Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/3735 E. 2026/2620 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3735
Karar No
2026/2620
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2016/1 E., 2019/2 K.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davalı ... ve arkadaşları ile davalı ... ve arkadaşları vekili tarafından duruşma istemli olarak; davacı Hazine vekili, davalı ... vekili ve müdahil davalı ... ve arkadaşları vekili tarafından duruşmasız olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 25.02.2025 Salı gününde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Duruşma için tayin edilen günde temyiz eden davacı Hazine vekili Avukat ..., davalılar ... ve ... vekili Avukat ... ile karşı taraftan davalılar ..., ... ve ... geldi. Hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında, ...(eski ...) köyü çalışma alanında bulunan 12 parsel sayılı 868.300,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiş; 13 parsel sayılı 174.950,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kayıtları, vergi kaydı ve ifraz nedeniyle ... ve arkadaşları adına, 32 parsel sayılı 74.000,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise tapu kayıtları, vergi kaydı ve ifraz nedeniyle ... ... ve arkadaşları adına tespit edilmiştir. 2. Davacı ... Tüzel Kişiliği vekili tarafından; ... ve arkadaşları aleyhine, Asliye Hukuk Mahkemesinde müdahalenin men-i, tapu iptali ve tescil istemiyle açtığı dava, dava konusu 12 parsel sayılı taşınmaz hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. 3. Davacı Hazine vekili; dava konusu 12 parsel sayılı taşınmazın tapu miktar fazlasının Hazineye ait olduğunu, 13... parsel sayılı taşınmazların tespite esas tapu ve vergi kayıtları kapsamında kalmadığı gibi Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu ileri sürerek, ayrı ayrı dava açmıştır. 4. Kadastro Mahkemesinde, dava konusu 12 parsel tutanağı ile aktarılan dava dosyası ve diğer dava dosyaları birleştirilerek yargılamaya devam edilmiştir. 5. Asli müdahil ... vekili; müvekkili olan asli müdahilin dava konusu 13 parsel sayılı taşınmazda 29.01.1991 tarihli ve 10 sıra numaralı tapu kaydı ile pay satın aldığını ileri sürerek, davaya katılmışlardır. 6. Asli müdahiller ... .... ve....; dava konusu 12 parsel sayılı taşınmazda 20.04.1998 tarihli ve 1, 2, 3 sıra numaralı tapu kayıtları ile pay satın aldıklarını ileri sürerek, davaya katılmışlardır. 7. Asli müdahil ... ve arkadaşları vekili; dava konusu 12 parsel sayılı taşınmazda 08.12.2003 tarihli ve 1 sıra numaralı tapu kaydı ile müvekkillerinin pay satın aldıklarını ileri sürerek, davaya katılmıştır. II. CEVAP Davalılar duruşmadaki beyanlarında; davanın reddini savunmuş ve haklarının adlarına tescilini talep etmişlerdir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1. Birleşme öncesi İlk Derece Mahkemesinin dava konusu 12 parsel sayılı taşınmaz hakkında 29.05.1989 tarihli ve 1983/407 Esas, 1989/148 Karar sayılı kararı ile davacı ... Tüzel Kişiliği ve Hazinenin davasının reddine, 12 parsel sayılı taşınmazın 24.05.1989 tarihli bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen 137.895 metrekare yüzölçümündeki bölümünün tespitten sonraki kayden satışlara değer verilerek ... ve arkadaşları adına, (B) harfiyle gösterilen 7.304,05 metrekare yüzölçümündeki bölümünün ... ve arkadaşları adına tesciline karar verilmiştir. 2. Birleşme öncesi İlk Derece Mahkemesinin dava konusu 13 parsel sayılı taşınmaz hakkında 06.06.1989 tarihli ve 1983/385 Esas, 1989/155 Karar sayılı kararı ile davacı Hazinenin davasının reddine, 13 parsel sayılı taşınmazın payları oranında davalılar adına tesciline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin 12 parsel sayılı taşınmaz hakkında yukarıda (1) numaralı bentte belirtilen kararına karşı davacı Hazine tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 18.11.1994 tarihli ve 1991/11678 Esas, 1994/11265 Karar sayılı ilamıyla "...öncelikle 3 03... sayılı tapu kaydının, Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü ile Tapu Sicil Müdürlüğünden yeniden ayrı ayrı ilk oluştuğu günden itibaren tüm gittileri ile birlikte revizyon gördüğü parselleri de gösterir şekilde getirtilmesi, kayıtlar üzerinde inceleme yapılması; kapsam belirlemede kaydın revizyon gördüğü tüm parseller ile dava konusu parsel ve davalı olduğu anlaşılan 13 sayılı parselin birlikte incelenmesi, kök tapu kaydı ile diğer kayıtlar arasındaki yüzölçümü ve sınırlar arasındaki farkın haklı bir nedene dayanıp dayanmadığı hususlarında kayıtlar üzerinde inceleme yapılarak araştırılması, gerektiğinde bu işlerden anlayan bilirkişi tayin edilerek bilirkişiden rapor alınması, böylece kök tapu kaydı ile gitti kayıtlarının gerçek sınırları ve yüzölçümünün ortaya çıkarılması, ondan sonra kaydın revizyon gördüğü dava dışı parsellerle davalı olduğu anlaşılan 13 sayılı parsele ait dava dosyasının dikkate alınması, gerekirse birleştirilmesi, kaydın revizyon gördüğü diğer parseller hakkında dava olup olmadığı yönü üzerinde durulması, davaya konu edilmiş ve derdest ise gerektiğinde birleştirilmesi, sonuçlanmış ise oluşturulan kararların getirtilip incelenmesi, kapsam belirlemesinde göz önünde tutulması, taşınmazda revizyon olarak gösterilen vergi kaydının da yeniden uygulanması, tapu ve vergi kaydının kapsamlarının iç içe girmesi halinde yüzölçümü fazla olana değer verileceğinin düşünülmesi, rubu hisse dışındaki kayıt açık ise Hazineye ait olacağının göz önünde tutulması, açık pay ile kayıt kapsamı dışında kalan bölüm üzerinde zilyetleri yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14. maddesinde öngörülen koşulların gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması..." gereğine değinilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin 13 parsel sayılı taşınmaz hakkında yukarıda (2) numaralı bentte belirtilen kararına karşı davacı Hazine tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 18.11.1994 tarihli ve 1991/17219 Esas, 1994/11260 Karar sayılı ilamıyla "...öncelikle kök tapu kaydının, Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü ile Tapu Sicil Müdürlüğünden yeniden ayrı ayrı sorulması, kök tapu kaydı ile kaydın gittileri arasındaki ilişkinin ortaya çıkarılması, dosyada bulunan geldi gitti tapu kayıt örnekleri aradaki çelişkinin nedeni üzerinde durulması, gerektiğinde tapu kayıtları üzerinde bu işlerden anlayan bilirkişice inceleme yaptırılması, kök tapu kaydının revizyon gördüğü dava dışı tüm parsellerin tutanak örneği ve dayanağı belgelerinin onaylı birleşik harita örneklerinin getirtilmesi, davalı olup olmadığına bakılması, davaya konu edilmiş ise bu parseller hakkında oluşturulan hükümlerin delillerin değerlendirilmesinde dikkate alınması, davalı olduğu anlaşılan 12 sayılı parselle ilgili dava dosyasının da getirtilip incelenmesi, gerektiğinde birleştirilip birleştirilmeyeceği yönü üzerinde durulması, kayıt miktar fazlası, bölüm üzerinde iktisap koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesi hükmünce araştırılması..." gereğine değinilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. Davalar birleştirilerek, İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "tespite esas tapu kayıtlarının dava konusu parsellere ait olduğu, dava konusu 12 parsel sayılı taşınmaza ait tapu kaydının şif hududu itibarıyla genişletilmeye elverişli olduğu, dolayısıyla tapu kaydının miktarı ile geçerli olduğu, miktar fazlası üzerinde zilyetlikle edinme koşullarının oluşmadığı" gerekçesiyle 12 parsel sayılı taşınmazda bilirkişiler tarafından düzenlenen 12.03.2019 tarihli haritada (A) harfiyle gösterilen yerin tarla vasfıyla 2.298,25 metrekare olarak en son parsel numarası verilmek sureti ile ... ve arkadaşları adına, (B) harfiyle gösterilen kısmın tarla vasfıyla 91.930 metrekare olarak en son parsel numarası verilmek sureti ile ... ve arkadaşları adına, (C) harfiyle gösterilen kısmın tarla vasfıyla 1.378,95 metrekare olarak en son parsel numarası verilmek sureti ile tam hisseyle ... adına, (D) harfiyle gösterilen 40.000 metrekarelik yer ile (E) harfiyle gösterilen 364.408,54 metrekarelik yerlerin birleştirilerek, en son parsel numarası verilerek tarla vasfıyla toplam 404.408,58 metrekare olarak Hazine adına tapuya tesciline, 13 parsel sayılı taşınmazın ... ve arkadaşları adına tapuya tesciline, 32 parsel sayılı taşınmazın ... ... ve arkadaşları adına tapuya tesciline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Müdahil davalı ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu 12 parsel sayılı taşınmazda 08.12.2003 tarihli ve 1 sıra numaralı tapu kaydı ile müvekkillerinin pay satın aldıklarını ve davaya müdahil olduklarını, ancak mahkemece önceki kayıt maliki ... adına tescil kararı verdiğini, ... adına tescilin iptal edilerek eşit hisselerle müvekkilleri adına tescil edilmesi gerektiğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu 12 parsel sayılı taşınmaza uygulanan tapu hudutları sabit olmasına rağmen taşınmazın bir bölümünün Hazine adına tesciline karar verilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 3. Davalı ... ve arkadaşları temyiz dilekçesinde; dava konusu 12 parsel sayılı taşınmaza uygulanan tapu hudutlarının sabit olduğunu, keşifte yeterli tapu uygulaması yapılmadığını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 4. Davalı ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu 12 parsel sayılı taşınmaza uygulanan tapu hudutlarının sabit olduğunu, keşifte yeterli şekilde tapu uygulaması yapılmadığını, teknik bilirkişinin konuya ve dosyaya tam olarak vakıf olmaksızın önce yapılan keşiflerdeki keşif zaptı ve bilirkişi raporlarını incelemeksizin eksik ve hatalı rapor tanzim ettiğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 5. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğini, davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, davadaki haklılık durumu gözetilerek davacı Hazine yararına vekalet ücreti takdir edilmemiş olmasının hatalı olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların tespite esas tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazlara uyup uymadığı, uyduğu takdirde tapu kayıtlarının sabit sınırlı olup olmadığı ve varsa miktar fazlası üzerinde zilyetlikle edinme koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. 1. Dava konusu 13... parsel sayılı taşınmazlar yönünden; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2. Dava konusu 12 parsel sayılı taşınmaz yönünden; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre davacı Hazine vekili, davalılar ... vekili, ... ve arkadaşları ile ... ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 3. Dava konusu 12 parsel sayılı taşınmaz yönünden asli müdahil ... ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; İlk Derece Mahkemesince, 12 parsel sayılı taşınmazda bilirkişiler tarafından düzenlenen 12.03.2019 tarihli haritada (C) harfiyle gösterilen kısmın ... adına tesciline karar verilmiştir. Ne var ki, tespite esas Mart 1941 tarihli ve 135 sıra numaralı tapu kaydının kadastro tespitinden sonra 3402 sayılı Kanun'un 40. maddesi gereğince kayden intikal gördüğü, bu kaydın tedavüllerinden Temmuz 1961 tarihli ve 2 sıra numaralı ... adına kayıtlı tapunun bilahare intikal gördüğü, 08.12.2003 tarihli ve 1 sıra numaralı tapuda müştereken asli müdahiller ..., ... ve ... adlarına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca; ... adına kayıtlı Temmuz 1961 tarihli ve 2 sıra numaralı kaydın intikal gördüğü dikkate alınarak, tüm gitti kayıtları birbirini takip eder şekilde dosyaya getirtilmeli ve hükme esas bilirkişi haritasında (C) harfiyle gösterilen kısımda, asli müdahiller ..., ... ve ...'ın paylarının adlarına tesciline karar verilmelidir. İlk Derece Mahkemesince, belirtilen husus dikkate alınmadan karar verilmiş olması isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Yukarıda (V.B.1) numaralı bentte yazılı nedenlerle, davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden dava konusu 13... parsel sayılı taşınmazlar yönünden usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, (V.B.2) numaralı bentte yazılı nedenlerle, davacı Hazine vekili, davalılar ... vekili, ... ve arkadaşları ile ... ve arkadaşları vekilinin dava konusu 12 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarının REDDİNE, (V.B.3) numaralı bentte yazılı nedenlerle asli müdahil ... ve arkadaşları vekilinin dava konusu 12 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarının kabulüyle temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,16.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/3735, K. 2026/2620, T. 16.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-3735-e-2026-2620-k-bd59f116926a