Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2793 E. 2026/3833 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2793
- Karar No
- 2026/3833
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/1120 E., 2024/1262 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sonucunda, Çanakkale ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1 04... parsel sayılı ve 8.900,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla vasfıyla davalı (ölü) ... adına tespit ve tescil edilmiştir. 2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; ... köyü 1 04... parsel sayılı taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar, cevap dilekçesi sunmamışlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 12.03.1996 tarihli ve 1995/447 Esas, 1996/130 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 13.02.2023 tarihli ve 2021/12453 Esas, 2023/1381 Karar sayılı ilamıyla "yöreye ait en eski tarihli hava fotoğrafları ile memleket haritalarının incelenmediği, dava konusu taşınmaza yönelik usulünce orman araştırmasının yapılmadığı, eksik incelemeyle karar verildiği " gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile " bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen (1.594,60 m² )ve (B) harfi ile gösterilen (3.108,89 m²) kısımların üzerinde; 1954 yılı hava fotoğrafı ve 1958 tarihli memleket haritasında orman ağaçlarının bulunduğu, bu kısımlarda orman bütünlüğünün sağladığı görüldüğünden orman sayılan yerlerden olduğu, (C) harfi ile gösterilen (4.276,36 m²) kısmın ise; 1954 yılı hava fotoğraflarında tarla olarak kullanıldığı, eylemli durumda üzerinde kapalılık oluşturan orman bitki örtüsünün bulunmadığı, toprak içerisinde ormanın simgesi olan humus bileşenleri yaprak, dal ve kök kalıntı ve çürüntülerine rastlanmadığı, toprağının üst horizonlarının doğallığını kaybetmiş olması, komşu 1 04... , 73... numaralı parsel sayılı taşınmazlar ile bir bütünlük sağladığından orman içi açıklık olmadığı, bulunabilen en eski tarihli belgeler incelendiğinde 31 16... sayılı Orman Kanunlarına göre orman sayılmayan yerler kapsamında olduğunun anlaşıldığı" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 26.08.2024 tarihli bilirkişi raporunda (C) harfi ile gösterilen 4.276,36 m²lik kısım yönünden davanın reddine, (A) harfi ile gösterilen 1.594,60 m²lik ve (B) harfi ile gösterilen 3.108,89 m²lik kısımların tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu ve zilyetlikle kazanılamayacağını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı, davalı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 03.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.