Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/4436 E. 2026/3816 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4436
- Karar No
- 2026/3816
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1384 E., 2025/97 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2019/202 E., 2022/105 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilip, duruşmalı inceleme talebi değerden reddedildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Diyarbakır ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 2019 yılında yapılan kadastro sırasında, 1 14... parsel sayılı taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle susuz tarla vasfıyla 68.028,99 m² yüzölçümlü olarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde 2018 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek-5. maddesi uyarınca yapılan orman kadastrosu vardır. Arazi kadastrosu ise 1977 yılında yapılmış ve dava konusu taşınmaz tapulama harici bırakılmıştır. 2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; 1 14... parsel sayılı taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığını ve orman olma ihtimalinin bulunduğunu, imar ihya ve zilyetlikle kazanım koşullarının da davalı lehine oluşmadığını ileri sürerek, tespitin iptali ile taşınmaz hangi vasıfta ise (orman, ham toprak, hali arazi vb.) o vasıfla Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olduğunu ve uzun yıllardır müvekkilinin zilyetliğinde bulunduğunu ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın öncesi itibarıyla orman sayılan yerlerden olduğu ve zilyetlikle kazanıma elverişli olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 1 14... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usûl ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın öncesinin orman olmadığını, zilyetlikle iktisabının mümkün olduğunu, müvekkili lehine zilyetlikle kazanım koşullarının oluştuğunu, bu nedenle verilen kararın usûl ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın zilyetlikle edinilebilecek yerlerden olup olmadığı ve davalı lehine imar ihya ve zilyetlikle kazanım koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. 1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına, dava konusu taşınmaz bölümünün öncesi orman olmasa da, 2002 yılında davalının zilyetliğinin bulunmamasına göre, davalı ... vekilinin 1 14... parselin jeodezi mühendisinin rapor ekindeki krokisinde (B) harfi ile gösterdiği 19.448,94 m²lik bölümü yönünden temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2. Davalı ... vekilinin, jeodezi mühendisinin rapor ekindeki krokisinde (A) harfi ile gösterdiği 48.580,05 m²lik bölüme yönelik temyiz itirazlarına gelince; İlk Derece Mahkemesince anılan bölümün öncesinin orman sayılan yer olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de, ulaşılan sonuç dosya kapsamıyla uyuşmamaktadır. Şöyle ki; her ne kadar hükme esas alınan orman bilirkişi raporunda 1952 yılı hava fotoğrafında taşınmazın doğal orman bitki örtüsü ile kaplı olduğunun belirgin olarak gözüktüğü yönünde tespitte bulunulmuşsa da, taşınmaz bölümünün anılan hava fotoğrafında üzerinin açık göründüğü, ayrıca komşu parsellerinin hiçbirinin orman niteliğinde olmadığı, yine jeodezi uzmanınca düzenlenen rapor ve mahalli bilirkişi beyanlarına göre 2002 yılı ve öncesinde taşınmaz bölümü üzerinde zirai faaliyetin bulunduğunun belirtildiği, böylelikle İlk Derece Mahkemesince 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesindeki kazanım sınırları da davalı yönünden araştırılarak eğer davalı 40/100 dönüm sınırını geçmiyorsa davanın bu bölüm yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, taşınmaz bölümünün orman olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. VI. KARAR Yukarıda (V.B.1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin 1 14... parselin (B) harfi ile gösterilen 19.448,94 m²lik bölümü yönünden temyiz itirazlarının REDDİNE,
(V.B.2) numaralı bentte yazılı nedenlerle, davalı ... vekilinin 1 14... parselin (A) harfi ile gösterilen 48.580,05 m²lik bölümüne ilişkin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi hükmünün 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,02.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.