Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2026/1171 E. 2026/3220 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1171
Karar No
2026/3220
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2008/119 E., 2008/319 K.

Çivril Sulh Hukuk Mahkemesince verilen karar; davalı Tapu Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Dava, tapu kaydında düzeltim istemine ilişkindir.

Davacı ..., murisi ...oğlu ... ...'a ait ...köyü 167 parsel sayılı taşınmazda murisinin soyadının ... olarak yazıldığını ileri sürerek tapu kaydında murisinin soyadının ... olarak düzeltilmesini talep etmiştir.

Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamış, yargılamaya katılmamıştır.

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; gelen yazı cevapları ve tanık beyanından davacının babasının soyadının ... olduğu ancak ...köyü 167 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında... yazıldığı anlaşıldığından, bu parsellerin tapu kaydının nüfus kaydına uygun olarak ... ... olarak düzeltilmesine karar verilmiştir.

Bilindiği üzere; taşınmazların kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin adı, soyadı, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.

Bu tür işlerde mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı ve kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır. Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir:

1. Kimlik bilgilerinde düzeltme yapılması veya tespiti istenen dava konusu taşınmazların tapu kayıtları (ilk tesis ve tedavülleriyle) ve kadastro tutanakları (tespit ve tescile esas alınan tüm dayanak belgeleriyle), ayrıca taşınmazlar kadastrodan sonra edinilmişse buna ilişkin tüm belgeler ile birlikte getirtilmelidir.

2. Nüfus müdürlüğünden, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarında malik olarak görünen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişi veya kişilerin nüfus kayıtlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalı, mevcut ise bu kişi veya kişiler duruşmaya çağrılarak talep konusu taşınmazlarda mülkiyet hakkı iddiaları bulunup bulunmadığı kendilerinden sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişilerin nüfus kayıtları, tapu kayıtları ve dayanakları ile bağlantı kurulacak şekilde incelenmelidir.

3. Taşınmazın bulunduğu yerleşim yerinde zabıta aracılığı ile kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi veya kişilerin bulunup bulunmadığı da araştırılmalıdır.

4. İstem konusunda tanıklar dinlenmelidir.

5. Tüm bu araştırmalar sonucu hâlâ kesin bir kanaat oluşmamış ise mahallinde keşif yapılarak; tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri taşınmaz başında dinlenmelidir.

Açıklanan bu hususlar çerçevesinde yapılacak inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında talebin kabulü yoluna gidilmelidir.

Tapu Müdürlüğü ilgili sıfatıyla yasal hasım olduğundan yargılama giderlerinden ve yargılama giderlerinden olan vekalet ücretinden sorumlu tutulmamalıdır.

Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında; Mahkemece, yukarıda açıklandığı şekilde bir araştırma yapıldığından söz etme imkanı yoktur.

Dosya içeriğinden; dava konusu ...köyü 167 parsel sayılı taşınmazın Şubat 1956 tarihli ve 28 nolu tapu kaydı ve vergi kaydına (122/8) istinaden ...oğlu... adına tescil edildiği, bu kayıtlarda da ismin açıkça ...oğlu... olarak yazdığı anlaşılmakla, dava konusu taşınmaza komşu taşınmazların kadastro tutanaklarının ve varsa dayanak belgelerinin istenilerek bu kayıtların dava konusu taşınmazın kime ait okuduğunun tespit edilmesi, davacının murisinin nüfus aile kayıt örneğinin kapalı kayıtları da gösterir şekilde ilgili nüfus müdürlüğünden temini, taşınmaz başında mahalli bilirkişilerin katılımıyla keşif yapılarak ...oğlu...'in, davacının murisi ...oğlu ... ...'ın kim olduğu ve dava konusu taşınmazın kim tarafından kullanıldığı araştırılması, kayıt maliki davacının murisinin aynı kişi olup olmadığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm tesisi doğru değildir.

Davalı Tapu Müdürlüğü vekilinin açıklanan nedenden ötürü yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi uyarınca temyiz eden davalı Tapu Müdürlüğü harçtan muaf olduğundan, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın Çivril Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 1086 s. HUMK'un 440 III-2. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 21.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2026/1171, K. 2026/3220, T. 21.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2026-1171-e-2026-3220-k-440580e9f4fb