Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1889 E. 2025/6201 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1889
Karar No
2025/6201
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2898 E., 2025/228 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ceyhan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/189 E., 2024/224 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sonucunda; Adana ili Ceyhan ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında ve tapuda ... adına kayıtlı bulunan eski 276 parsel sayılı, 18.640 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz 106 ada 33 parsel numarasıyla ve 16.696,80 metrekare yüzölçümlü olarak; eski 277 parsel sayılı 4.610 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz 106 ada 30 parsel numarasıyla ve 3.740,32 metrekare yüzölçümlü olarak; Hazine adına kayıtlı bulunan eski 275 parsel sayılı, 6.750 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise 106 ada 31 parsel numarasıyla ve 7.611,62 metrekare yüzölçümlü olarak olarak tespit edilmiştir. 2.Davacı vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında müvekkillerine ait taşınmazların sınırlarının hatalı belirlendiğini ve bu yanlışlığın Hazineye ait 106 ada 31 parsel sayılı taşınmazdan kaynaklandığını ileri sürerek sınırın doğru şekilde belirlenmesini talep ve dava etmiştir. II. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "106 ada 33 parsel numaralı taşınmazın kuzey sınırında 37 ve 38 parseller ile ortak sınırının mevzuat hükümlerine uygun olarak sabit sınır olarak değerlendirildiği, doğusunda bulunan yol ile olan sınırının da mevzuat hükümlerine uygun olarak sabit ve geçerli sınır olduğu, batısında 34 parsel ile olan ortak sınırının geçerli sınır tipi ile oluşturulmuş olduğu, güneyinde 31 nolu kanal parseli ile olan ortak sınırının geçerli sınır tipinde oluşturulduğu ancak, sınırın teknik evrak paftası ile uyumlu olmadığı, 106 ada 31 numaralı parselin kamulaştırma beyannamesine uygun olarak Hazine adına "kanal" vasfında 6750,00 m2 ve 106 ada 33 parselin de tarla vasfında ve 17.557,00 m2 alan ile tapuya tescil edilmesi gerektiği, ortak sınırın uzun süreli olması ve yenileme kadastrosunda göz önüne alınmamasının hatalı olduğu "gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. III. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "bilirkişi raporlarına göre İlk Derece Mahkemesince 22/2-a uygulaması ile davalıya ait taşınmaza dahil edilen kısmın belirlenerek tapusunun iptali ile davacının parseline dahil edilmesine dair davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; Usul ve kanuna aykırı olan kararın kaldırılması gerektiğini beyan etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kadastro Kanunu 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/1889, K. 2025/6201, T. 06.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-1889-e-2025-6201-k-507218c0dab2