama sistemine göre İlk Derece Mahkemesinin kesin olmayan kararına karşı önce istinaf yoluna başvurulabilmektedir. İstinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, başvuran tarafın istinaf başvurusunun usulden ya da esastan reddine karar verilebilir veya İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulabilir. Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı, istinaf başvurusu reddedilen tarafın ya da istinaf incelemesi sonucunda İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm kurulması hâlinde aleyhine karar verilen tarafın temyiz hakkı bulunmaktadır. Başka bir deyişle istinaf başvurusunun reddi hâlinde Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı sadece istinaf başvurusu reddedilen tarafa ait olup bu hâlde İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmeyen tarafın temyiz hakkı bulunmamaktadır.

Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı kadın vekilince "iştirak nafakasının miktarı" yönünden istinaf yasa yoluna başvurulmamış ve istinaf edilmeyen bu yön kesinleşmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı belirtilen yönden istinaf yoluna başvurmayan davacı kadın vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı bu yönden temyiz hakkı bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; davalı kadın vekilinin "iştirak nafakasının miktarı" yönünden temyiz isteminin reddine karar vermek gerekir.

Davalı kadın vekilinin diğer yönlerden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı kadının temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı kadın vekilinin "iştirak nafakasının miktarı"na yönelik temyiz dilekçesinin REDDİNE,

2.Davalı kadın vekilinin diğer yönlerden temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Adli yardımdan yararlanması sebebi ile başlangıçta alınmamış olan aşağıda yazılı karar ve ilam harcı ile temyiz başvuru harcının temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.05.2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/10396, K. 2026/5378, T. 12.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-hukuk-dairesi-2025-10396-e-2026-5378-k-718616ea087d