Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1984 E. 2026/3406 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1984
Karar No
2026/3406
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/988 E., 2025/134 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Manisa Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/16 E., 2023/58 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Manisa ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 2020 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında, 1 38... ve 1 08... parsel sayılı sırasıyla 3.605,38 m² ve 9.073,31 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 1 38... parsel sayılı taşınmaz tarla vasfıyla, 1 08... parsel sayılı taşınmaz zeytinli tarla vasfıyla 1/2 hisseli olarak davalılar ... ve ... adına tespit edilmiştir. Taşınmazların bulunduğu çalışma alanında 766 sayılı Tapulama Kanunu’na göre yapılarak 1971 yılında kesinleşen tapulama çalışması, 1988 yılında kesinleşen 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) gereği yapılan orman kadastrosu ve aynı Kanun'un 2/B madde uygulaması çalışması bulunmaktadır. 2. Davacı ... vekili asıl ve birleşen dava dilekçelerinde; Manisa ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan 1 38... ve 1 08... parsel sayılı taşınmazların yapılan kadastro çalışmaları sırasında davalılar adına tespit edildiğini, anılan taşınmazlara ilişkin olarak davalılar yönünden zilyetlik koşullarının oluşmadığını belirterek, dava konusu 1 38... ve 1 08... parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar cevap dilekçesi sunmamış, aşamalarda davalı ... taşınmazların kayınpederinden intikal ettiğini, zeytinlik olarak diğer davalı ... ile birlikte kullandıklarını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davaya konu 1 38... parsel sayılı taşınmaz yönünden, taşınmazın çalılık olarak tescil harici bırakıldığı, eğiminin %22 olduğu, 1953,1957,1976 yıllarında üzerinde tam kapalılıkta maki elamanları bulunan ormanlık alan olduğu, 1980'li yılların sonlarına doğru kısmen zilyet altına alındığı, 1980'li yılların sonları ile 1990'lı yıllar arasında üzerindeki bitki örtüsünün kısmen temizlenerek imar ihyasının kısmen tamamlandığı, tarımsal faaliyette kullanıldığı, 1990'lı yıllardan sonra zeytinliğe çevrildiği, tespit tarihine kadar zeytinlik ve tarla olarak kullanıldığı, ancak her ne kadar taşınmaz yirmi yılı aşkın zamandır kullanılmışsa da taşınmazın 6831 sayılı Kanun'un 1/j maddesi uyarınca orman sayılan yerlerden olduğu dikkate alındığında, dava konusu 1 38... parsel sayılı taşınmazın imar ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği hükümlerine göre iktisabının mümkün olmadığı, birleşen davaya konu 1 08... parsel yönünden ise, taşınmazın (A) harfi ile gösterilen kısmının eğiminin %10 olduğu, toprak muhafaza karakteri taşımadığı, orman yasalarına ve zemin durumuna göre orman ve orman içi açıklığı olmadığı, bu husustaki bilirkişi raporlarının da aynı doğrultuda olup, en eski hava fotoğrafları ile de raporun uyumlu olduğu, taşınmazın (A) harfi ile gösterilen bölümünün orman olmadığı ve sonrasında da ormana dönüşmediği dolayısıyla orman sayılan yerlerden olmadığı, 1953 yılında imar ihyasının tamamlandığı, 1995 yılına kadar ... ekilmek suretiyle tarla olarak kullanıldığı, 1995 yılından sonra zeytinliğe çevrildiği ve halen de zeytinlik olarak kullanıldığı, ilk hali ve eğim durumu ile taşınmazın öncesinin orman olmadığı dikkate alındığında tespit tarihine kadar yirmi yıllık sürenin dolduğu, taşınmazın (B) harfi ile gösterilen kısmının imar ve ihyasının 2000'li yılların ortalarında tamamlandığı, yirmi yıllık kazandırıcı zamanaşımı zilyetlik süresini tamamlamadığı gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, dava konusu 1 38... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile tespitteki vasfıyla davacı ... adına tesciline, birleşen davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, dava konusu 1 08... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile 16.01.2023 havale tarihli müşterek bilirkişi raporu eki krokide (A) harfi ile gösterilen 3.846,33 m²lik kısmın ifrazı ile aynı ada aynı parsel numarası verilerek tespit gibi davalılar adına tapuya tesciline, (B) harfi ile gösterilen 5.226,98 m²lik kısımın ifrazı ile aynı adanın son parsel numarası verilmek suretiyle zeytinlik vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, (B) harfi ile gösterilen kısmın, tutanağın beyanlar hanesine "Taşınmaz üzerinde bulunan 10-12 yaşlı zeytin ağaçlarının 1/2 hissesinin davalı ...'e ve 1/2 hissesinin davalı ... 'e aittir." şerhinin yazılmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 1 38... parsel sayılı taşınmazın teknik bilirkişi heyet raporu ile orman sayılan yerlerden olduğunun tespit edilmesi karşısında, 1 38... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tespit ve tesciline karar verilmesi gerektiği, ancak davacı ... vekili tarafından bu konuda istinaf başvurusunda bulunulmadığından bu hususun eleştirilmesi ile yetinildiği, 1 08... parsel sayılı taşınmaz yönünden ise krokide (A) harfiyle gösterilen 3.846,33 m²lik kısmının % 8-11 eğimli olduğu, bu kısım üzerinde sıralı dikim 25-30 yaşlarında kapama dikme zeytin ağaçları bulunduğu, önceki yıllarda sürülüp işlenerek ... ekildiği, toprak muhafaza karakteri taşımadığı, 1953-1957-1976 tarihli hava fotoğraflarında bitki formu bulunmayan açık alanda kaldığı, 1995 tarihli hava fotoğrafında sıralı dikim küçük bitki formu olan açık renkli alanda kaldığı, 2012 tarihli hava fotoğrafında üzerinde sıralı dikim ağaç ve küçük bitki formu bulunduğu, amenajman planında Z rumuzlu ziraat alanında kaldığı, 1953 yılında zilyet altına alınarak imar ihyasının tamamlandığı, 1995 yılına kadar ... ekilerek tarımsal amaçlı kullanıldığı, 1995 yılından 2020 yılı dava (tespit) tarihine kadar mahsuldar zeytinlik olarak kullanıldığı, dava konusu 1 08... parsel sayılı taşınmazın krokide (B) harfiyle gösterilen 5.226,98 m²lik kısmının ise, % 22 eğimli olduğu, bu kısım üzerinde sıralı dikim 10-12 yaşlarında zeytin ağaçları bulunduğu, toprağının tarımsal nitelikte olduğu, bu kısmın eğiminin % 12'den fazla olmasına rağmen üzerinde kapalılık teşkil eden orman bitkisi olmayıp 4785 sayılı Kanuna tabi olmaması, toprak erozyonu ve arazide yıkınma, aşınma ve erozyon tehlikesi olmaması nedeniyle toprak muhafaza karakteri taşımadığı, 1953-1957-19 76... tarihli hava fotoğraflarında münferit ve dağınık boşluklu kapalılıkta küçük bitki formu bulunan hafif açık ve hafif koyu renkli alan olduğu, 2012 tarihli hava fotoğrafında üzerinde sıralı dikim ağaç ve küçük bitki formu bulunduğu, amenajman planında Z rumuzlu ziraat alanında kaldığı, 1953 yılından, 2000'li yıllarından ortasına kadar üzerinde maki elemanları bulunduğu, sürülüp işlenmediği, 15 yıla yakın zamandır zeytinlik olarak tarımsal faaliyete konu edildiği, 1 08... parsel sayılı taşınmazın tamamının 1971 yılı tesis kadastrosunda çalılık ve orman değerlendirmesi ile tapulama harici alanda bırakılmış ise de, 23.03.1988'de ilan edilen orman kadastrosunda orman sayılmayan alanda bırakıldığı, 1 08... parsel sayılı taşınmazın tamamının 6831 sayılı Kanun'un 1. maddesinde ve 1/j maddesinde tanımlanan orman sayılan yerlerden olmadığı, dava konusu 1 08... parsel sayılı taşınmazın krokide (A) harfiyle gösterilen kısmı yönünden davalılar lehine imar ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile iktisap koşullarının oluştuğu, krokide (B) harfiyle gösterilen kısmı yönünden imar-ihyasının tamamlanmasından itibaren kadastro tespit gününe kadar 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği süresinin tamamlanmadığı gerekçesiyle davacı ... vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu 1 08... parsel sayılı taşınmazın (A) harfiyle gösterilen kısmında da davalıların zirai faaliyetinin süreklilik arz etmediğini, zilyetliklerinin 20 yıldır sürmediğini, imar ve ihyanın tamamlanmadığını beyan ederek, 1 08... parsel yönünden kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu 1 08... parsel sayılı taşınmazın (A) harfiyle gösterilen kısmı üzerinde davalılar lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/1984, K. 2026/3406, T. 12.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-1984-e-2026-3406-k-f42c77bd497f