Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/4003 E. 2025/17154 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4003
- Karar No
- 2025/17154
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2829 Esas, 2024/3302 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Van 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/461 Esas, 2023/328 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan muhdesat bedelinin tespiti ve kamulaştırılan muhdesatın davacı idareye aidiyeti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .. ili, .. ilçesi, .. Mahallesi 412/G parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan muhdesat bedelinin tespiti ve kamulaştırılan muhdesatın müvekkili idareye aidiyetini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve muhdesat bedelinin tespiti ile davacı taraftan tahsil edilerek davalı tarafa ödenmesine, kamulaştırılan muhdesatın davacı idareye aidiyetine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararı gerçeği yansıtmayan bir hesaplama sonucu oluşan bilirkişi raporu esas alarak karar vermesinin hatalı olduğunu, yapılarla ilgili yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, bilirkişi kurulu tarafından yapılan hesaplamada alanların 3/A grubunda değerlendirileceği kabul edilecek olsa bile bu alanlardaki eksik imalatların ayrı değerlendirilerek düşülmesi gerektiğini, yüksel bedel tespiti dolayısı ile kamu zararına neden olabileceğini, bilirkişi raporunda odunluk, garaj ve kümes için yapılan hesaplamalarda dış sıva, boya, badana, sıhhi tesisat, elektrik tesisatı, kaplama, doğruma, çatı vb. gibi eksik imalatları olmasına rağmen bilirkişi kurulu tarafından bu hususlar dikkate alınmayarak düşük oranda eksik imalat tespitinde bulunduğunu, dava tarihinin esas alınarak ilgili tarihteki birim fiyatlarının kullanılması gerektiğini belirterek istinafa başvurmuştur.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda hatalı bir çok işlemin olduğunu ve bu konuyla ilgili itirazlar yapmış olmalarına rağmen hataların düzeltilmeden yerel mahkemenin karar verdiğini, bilirkişi raporunda kamulaştırma bedel tespitinin oldukça düşük olduğunu, yapılan hesaplamalara bakıldığında hem emsal bir yer baz alınmadığı hem de son yılın zamları dikkate alınmadığı için TEFE- TÜFE oranının baz alınmadığını, bilirkişi ağaç sayılarını, türlerini, yaşlarını eksik ve yanlış hesapladığını, taşınmazın ve maktu ağaçların tüm olumlu ve değer arttırıcı özelliklerinin dikkate alınarak objektif değer ilavesi için yeni bir oran belirlenmesi ve taşınmazda ve maktu ağaçlarda meydana gelen tüm zararın ayrıntılı araştırılarak meydana gelen zamlardan dolayı güncel fiyatlar dikkate alarak yapı, eklentileri ve ağaçların bedelleri belirlenmesi gerektiğini belirterek istinafa başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmaz üzerindeki yapılara 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca resmî birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek değer biçilip davalıya ödenmesine, tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde, kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanmasında istinaf edenin sıfatı ve istinaf nedenlerine göre bir isabetsizlik görülmediği, her ne kadar taraf vekillerince ayrı ayrı yapıların nitelikleri ve yıpranma oranlarına, ağaçların da sayısı ve yaşlarına itiraz edilmiş ise de İlk Derece Mahkemesince itirazlar sonrası alınan ek raporda gerekli değerlendirmelerin yapıldığı, yapılan keşifte arazideki mevcut duruma göre tespitlerin ve ölçümlerin yapıldığı, keşif sonrasında yol çalışması nedeniyle muhdesatların yıkılmış olduğu, itiraz edilen hususların teknik ve uzmanlık gerektiren hususlara yönelik olduğu ve bu konuda keşif sonrası alınan rapora ve ek rapora itibar edilmesi gerektiği kanaati ile taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı muhdesat maliki arasında muhdesat bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,11.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.