Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2537 E. 2026/3820 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2537
Karar No
2026/3820
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1900 E., 2024/1987 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kahramanmaraş 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/350 E., 2020/308 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kahramanmaraş ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 2008 yılında yapılan kadastro sırasında, 3 11... parsel sayılı taşınmaz, ham toprak vasfıyla 8.763,38 m² yüzölçümlü olarak davalı ... adına tespit edilmiş, ardından itirazsız kesinleşerek tapuya kaydedilmiştir. Dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde 1999 yılında ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu vardır. 2. Davacılar vekili dava dilekçesinde; 3 11... parsel sayılı taşınmazdaki yaklaşık 5 dönüm yerin müvekkilerine babalarından intikal ettiğini, dava dilekçesi ekinde sunulan tapu senedi ile bu yere malik oldukları gibi 50 yılı aşkın süredir de zilyetliklerinin bulunduğunu ileri sürerek, anılan taşınmaz bölümünün tapu kaydının iptali ile müvekkiller adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davacılar tarafından davaya konu edilen ve fen bilirkişisi raporunda (A), (B) ve (C) harfiyle gösterilen taşınmazın davacıların dava dilekçesine eklediği satış senedinde hudutları belirtilen yere uymadığı, keşif mahallinde dinlenen mahalli bilirkişi beyanları ile davacıların aynı mevkide bulunan ve yaklaşık 500 metre ileride olduğu belirtilen yere ilişkin olduğu, davacıların dava konusu edilen yerleri ekip biçmek suretiyle imar ettiğini ispat edemediği, bu suretle 20 yıl süreyle malik sıfatıyla zilyetlik ve tasarruf şartının oluşmadığı, nitekim fen bilirkişisinin krokili raporunda B harfi ile gösterilen kısmın zeminde dere olduğu, bu haliyle (A) ve (C) harfiyle gösterilen kısımların da tarım arazisi olarak kullanılmasının mümkün olmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "tüm dosya kapsamına, yapılan keşif, alınan beyanlar, bilirkişi raporlarına, davacı tarafça dava dilekçesi ekinde sunulan Mayıs 19 44... sıra numaralı tapu kaydına rastlanılmadığına dair dosya içindeki Tapu Müdürlüğünün müzekkere cevabına, toplanan diğer delillere, delillerin takdirinde isabetsizlik bulunmamasına, davacı tarafça tapu kaydı veya kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle mülkiyetin kazanıldığının ispatlanamadığına göre kararın usul ve kanuna uygun olduğu" gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; dayanılan tapunun dava konusu edilen yere uyduğunu, ayrıca müvekkillerinin zilyetliğinin de bulunduğunu, bu nedenle verilen kararın usûl ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılıp İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın öncesi itibariyle orman olup olmadığına, davacıların dayandığı tapu kaydının bu yere uyup uymadığına, uymuyorsa davacılar lehine zilyetlikle kazanım koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usûl ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,02.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/2537, K. 2026/3820, T. 02.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-2537-e-2026-3820-k-c45cf8a787cb