Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2919 E. 2026/4727 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2919
Karar No
2026/4727
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/799 E., 2025/427 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Adıyaman 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/301 E., 2021/518 K.,

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sonucunda, Adıyaman ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1 06... parsel sayılı 180.906,94 m² yüzölçümündeki taşınmaz, orman vasfı ile Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. 2. Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; Adıyaman ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmalarında PIII parsel olarak gösterilen alanın orman sınırları dışına çıkarıldığını, ancak taşınmazın 31.12.1981 tarihinden önce tarla / zeytin bahçesine dönüştürülmediğini, bilim ve fen bakımından orman vasfını tam olarak kaybetmediğini, 1981 yılından sonra işgal edilerek kullanılmaya başlandığını ileri sürerek, PIII numaralı parselin orman sınırları dışına çıkarılması yönündeki tespit, tefrik ve tescilin iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; 6831 sayılı Kanun'un 11. maddesi gereğince taraflarına husumet düşmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, "... PIII ile gösterilen taşınmazın 19 72... tarihli hava fotoğraflarında tarla olarak kullanımlarının görüldüğü, bu kısmın kullanımının komşu parseller olan tarım alanları ile uyumlu olduğu, içerisinde keşif tarihi itibariyle 8-10 yaşlarında zeytin ağaçlarının bulunduğu, taşınmazın 1981 tarihinden önce orman vasfını yitiren alanlardan olduğu, gizli memleket haritası, orman amenajman haritası ve orman kadastrosu haritasında da taşınmazın orman sayılan yerlerden ancak ziraat alanı olarak belirtilmiş olduğu, taşınmazın eğimi ve toprak yapısı itibariyle de tarımsal amaçlı kullanıldığının anlaşıldığı, taşınmazın orman sayılan yerlerden olmakla birlikte 31.12.1981 tarihinden önce orman vasfını yitiren yerlerden olduğunun anlaşıldığı ..." gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... İdaresi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "... tüm dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, 2017 yılında kesinleşen 6831 sayılı Kanuna göre yapılan orman kadastrosu ve 2/B uygulama çalışmalarında P.III olarak gösterilen 1.002,52 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın OS.2021, 2022, 2023, 2024 orman sınır noktaları arasında kaldığı ve Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, eylemli orman vasfında olmadığı, 19 73... yıllarına ait hava fotoğraflarında açık alanda kaldığı, çevresindeki tarım arazileri ile benzer olduğu, eğiminin % 8-10 arası olduğu, 31.12.1981 yılından önce bilim ve fen bakımından orman vasfını yitirdiği belirlendiğine göre İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ..." gerekçesiyle, davacı ... İdaresi vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, uydu görüntülerinden dava konusu parselin 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman vasfını tam olarak kaybetmediğinin sabit olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının yetersiz olduğunu, bu raporlara karşı yaptıkları itirazların değerlendirilmeden karar verildiğini, ormanların Anayasa ve özel kanunlar ile korunduğunu, emsal Yargıtay kararlarının dikkate alınmadığını ve aleyhlerine harç yüklenmesinin de kanuna aykırı olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, 6831 sayılı Kanun' un 2/B maddesi uyarınca yapılan kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık; dava konusu taşınmazın davaya konu bölümünün (PIII sayılı parsel) 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman vasfını yitirip yitirmediği noktasında toplanmaktadır. 1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. İlk Derece Mahkemesince, karar ve ilam harcının davacı ... İdaresinden alınmasına karar verilmiş ise de, 28.04.2018 tarihinde yürürlüğe giren 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi ile ..., 02.07.1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanunu'na göre alınan harçlardan muaf tutulduğundan, ... aleyhine yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı ... İdaresi vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE; Davacı ... İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının, yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 2 numaralı bendinde yer alan "59,30 TL karar ve ilam harcı takdirine, peşin alınan 35,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 23,40 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına" ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine "davacı ... İdaresi harçtan muaf olduğundan peşin alınan harcın iadesine" ifadesinin yazılmasına ve hükmün, bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,30.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/2919, K. 2026/4727, T. 30.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-2919-e-2026-4727-k-40dc23361da5