Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2709 E. 2026/4241 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2709
- Karar No
- 2026/4241
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/184 E., 2024/1121 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Yalova 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/309 E., 2020/105 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Yalova ili ... ilçesi ... köyünde 1984 yılında yapılan tapulama çalışmalarında, 1059 parsel sayılı 807 m² yüzölçümündeki taşınmaz, tarla vasfıyla Hazine adına tespit edildiği, yapılan itiraz üzerine Karamürsel Kadastro Mahkemesinin 16.12.1998 tarihinde kesinleşen 1988/25 Esas ve 1988/112 Karar sayılı kararı ile ... oğlu... adına hükmen tescil edildiği ve yapılan mirasen taksim işlemi neticesinde, davalı ... adına tapuya tescil edildiği, 2018 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Ek 1. maddesi kapsamında yapılan çalışmalar sonucunda taşınmazın, 1 08... parsel olarak ve 875,69 m² yüzölçümüyle davalı adına kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. 2. Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazın 3116 sayılı Orman Kanunu kapsamında kesinleşen orman tahdit sınırları içinde bulunduğunu, ancak 1958 yılında yapılan tapulama çalışmaları ile taşınmazın şahıslar adına tapulandığını, dava konusu taşınmazın öncesi itibariyla orman olduğu gibi eylemli durumu itibarı ile orman niteliğine haiz olduğunu, orman nitelikli taşınmazların, zilyetliğe dayalı kazandırıcı zamanaşımı yolu mülkiyet edinmeye yasal olanağın olmadığını, tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanılamayacağını ileri sürerek, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptal edilerek orman tahdit sınırları içinde kalan kısmının orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, taşınmazın tapu kaydı üzerinde üçüncü kişiler yada kurumlar lehine şerh bulunması halinde bu şerhlerin terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı ... cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın yapılan tapulama çalışmaları ile ataları adına tapulandığını, taşınmazın tescilinde herhangi bir yolsuz tescil olmadığını, davacının davasının haksız ve dayanaktan yoksun olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan bilirkişi raporunda, dava konusu parselin tamamının 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı Kanunla değişik 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığı ve orman sınırları içerisinde kalan bir kısmının bulunmadığı, tapu kaydının geçerli kabul edilebileceği ve varsa tapu kütüğündeki 2/B belirtmesinin terkin edileceğinin belirtildiği, bu kapsamda dava konusu taşınmazın orman sınırları içerisinde kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... İdaresi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince aldırılan ve hükme esas alınan bilirkişi raporundan, taşınmazın orman sınırları içerisinde kalmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davacı ... İdaresi vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporunda parselin arazideki fiili durumunun "arazinin eğiminin % 10-15 olduğu, herhangi tarımsal amaçlı aktif bir kullanımının olmadığı,... üzerinde meşelik ve çalılık ile kaplı olduğu..." tespiti dikkate alındığında 2/B alanında kalan taşınmazın eylemli orman olup olmadığının usulünce saptanmadığını, hazırlanan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, taşınmazın hukuki ve fiili durumu tespitte yetersiz kaldığını, dava konusu taşınmazın orman vasfında olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kesinleşmiş orman sınırları içerisinde yer alıp almadığı, eylemli hali itibarıyla orman vasfında bulunup bulunmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.