Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/4217 E. 2026/4425 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4217
- Karar No
- 2026/4425
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/2 E., 2025/80 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davalılar ... vekili ve Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında, Bitlis ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1 01... parsel sayılı 2.305.037,80 m² yüzölçümündeki taşınmaz orman vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. 2. Davacılar dava dilekçesinde; dava konusu Bitlis ili ... ilçesi ... köyünde 3 parça taşınmazları olduğunu, köylerinde 2006 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında bu yerlerinin tespit dışı bırakıldığını, bu nedenle dayanak tapu kayıtlarının da göz önünde tutularak keşif anında ortaya çıkacak miktar üzerinden ... ve ... mevkisindeki taşınmazların 1/2 hisse ile adlarına, ... mevkisinde bulunan taşınmazın ise tamamının davacı ... adına tesciline karar verilmesini talep etmişlerdir. II. CEVAP 1. Davalı Hazine vekili duruşmada, davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı ... Kişiliği temsilcisi duruşmada, davayla alakaları olmadığını, dava konusu taşınmazın davacıya ait olduğunu bildiğini beyan etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 16.01.2018 tarihli ve 2017/129 Esas, 2018/10 Karar sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 1 01... parsel sayılı taşınmazın ekli fen bilirkişisi raporunda (A) harfi ile gösterilen 2.664,24 m²'lik kısmının kadastro tespitinin iptali ile aynı adanın son parsel numaraları verilerek ... adına tapuya tesciline; 1 01... parsel sayılı taşınmazın ekli fen bilirkişisi raporunda (B) harfi ile gösterilen 5.178,59 m²'lik kısmının kadastro tespitinin iptali ile aynı adanın son parsel numaraları verilerek ... adına tapuya tesciline; 1 01... parsel sayılı taşınmazın geriye kalan kısmının kadastro tespiti gibi tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 23.12.2020 tarihli ve 2018/1528 Esas, 2020/6273 Karar sayılı ilamıyla "....Somut olayda, ... davada taraf olarak yer almadığından İlk Derece Mahkemesince, davacıya, davasını Orman İdaresine de yöneltmesi için süre ve imkan tanınmalı, taraf teşkilinin sağlanması halinde işin esasına girilerek, tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılmak suretiyle olaşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. İlk Derece Mahkemesince bu husus gözetilmeksizin, yöntemince taraf teşkili sağlanmadan işin esasına ilişkin yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, sair yönleri incelenmeksizin, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. Bozma ilamına uyulmasından sonra İlk Derece Mahkemesinin 25.05.2021 tarihli ve 2021/166 Esas, 2021/261 Karar sayılı kararıyla 1 01... parsel sayılı taşınmazda fen bilirkişisi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 2.664,24 m²'lik kısım ile (B) harfi ile gösterilen 5.178,59 m²'lik kısımda, davacıların 20 yılı aşkın zamandır nizasız, fasılasız ve malik sıfatıyla zilyetlikleri bulunduğu, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14. maddesi gereğince zilyetliklerinin ekonomik amaca uygun olduğu, Mahkemeler Yazı İşleri Müdürlüğü, Bitlis Kadastro Müdürlüğü ve Mutki Tapu Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevaplarına göre davacıların aynı çalışma alanı içinde suluda 40, kuruda 100 dönümü aşmadığı ve 1 01... parselin dava konusu edilen kısmının kadimden beri orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 1 01... parsel sayılı taşınmazın ekli fen bilirkişisi raporunda (A) harfi ile gösterilen kısımda yer alan 2.664,24 m²'lik kısmının kadastro tespitinin iptali ile aynı adanın son parsel numaraları verilerek ... adına tapuya tesciline; 1 01... parsel sayılı taşınmazın ekli fen bilirkişisi raporunda (B) harfi ile gösterilen kısımda yer alan 5.178,59 m²'lik kısmının kadastro tespitinin iptali ile aynı adanın son parsel numaraları verilerek ... adına tapuya tesciline; 1 01... parsel sayılı taşınmazın geriye kalan kısmının kadastro tespiti gibi tapuya tesciline karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 08.05.2024 tarihli ve 2021/17107 Esas, 2024/3078 Karar sayılı ilamıyla "...İlk Derece Mahkemesince öncelikle, davacıların dayandığı tapu kayıtlarının ilk oluşumundan itibaren tüm tedavüllerinin ve krokilerinin getirtilerek, dayanak tapu kayıtlarının revizyon görüp görmediği, revizyon görmüşlerse revizyon gördüğü tüm parsellerin tutanaklarının; yine yöreye ait en eski ve tespit tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait memleket haritası ve hava fotoğraflarının tamamı ile varsa amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları mahkeme kararı sonucu oluşmuş ise mahkeme karar örnekleri ilgili yerlerden getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek iki orman mühendisi bilirkişi, bir ziraat mühendisi bilirkişi ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak bu keşifte, getirtilen belgeler çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 47 85... sayılı Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler jeodezi ve fotogrametri ile uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp, orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmaz, çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazın gerçek eğimi, klizimetre aletiyle ölçülerek, memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle tespit edilmeli; hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmazın niteliği ve kullanım durumu ile tasarruf sınırlarının belirgin olarak görünüp görünmediği belirlenmeli; taşınmazın üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ile taşınmazın imar-ihyaya konu olup olmadığını, olmuş ise imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını ve dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17/2. maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını, dayanak tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazları kapsayıp kapsamadıklarını belirten müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalıdır. Ayrıca; keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, dayanak tapu kayıtları yöntemince zemine uygulanıp, sınırları tek tek sorulmalı; taşınmazın öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden ise imar-ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı; komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanmak suretiyle dava konusu taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı ve bu yolla yerel bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmeli; yerel bilirkişi ve tanıkların beyanları arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; ziraat mühendisi bilirkişisinden, taşınmazın evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisine, keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir, dayanak tapu kayıtlarının kapsamını harita üzerinde gösterir rapor ve kroki düzenlettirilmeli; tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli; 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tespit ya da tescil edilip edilmediği ilgili Tapu Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğü ile Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğünden sorulup, aynı Kanun'un 03.07.2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2. maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, Kanun'un getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanmalı ve bundan sonra tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmelidir. İlk Derece Mahkemesince bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve Kanun'a aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davacı ...'in dayandığı 11.04.1996 tarihli (geldisi 13.06.1972 tarihli ve 20 sıra numaralı) ve 8 sıra numaralı tapu kaydının (A4) ile gösterilen 1.200,00 m² yere uyduğu, (A3) ile gösterilen 140,20 m² yönünden zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluştuğu; davacı ...'in dayandığı 14.06.1972 tarihli ve 34 sıra numaralı tapu kaydının (B5) ile gösterilen 800,00 m² yere uyduğu, (B6) ile gösterilen 2.723,97 m² alan yönünden zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, ... Köyü Tüzel Kişiliği ve ... Köyü Tüzel Kişiliğine karşı açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine; davalılar Hazine ve ... karşı açılan davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 1 01... parsel (eski 1 01... parsel) sayılı taşınmazın, 08.05.2025 tarihli fen bilirkişisi kurulu ek raporunda (A3) harfi ile gösterilen 140,20 m² ve (A4) harfi ile gösterilen 1.200,00 m²'ye karşılık gelen paya ilişkin tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tapuya tesciline, 1 01... parsel (eski 1 01... parsel) sayılı taşınmazın, 08.05.2025 tarihli fen bilirkişisi kurulu ek raporunda (B5) harfi ile gösterilen 800,00 m² ile (B6) harfi ile gösterilen 2.723,97 m²'ye karşılık gelen paya ilişkin tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazların tamamının evveliyatının orman olduğunu, sonradan taşınmaz üzerindeki orman varlığı yok edilerek tarla haline getirildiğini, evveliyatında orman niteliğinde olan taşınmazların mülkiyetinin kazanılmasının mümkün olmadığını, dava konusu taşınmazlarının para ve emek sarf edilerek kültür arazisi haline getirilmediğini, imar ve ihya veya zilyetlik yolu ile iktisap edilebilecek yerlerden olmadığını, ayrıca davanın kısmen kabulüne karar verilmesine rağmen davacının taleplerinin ret kabul oranına göre davalı kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken vekalet ücretine hükmedilmediğini ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, dava konusu taşınmazın imar-ihya edilerek kültür arazisi haline getirilmediğini, dava konusu yerin Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşlık ve kıraç yerlerden olması nedeniyle tapulama esnasında tescil harici bırakıldığını, Türk Medeni Kanunu'nun 713. maddesindeki iktisap koşullarının davacı bakımından oluşmadığını, bilirkişi raporunun denetime, hüküm kurmaya elverişli nitelikte olmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kadastrodan önceki nedene dayalı tapu kaydının iptali ve tescili istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin 2. fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin 2. fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar ... vekili ve Hazine vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalılar ... vekili ve Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazine ve 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,17.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.