Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2392 E. 2025/7360 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2392
Karar No
2025/7360
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/440 E., 2024/1601 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Mardin Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/38 E., 2022/139 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında, Mardin ili .... ilçesi .... Mahallesi çalışma alanında bulunan temyize konu 1277 parsel sayılı ve 44.197,63 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla vasfıyla davalı ... adına tespit edilmiştir. 2. Davacı ... vekili asıl dosya dava dilekçesinde; Mardin ili ... ilçesi ... Mahallesinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında 1263 parsel olarak sınırlandırılmış olan taşınmazın davalı adına tespit edildiğini, dava konusu taşınmazda zilyetlikle kazanım koşullarının oluşmadığını belirterek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın ... adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. 3. Davacı ... vekili birleşen 2016/699 Esas sayılı dosya dava dilekçesinde; Mardin ili .... ilçesi .... Mahallesinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında 1360 parsel olarak sınırlandırılmış olan taşınmazın davalı adına tespit edildiğini, dava konusu taşınmazda zilyetlikle kazanım koşullarının oluşmadığını belirterek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın ... adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. 4. Davacı ... vekili birleşen 2016/796 Esas sayılı dosya dava dilekçesinde; Mardin ili ... ilçesi ... Mahallesinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında 1277 parsel olarak sınırlandırılmış olan taşınmazın davalı adına tespit edildiğini, dava konusu taşınmazda zilyetlikle kazanım koşullarının oluşmadığını belirterek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın ... adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı duruşmada alınan beyanında; dava konusu taşınmazın dedesi ve babasından miras yolu ile kaldığını, kendisinin küçüklüğünde taşınmazda buğday ve arpa ekili olduğunu, 1990 yılların da köylerinde yoğun terör olayları yaşandığını, bu sebeple köyden ayrılmak zorunda kaldıklarını, taşınmaz üzerinde yaklaşık 20 yıl tarım yapamadıklarını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; " ... no.lu parselin 19 73... yıllarında işlendiği tespitlerinde bulunulduğu, keşif esnasında dinlenen mahalli bilirkişi beyanlarında taşınmazın bulunduğu mevkide yaşanan terör olayları sebebiyle taşınmazın güvenlik gerekçesiyle bir dönem kullanılamadığını beyan etmiş ve bu durum Yargıtay içtihatlarıyla kabul edilen "zoraki terk" olgusu olarak kabul edilebilirse de jeodezi bilirkişi raporuna göre bölgede 1990'lı yıllarda yaşanan terör olaylarından daha önce 1984 yılında da taşınmazın üzerinde tarımsal faaliyet yapılmadığı tespiti yapılmış olması ve bölgede terör olaylarının bittiği 2000'li yıllarda da kullanım olmadığı yönünde alınan raporlarda sabit olup davacı tarafın da terör olayları sebebiyle taşınmazın kullanımına ara verildiği şeklinde bir beyanda da bulunmamış olmaları nedeniyle dosyamızda zoraki terk olgusunun varlığının tartışılmasına gerek görülmediği" gerekçesiyle asıl dava yönünden karar verilmesine yer olmadığına, birleşen 2016/796 Esas sayılı davanın reddine 1277 parsel sayılı taşınmazın tutanaktaki vasıf ve yüzölçümü ile davalı adına tespit gibi tapuya tesciline, birleşen 2016/699 Esas sayılı davanın kabulüne 1360 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline tutanaktaki yüzölçümü ve "...." vasfıyla ... adına tapuya tesciline karar vermiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporları ile taşınmazı gösterir fotoğraflara ve incelenen hava fotoğrafına göre dava konusu 12 77... no.lu taşınmazların evveliyatının orman olmadığı, jeodezi bilirkişi raporunda; dava konusu ... no.lu parselin komşu parsellerinden 1266, 1271, 12 75... nolu parsellerin davalı, 12 76... no.u parsellerin ise "hali arazi" vasfiyla ... adına kayıtlı olduğu, dava konusu ... no.lu parselin komşu parsellerinden ... no.lu parselin davalı, 9 39... no.lu parsellerin "ham toprak" vasfıyla ... adına kayıtlı olduğu, 1357, 13 61... nolu parsellerin ise orman olduğu, ... nolu parselde 19 92... yıllarında kullanım olduğu, tespit tarihinden geriye en az 20 yıl süresiyle ekonomik amaca uygun tarımsal faaliyet yapılmış olduğu, ... no.lu parselin 19 73... yıllarında işlendiği, ziraat bilirkişisi raporunda ... no.lu parselin ekonomik olarak tarım yapılacak arazi vasfında olmadığı tespitlerinde bulunulduğu, bu haliyle; ... no.lu taşınmazda imar ihya faaliyetlerinin başlanıldığı halde devam ettirilmediğine ve kazanım koşullarının oluşmadığına ilişkin Mahkemece varılan sonuçta bir isabetsizlik bulunmadığı, bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğu, her ne kadar davacı ... vekili tarafından asıl dava yönünden gerekçe oluşturulmadan karar verilmesine yer olmadığına dair karar verildiği belirtilerek istinaf talebinde bulunulmuş ise de; asıl dava konusu ... nolu parsel yönünden verilen ilk karara karşı istinaf yoluna başvurulmadığından bu parsel yönünden verilen ilk kararın kesinleştiği, davaların birleştirilmesinde her davanın bağımsızlığını koruduğu, mahkemece verilen ilk kararın birleşen davalar yönünden kaldırıldığı nazara alındığında; mahkemece varılan sonucun isabetli olduğu, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu" gerekçesiyle, davacı ... vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı .... vekili temyiz dilekçesinde özetle; dosyada yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan istinaf taleplerinin reddedildiğini, davanın reddine ilişkin kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazda tasarruf edilmediğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/2392, K. 2025/7360, T. 08.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-2392-e-2025-7360-k-1f2f2ffc316b