Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2900 E. 2026/4351 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2900
Karar No
2026/4351
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2015/7 E., 2025/8 K.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya ilamına uyularak verilen karar, davacılar ... vekili, ... mirasçıları vekili ile davalılar Hazine vekili ve ... mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro çalışmaları sırasında, Çanakkale ili ... ilçesi ... köyü 220, 2 21... parsel sayılı taşınmazlar, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu oldukları belirtilerek malik hanesi boş olarak tespit edilmiş; bilahare 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22. maddesi uyarınca yapılan çalışmalar neticesinde 220 parsel sayılı taşınmaz 282.333,62 m² yüzölçümlü olarak 1 83... parsel, 221 parsel sayılı taşınmaz 55.815,49 m² yüzölçümlü olarak 1 83... parsel ve 223 parsel sayılı taşınmaz ise 18.465,51 m² yüzölçümlü olarak 1 83... parsel numarası altında Kadastro Mahkemesinde dava konusu oldukları belirtilerek tespit edilmiştir. 2. Davacı ..., Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; miras bırakanı ... oğlu ...’a ait 7 parça muhtelif tapunun kendisini mirastan mahrum bırakmak ve mahfuz hisseyi bertaraf etmek suretiyle ... tarafından davalılara temlik edildiğini ileri sürerek, tapu kayıtlarının iptaline veraset ilamı uyarınca tapuya tescilini talep etmiştir. 3. Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından görevsizlik kararı verilerek dosya Ezine Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiş ve Ezine Asliye Hukuk Mahkemesince de 22.09.1983 tarihli ve 1982/143 Esas, 1983/204 Karar sayılı kararla, görevsizlik kararı verilerek dosya Kadastro Mahkemesine devredilmiştir. 4. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu yapılması sebebi ile Çanakkale ili ... ilçesi ... köyü 220, 2 21... parsel sayılı taşınmazların orman vasfında olduğunu ileri sürerek, taşınmazların orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. 5. Davacı ... dava dilekçesinde; Çanakkale ili ... ilçesi ... köyü 220, 2 21... parsel sayılı taşınmazların miras bırakanı ...’a ait olduğunu ileri sürerek, tapu iptal ve tescil davası açmıştır. 6. Açılan davalar 1982/6 Esas sayılı dosya üzerinde birleştirilerek yargılamaya devam edilmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 08.10.1997 tarihli ve 1982/6 Esas, 1997/96 Karar sayılı kararı ile, Orman İdaresinin davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine, davacı ... ve ...'ın davalarının kabulüne, 2 21... parsel sayılı taşınmazların orman vasfı ile Hazine adına tesciline, 220 parselin 237.149,5 m²lik kısmının orman vasfı ile Hazine adına tesciline, 44.800,5 m²lik kısmının ... mirasçıları adına tesciline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 08.10.1997 tarihli ve 1982/6 Esas, 1997/96 Karar sayılı kararına karşı, davalı Hazine vekili, davacı ..., davalı ... tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 01.06.1999 tarihli ve 1998/9069 Esas, 1999/5649 Karar sayılı kararıyla İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama neticesinde, 15.01.2002 tarihli ve 1999/10 Esas, 2002/3 Karar sayılı kararla, davacı ... İdaresinin davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine, davacı ...'in davasının kabulüne, davacı-karşı davalı ...'ın davasının reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 15.01.2002 tarihli ve 1999/10 Esas, 2002/3 Karar sayılı kararına karşı davacılar ..., ..., davalılar Hazine, ... ve arkadaşları tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 30.01.2003 tarihli ve 2002/2799 Esas, 2003/245 Karar sayılı kararıyla İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesinin 14.10.2009 tarihli ve 2004/1 Esas, 2009/5 Karar sayılı kararı ile, davacı ... İdaresinin davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine, davacı ...'in davasının kabulüne, davacı-karşı davalı ...'ın davasının reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 14.10.2009 tarihli ve 2004/1 Esas, 2009/5 Karar sayılı kararına karşı davalı Hazine ve davalı ... tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 28.09.2011 tarihli ve 2011/9898 Esas, 2011/10699 Karar sayılı ilamıyla, "... Mahkemece yeniden yapılacak keşifte, dava konusu taşınmaz ve etrafını gösterir ve ilk defa o yerde grafik ya da fotogrametri yöntemiyle düzenlenen 1/5000 ölçekli arazi kadastro paftasının orijinal fotokopi örneği ile en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları ve dava tarihinden 15 - 20 yıl önce iki ayrı tarihte çekilmiş steoroskopik hava fotoğrafları ve bu fotoğraflara dayanılarak üretilmiş orijinal renkli memleket haritaları bulunduğu yerlerden istenerek, bu belgeler dava konusu taşınmazlar ile çevresine uygulanıp, hava fotoğrafları ve dayanağı haritalar steoroskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelettirilip taşınmazın niteliğinin bu belgelerde ne şekilde görüldüğü, orman ya da 6831 sayılı Kanun'un 17/2. maddesinde ifade edilen orman içi açıklık olup olmadığı belirlenmeli, orman değilse davacıların tutunduğu tapu kayıtları ilk geldisinden itibaren uygulanmalı, taşınmazlara uyup uymadığı, sınırlarının sabit olup olmadığı belirlenmeli, sınırlar fen bilirkişi raporunda gösterilerek keşfi izleme imkanı verilmeli, değişir sınırlar sözkonusu ise güney sınırda devlet ormanı bulunduğundan, 3402 sayılı Kanun'un 20/c maddesine göre tapu kaydının yüzölçümü ile geçerli kapsamı belirlenmeli, kayıt miktar fazlası varsa zilyedlikle kazanılamayacağı, yine tapu kaydı uymuyorsa öncesi itibarıyla palamutluk olduğu ve sonra zeytin dikildiği bildirilen taşınmazın 6831 sayılı Kanun'un 1/h maddesi kapsamında olmadığından zilyetlik yolu ile kazanılamayacağı gözetilmeli..." denilerek İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararla "...Dava konusu taşınmazların dayanağı olan Ağustos 289 tarihli ve 212 numaralı tapu kaydının gittisi olan 23.01.1951 tarihli ve 112 numaralı dam yeri vasıflı 460 m² sayılı taşınmaz içerisinde davalı gerçek kişilere ait ev yerine ait olduğu, dava konusu taşınmazlara kuzeyden komşu olan 235 parsele revizyon gören 07.09.1953 tarihli ve 24 numaralı tapu kaydının güney yönünü ... tarlası olarak gösterdiği, 217 numaralı taşınmaza uygulanan kayıtta kuzey yönünü ...olarak gösterdiği, dava konusu taşınmazın dayanağı olan K.Sani 310 tarihli ve 34 numaralı tapu kaydının malikinin Bozcaadasından ... zade ... Efendi olduğu, söz konusu tapu kaydının 235 parselin güneyine isabet ettiği, dava konusu taşınmazlara kuzeydoğu yönden komşu olan 225 parsele revizyon gören K.evvel 926 tarihli ve 24 numaralı tapu kaydının güney yönünde ... evlatları okuduğu, bu kişinin dayanak kayıt maliki evveli olduğu, yine kuzeydoğu yönünden komşu 128 numaralı parselin güney yönünü ... Yetimlerinden ... Veresesine geçen palamutluk okuduğu, dayanak Zilhicce 2 85... numaralı kaydın ... oğlu ...'a ait olduğu, ondan da ölümüyle oğulları molla ... ve ...'ye isabet ettiği (t.evvel 1311 tarihli ve 82 numaralı tapu), 216 numaralı taşınmaza uygulanan kayıtta taşınmaz yönü olan kuzeyi ... berber vereselerine geçen palamutluk olarak okuduğu, ağustos 2 89... numaralı dayanak kaydın topal ... oğlu ... adına kayıtlı olduğu ve gittisi olan K.sani 1310 tarihli ve 34 numaralı kaydın malikinin ... zade olduğu, eski kayıtlarda yazılı isim, hudut ve tarafları bilebilecek yaşta ve dayanak tapu yerlerini zeminde gösterebilecek mahalli bilirkişi bulunamadığı ancak bu şekilde birbirini doğrulayan tapu kayıtları ve komşu parsel dayanakları bir bütün halde değerlendirildiğinde; taşınmazlara uygulanan dayanak tapu kayıtlarının zeminde bizzat gösterilememesi nedeniyle taşınmazlara uymadığı yönünde bir görüş elde edilmesi halinde bahsi geçen 1289,1285 ve sonrasındaki birçok tedavül kaydın varlığını görmezden gelmek anlamına geleceği gibi hakkaniyete uymayacağı değerlendirilmekle tapu kayıt miktarı kadar olan kısmın davalı ...'nin kabul ve beyan dilekçeleri de gözönüne alınarak ...'ın vefatıyla mirasçıları adına tespit ve tesciline karar vermek gerekmiştir. Ayrıca 1999 tarihli bozma ilamında tapu kaydı kapsamında kalmadığının anlaşılması halinde 3402 sayılı Kanun'un 14. ve 17. madde hükümlerinin davacı ve davalı gerçek kişiler yönünden gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması hususu üzerinde durulduğu, yine 2011 tarihli bozma ilamında 3402 sayılı Kanun'un 17. maddesi gereğince araştırma yapılmadığı yönünde de bozmaya konu olduğu, bozma ilamına uyulmasının ardından gereklerinin yerine getirilmesi amacıyla mahallinde yapılan keşif sonrasında alınan orman ve ziraat bilirkişi raporlarıyla gerçeğin en önemli delili olan hava fotoğrafları incelemesinde (A1) harfi ile gösterilen 21023,71 m²lik yer ile (A2) harfi ile gösterilen 64679,19 m²lik yerin orman sayılan yerlerden olması nedenleriyle orman vasfıyla Hazine adına tespit ve tesciline karar vermek gerekmiştir. Dava konusu Çanakkale ili ... ilçesi ... köyü, eski 2 20... ada 1 numaralı parsel içinde fen bilirkişileri ... ve Harita mühendisi ... tarafından düzenlenen 18.11.2024 tarihli ek raporda (B2) harfi ile gösterilen 100.000,00 m²lik yer bakımından ise; bu yerin orman sayılmayan yerlerden olduğu, 1953 yılı itibarıyla dahi açık siyah renkli geometrik şekilde ağaçlar dikili bahçe vasfında zeytinlik olduğunun belirtildiği, 1964,19 68... tarihli hava fotoğraflarında da aynı şekilde görüldüğü, 1982/6 Esas sayılı dosyada yapılan keşiflerde alınan beyanlar, 2001 yılında yapılan keşiflerde alınan beyanlar da gözönüne alındığında muris ... tarafından imar-ihyaya başlanan faaliyetlerin sonrasında oğlu ... tarafından devam ettirildiği ancak ilk zeytinlerin dikildiği 1952, 19 53... yılları itibarıyla oğlu ... yaşı ve konumu itibarıyla babasına bağlı yardımcı niteliğinde olduğu ve muris ... açısından 20 yıllık malik sıfatıyla zilyetlik şartlarının kadastro tespit tarihi itibarıyla oluştuğu, bu nedenle bu alanın da ...'ın vefatıyla mirasçıları adına tespit ve tesciline karar vermek gerektiği, dayanak tapu kaydı kapsamı dışında ve 3401 sayılı Kanun'un 17. madde norm sınırlaması haricinde kalan dava konusu Çanakkale ili ... ilçesi ... köyü eski 2 21... ada 9 nolu parselin 55815,49 m² ve eski 2 23... ada 11 numaralı parselin 18465,51 m² yüzölçümü ile zeytinlik vasfıyla Hazine adına tespit ve tesciline karar vermek gerektiği ..." gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, eski 220 parselin 18.11.2024 tarihli ek raporda (A1) harfi ile gösterilen 21.023,71 m²lik yer ile (A2) harfi ile gösterilen 64.679,19 m²lik yerin orman vasfı ile Hazine adına tespit ve tesciline, (B1) harfi ile gösterilen 49.524,00 m²lik yer ile (B2) harfi ile gösterilen 100.000,00 m²lik yerin ... mirasçıları adına zeytinlik vasfı ile tesciline, (B3) harfi ile gösterilen 47.106,72 m²lik yerin miktar fazlası olarak zeytinlik vasfı ile Hazine adına tesciline; eski 221 parselin 55.815 ,49 m² ve eski 223 parselin 18.465,51 m² yüzölçümü ile zeytinlik vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazlardan eski 220 parselin (A1) ve (A2) harfleri ile gösterilen kısımları dışında kalan yerlerin orman sayılan alanlardan olduğunu, evveliyatların orman olduğunu, imar-ihya ve zilyetlikle kazanma koşullarının oluşmadığını belirterek, hükmün bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulduğunu, yeterli inceleme yapılmadığını, taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu belirterek, hükmün bozulmasını talep etmiştir. 3. Davacı ... mirasçıları vekili temyiz dilekçesinde; davanın tam kabulünün gerektiği, dosya kapsamında bulunan tanık anlatımları, hava fotoğrafları ilgili tüm belgeler kapsamında taşınmazların davalı kuruma verilememesi gerektiği, vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmekteyken hükmedilmediği belirtilerek, hükmün bozulmasını talep etmiştir. 4. Davalı ... mirasçıları vekili temyiz dilekçesinde; dosya kapsamında yapılan keşiflerde ve karara esas alınan son keşifle birlikte uygulanan tapu kayıtlarında bizzat ...'a ait olan tapu kayıtlarının dikkate alınmadığını, kısmen kabul gören davalı parsellerde kanıtlanan zilyetliğin tamamı müvekkillerin dedeleri ...'a aitmiş gibi karar verilmişise de bu yerlerdeki zilyetliği aralıksız ve yıllardır sürdüren ... ve eşi ... ve halen de çocuklarına ait olduğunu belirterek, hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların orman vasfında olup olmadığı ve Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden değilse özel mülkiyete konu olup olmayacağı noktasında toplanmaktadır. 1. Davalı ... vekili, davacı ... mirasçıları vekili ve davalı ... mirasçıları vekilinin, dava konusu 2 21... (yeni 1 83... ve 1 83... ) parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar ... vekili, ... mirasçıları vekili ve davalı ... mirasçıları vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2. Davalılar Hazine vekili, ... mirasçıları vekili ve davacılar ... vekili, ... mirasçıları vekilinin, dava konusu 220 (yeni 1 83... ) parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; a) Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, uyulan bozma kararlarına göre, davacılar ... vekili, ... mirasçıları vekili ve davalı ... mirasçıları vekilinin tüm, davalı Hazine vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. b) İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, 220 (yeni 1 83... ) parsel sayılı taşınmazın 18.11.2024 tarihli ek raporda (B1) harfi ile gösterilen bölümünün tarafların dayandığı tapu kaydı kapsamında kaldığı, ancak (B2) harfi ile gösterilen 100.000 m²lik bölümün tapu kapsamında kalmadığı, orman sayılmayan yerlerden olduğu ve zilyetlikle kazanım şartlarının oluştuğu gerekçesi ile ... mirasçıları adına tespit ve tesciline karar verilmiştir. Hükmüne uyulan 30.01.20 03... .09.2011 tarihli bozma kararlarında kabul edildiği üzere, tarafların dayandığı tapu kaydı kapsamı dışında kalan yerlerin öncesinin palamutluk olup sonra zeytinlik dikildiği, bu nitelikteki taşınmazlar zilyetlik yoluyla kazanılamayacağından, 220 parselin (B2) harfi ile gösterilen 100.000 m²lik bölümü bakımından davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna uygun düşmediğinden, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacılar ... vekili, ... mirasçıları vekili ve davalı ... mirasçıları vekilinin, dava konusu 2 21... (yeni 1 83... ve 1 83... ) parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesi kararının bu parseller yönünden ONANMASINA, Yukarıda (2-a) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacılar ... vekili, ... mirasçıları vekili ve davalılar ... mirasçıları vekilinin, dava konusu 220 (yeni 1 83... ) parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik tüm temyiz itirazlarının, davalı Hazine vekilinin ise bu taşınmaza ilişkin hükme yönelik sair temyiz itirazlarının REDDİNE, Davalı Hazine vekilinin, dava konusu 220 (yeni 1 83... ) parsel sayılı taşınmazın hükme esas alınan 18.11.2024 tarihli ek raporda (B2) harfi ile gösterilen kısmına yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi uyarınca bu parsel yönünden BOZULMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden ... mirasçılarından, davalı ... mirasçılarından ayrı ayrı alınmasına, 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,15.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/2900, K. 2026/4351, T. 15.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-2900-e-2026-4351-k-15509df54c7e