Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2026/2605 E. 2026/3219 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2605
- Karar No
- 2026/3219
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/183 E., 2022/1147 K.
... 3. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı Hazine vekili ve dahili davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: -K A R A R-
Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
Davacı vekili;.../Merkez ...köyü çalışma alanında bulunan ve 01.07.1975 tarihinde yapılan kadastro çalışmaları sonucunda 766 sayılı Kanun'un 2. maddesi uyarınca tapulama harici bırakılan 50 dönüm taşınmazı davacının imar-ihya ettiğini, 35 yıldır davacının zilyetliğinde olduğunu ileri sürerek davacı adına tescilini talep etmiştir.
Davalı Hazine vekili; davacı lehine zilyetlikle mülk edinme koşulları oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuş, TMK 713/6 uyarınca taşınmazın davalı Hazine adına tescilini talep etmiştir.
Dahili davalı ... vekili; yargılama sırasında davanın reddini savunmuş, TMK 713/6 uyarınca taşınmazın davalı ... adına tescilini talep etmiştir.
Dahili davalı ... vekili; davacı lehine zilyetlikle mülk edinme koşulları oluşmadığını belirterek reddini savunmuştur.
Mahkemenin 25.03.2016 tarihli kararıyla, davacı lehine zilyetlikle mülk edinme koşulları oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulü ile fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 25.828,13 metrekare ve (B) harfi ile gösterilen 19.568,50 metrekare yerin davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş; hükmün davalılar Hazine, ... ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince, eksik araştırma yapıldığı belirtilerek Mahkeme kararı bozulmuştur. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı lehine zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulü ile fen bilirkişi raporunda (A2) harfi ile gösterilen 23.477, 84... 'lik taşınmaz kısmı ile (B2) harfi ile gösterilen 18.591, 68... 'lik taşınmaz kısmının davacı adına tesciline karar verilmiştir. Ne var ki; verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğunu söylemek mümkün değildir.
Şöyle ki, dava konusu fen bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen taşınmazın Atatürk Barajı 542 kotu nedeniyle (A1) ve (A2) olarak ayrıldığı belirtilmesine rağmen Mahkemece Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde kamulaştırma çalışması olup olmadığı sorulmamış, (B) harfli taşınmazın yanının Çayır Deresi, (A) harfli kısmın yanında baraj olmasına rağmen jeoloji raporunda dava konusu taşınmazlar yönünden jeolojik yönden olumsuzluk bulunmadığına dair soyut tespitlerde bulunan raporla yetinilmiş, dava konusu taşınmazların çevresindeki taşınmazlardan bir kısmı tapu kaydına istinaden kadastro çalışmaları sonucunda tescil edilmesine rağmen tespite dayanak tapu kayıtları getirilmemiş, TMK 713/4 uyarınca yasal ilanlar yapılmamış, davacı adına senetsizden kazanım olup olmadığı Yazı İşleri Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğünden sorulmamış, davalı Hazinenin TMK 713/6 uyarınca (A2) harfli yerin adına tescil talebi olmasına rağmen bu talebi değerlendirilmeden karar verilmiştir.
Hâl böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece öncelikle dava konusu taşınmazlara komşu taşınmazların dayanak belgelerinin ilgili Tapu Müdürlüğünden istenilmesi, dava konusu taşınmazların DSİ'nin kamulaştırma alanında kalıp kalmadığının araştırılması, akabinde mahallinde fen bilirkişi ve jeoloji mühendisi bilirkişilerin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı, jeoloji mühendisi bilirkişiden çekişmeli taşınmazların aktif ya da kuru dere olup olmadığı, sınırındaki dere ile arasındaki kot farkı bulunup bulunmadığı, taşınmazın dereden kazanılıp kazanılmadığı, öncesinin dere yatağı olup olmadığı, derenin aktif etki alanında kalıp kalmadığı ve zilyetlikle edinilebilecek yerlerden olup olmadığını belirten rapor alınmalı; fen bilirkişisinden keşfi takibe ve denetlemeye imkan verir kroki ve ayrıntılı rapor istenmeli; davacı adına senetsizden kazanım olup olmadığı Yazı İşleri Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğünden sorulmalı; TMK 713/4 uyarınca yasal ilanlar yapılmalı; davalı Hazinenin TMK 713/6 uyarınca (A2) harfli taşınmaz yönünden tescil talebi değerlendirilmeli; davacı lehine zilyetlikle mülk edinme koşullarının dava tarihine kadar oluşup oluşmadığı tespit edilmeli; kabule göre de taşınmaz bölümlerin kamulaştırma sahasında kaldığının anlaşılması halinde zilyetliğin tespitine ilişkin hüküm kurulmalıdır.
Yukarıda değinilen hususlar göz ardı edilip eksik araştırma ve uygulama ile yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru değildir.
Davalı Hazine vekilinin ve dahili davalı ... Belediyesi vekilinin açıklanan nedenden ötürü yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf olduğundan, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden Belediyeye iadesine, Dosyanın... 3. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.