Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/3999 E. 2025/16384 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3999
- Karar No
- 2025/16384
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/344 Esas, 2025/260 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Özalp 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/596 Esas, 2023/851 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin ve ecrimisilin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu .. ili, .. ilçesi, .. .. Mahallesi 1 09... parsel sayılı taşınmaza davalı idarece fiilen el atıldığını belirterek taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsiline ve ecrimisile karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını, zamanaşımı definde bulunduklarını, görev itirazları olduğunu, davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini, husumet itirazları olduğunu, davanın Kadastro Genel Müdürlüğüne yöneltilmesi gerektiğini, derenin taşınmazdan tescil tarihi itibariyle geçip geçmediğinin araştırılması gerektiğini, dere yatağında bulunması nedeniyle tapulama harici tutulması gereken parselde tamamen doğal sebeplerle aşınma ve kıyı oyulmaları sonucu oluşan toprak kayıplarından dolayı müvekkili idarenin sorumlu görülerek kamulaştırma yapılması talebinin haksız kazanç sağlamaya yönelik olduğunu, kamulaştırmasız el atma davasının şartlarının oluşmadığını, davanın reddini, yargılama gideri ve vekillik ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçisinde özetle; bedelin yüksek hesaplandığını, dere ve akarsuların özel mülkiyete konu olamayacağını, parselin gerçek niteliğinin göz ardı edilerek dere yatağının davacı yan adına tapulandığını, doğal dere yatağında bulunan taşınmaz için müvekkili idarenin kamulaştırmaya zorlanmasının hukuka aykırı olduğunu, idarenin taşınmaza herhangi bir müdahalesinin olmadığını, davacının taleplerini Kadastro Genel Müdürlüğüne yöneltmesi gerektiğini, müvekkil idare açısından husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda yonca ve buğday gibi ekonomik değeri yüksek ürünlerin seçilmesinin hatalı olduğunu, ecrimisil şartlarının oluşmadığını, dava konusu taşınmazın evveliyattan beri beri yatağında olduğunu, taşınmazın maliklerinin taşınmaz üzerinden hiçbir zaman ürün elde etmediğini belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sulu tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca o yörede mutad olarak ekilen münavebe ürünleri buğday, b.samanı, yonca, verileri esas alınarak olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri üzerinden bilimsel yolla değer biçilerek taşınmazın metre birim fiyatının dava tarihine göre 56,70 TL olarak hesaplanmasında (2022 yılı için de aynı yöreden gelen dosyalarda metrekare birim fiyatı 56,70 TL nin dairemizce uygun bulunduğu gözetilerek) hesaplamaya esas alınan ürünler ile kapitalizasyon faiz oranının %4 olarak alınmasında ,dosya kapsamı, bilirkişi raporu ve Kadastro Genel Müdürlüğü'nün parsel sorgulama sisteminin incelenmesinden anlaşılan niteliği, geometrik durumu, özelliği dikkate alınarak %20 oranında objektif değer artışı uygulanmasında, ecrimisilin net gelire göre hesaplanmasında ve miktarında, bilirkişi raporu ve keşif sırasında çekilen fotoğraflara göre sürekli olarak dere yatağı haline gelen kısımların bedeline hükmedilerek kamulaştırılmasına karar verilmesinde, hükmedilen tazminattan davalı tarafın sorumlu tutulmasında, hükmedilen tazminata dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesinde istinaf edenin sıfatı ve istinaf nedenlerine göre bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; dere ve akarsuların özel mülkiyete konu olamayacağını, parselin gerçek niteliğinin göz ardı edilerek dere yatağının davacı yan adına tapulandığını, taşınmazın tapulanma sırasında dere yatağı halinde olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, doğal dere yatağında bulunan taşınmaz için müvekkili idarenin kamulaştırmaya zorlanmasının hukuka aykırı olduğunu, idarenin taşınmaza herhangi bir müdahalesinin olmadığını, davacının taleplerini Kadastro Genel Müdürlüğüne yöneltmesi gerektiğini, müvekkil idare açısından husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazın evveliyattan beri yatağında olduğunu, kamulaştırmasız el atmadan söz edilemeyeceği, idari yargının görevli olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde yöntem itibarı bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı idare vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. Dava konusu taşınmaza ait kök tapu ve kadastro tutanaklarının okunaklı suretlerinin dosya arasına alınarak, taşınmazın tapu kaydının tesisinden öncesini de gösterecek şekilde dava tarihine kadar olan döneme ait hava fotoğraflarının dosya arasına alındıktan sonra, fotoğrometri ve jeoloji uzmanı bilirkişisi eşliğinde mahallinde yeniden keşif yapılarak yıllar itibarıyla taşkın altında kalan bölümünde genişleme olup olmadığı ve dava konusu taşınmazın hangi mevsimlerde ne kadar süre ile taşkın altında kaldığı mevcut hali ile tarım yapılmasının mümkün olup olmadığı, taşkının sürekli olup olmadığı ve tarımsal olarak kullanılabilir hale getirilip getirilemeyeceği, taşınmazın el atıldığı tespit edilen kısmının taşınmazın ayrıntılı fotoğrafları da çekilerek, çekilen fotoğrafları üzerinden işaretlenip koordinatlarını gösterir rapor alınmak suretiyle el atmanın varlığı ve zamanı somut olarak araştırılarak varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi hatalıdır.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı idare vekilinin temyiz isteminin kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesinin kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.