Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/4016 E. 2025/7396 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4016
Karar No
2025/7396
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/490 E., 2025/458 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bulancak Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2023/4 E., 2023/13 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Giresun ili .... ilçesi .... köyünde yapılan 2/B çalışmaları sonucunda 3 50... parsel sayılı fındık bahçesi vasfındaki taşınmazın davalı ... adına tespit edildiğini, yapılan kadastro tespitinin hatalı olup düzeltilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazın bir bölümünde davalı ...'in hiç kullanımının bulunmadığını, nizalı kısımda davalının hiçbir zaptı, ziraatı ve tasarrufunun olmadığını, müvekkilinin kullanımında olan yaklaşık 1.500 metrekare civarındaki taşınmazın davalı adına tespit edildiğini, nizalı kısmın söz konusu parselden ayrılarak müvekkili adına tespiti gerektiğini beyanla, dava konusu 3 50... parsel sayılı taşınmazın kullanım kadastrosu tespitinin iptali ile müvekkilinin kullanımında olan kısmın müvekkkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarin ve sayısı belirtilen kararı ile tek başına davalının kabulünün davanın kabulü için yeterli olmadığı, davacının iddiasını Hazineye karşı da ispatlaması gerektiği, bu nedenle mahallinde 18.12.2020 tarihinde keşif yapıldığı, mahalli bilirkişilerin dinlendiği ve akabinde harita ve ziraat mühendisi bilirkişilerden ayrı ayrı rapor alındığı, alınan raporların mahalli bilirkişi beyanları ile uyumlu ve yeterli olduğu kanaatine varılarak söz konusu bilirkişi raporlarının hükme esas alındığı, davalının açılmış olan davayı kabul ettiği, davacının dava konusu taşınmazın bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen kısmının davacının kullanımında olduğu ve bu haliyle davacı tarafından açılan davanın haklılığının tüm davalılara karşı ispatlandığı kanaatine vararak açılan davanın kabulüne, Giresun ili ... ilçesi .... köyü 3 50... parsel sayılı taşınmazın kullanım kadastrosu tespitinin iptali ile, harita yüksek mühendisi bilirkişisi ... .... tarafından tanzim olunan 04.04.2023 tarihli bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen 1.716,70 m²lik kısmın 3 50... parselden ifrazı ile aynı ada son parsel numarası verilmek sureti ile fındık bahçesi vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, beyanlar hanesine "1- 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılmıştır. 2- Bu taşınmaz 1981 yılından beri ...TC No.lu ...'in kullanımındadır." şerhinin düşülmesine, 3 50... parselin krokide (B) harfiyle gösterilen 6.974,77 m²lik yüzölçümlü kısmının beyanlar hanesi aynı kalarak Hazine adına tesciline karar vermiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; eksik inceleme ve araştırma yapılarak karar verildiğini, dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, dolayısıyla zilyetlikle kazanılamayacağını ve özel mülkiyet konusu yapılamayacağını, şahıslar adına oluşturulan tapu kayıtlarının da geçersiz olacağını, öte yandan yargılama giderlerinin davalı Hazineden alınarak davacı tarafa verilmesine şeklinde hüküm kurulmasının da hatalı olduğunu, davalı Hazine tarafından dosyaya cevap dilekçesi sunulmadığını, bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde de gerekli araştırmaların yapılmasının, Hazineye ait taşınmazın yüzölçümünde herhangi bir azalmaya sebebiyet verilmemesinin ve zilyetliğe ilişkin hususların ayrıntılı şekilde belirlenmesinin talep edildiğini, Hazinenin bu tür dosyalarda yasal hasım konumunda olduğunu, davanın reddinin talep edilmesinin Hazinenin davada bulunduğu konum itibarıyla doğal olduğunu, zira hiç cevap verilmemesinin de inkar anlamına geldiğini, kaldı ki davacı tarafın dava dilekçesinin sonuç ve istem kısmında dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile kendi adına tescilini talep ettiğini, bu hususun İlk Derece Mahkemesince davacıya açıklattırılmadığını, tüm bunlar karşısında yasal hasım konumunda bulunan davalı Hazinenin sırf davanın reddini talep ettiği gerekçesiyle yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, Hazine aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesinin hakkaniyete ve mevcut dosya durumuna da aykırı olduğunu, kararın yargılama giderleri yönünden düzeltilmesi gerektiğini beyanla, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesince; dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde ve değerlendirilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, kamu düzenine aykırı bir hususun tespit edilemediği, istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplere, istinaf edenin sıfatına, istinaf incelemesinin kamu düzenine aykırılık hariç istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılabilecek olduğu, davalı Hazine vekilinin dosyaya sunduğu 27.04.2023 tarihli bilirkişi raporuna itiraz ve beyan dilekçesinde yeralan "davacılar tarafından taşınmazların kullanım durumları yeterli delillerle ispat edilemediğinden davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederiz" şeklindeki beyanlarıyla davaya açıkça karşı çıkmış olduğu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı Hazine vekilinin sair istinaf itirazlarının yerinde görülmediği, davalı Hazine harçtan muaf olmasına rağmen başvurma harcı ve peşin harcın yargılama giderlerine dahil edilerek davalı Hazineden tahsiline karar verilmesinin isabetsiz olduğu, bu hatanın düzeltilmesinin yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği bu nedenle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kaldırılan hükmün yerine geçmek üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b.(2) maddesi gereğince yeniden hüküm tesis edilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesince yargılama giderlerinin Hazineden alınarak davacı tarafa verilmesine dair hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, Hazinenin bu tür dosyalarda yasal hasım konumunda olduğunu, Hazine tarafından dosyaya cevap dilekçesi sunulmadığını, bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi sunulduğunu, davanın reddini talep eden ve yasal hasım konumunda bulunan tarafa sırf davanın reddini talep ettiği için yargılama giderleri yüklenmesinin kabul edilemez olduğunu, davacının dava konusu taşınmazın tapusunun iptalini talep ve dava ettiğini, mahkemece bu hususun davacıya açıklattırılmadığını, dava konusu taşınmazların uzun zamandan beri kamu malı olarak kullanılan Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, bu tür yerlerin zilyetlikle kazanılmasının mümkün olmadığını belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 7143 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesi uyarınca 3402 sayılı Kanun'un Ek-4. maddesi kapsamında yapılan fiili kullanım ve muhdesat durumuna göre yapılan kadastro çalışmasında dava konusu taşınmaza yönelik kadastro işleminin usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/4016, K. 2025/7396, T. 09.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-4016-e-2025-7396-k-5c4d5fb6a5d2