Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1881 E. 2026/3713 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1881
- Karar No
- 2026/3713
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/35 E., 2025/2 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Çorum ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun geçici 8. maddesine istinaden yapılan kadastro sırasında, 1 51... parsel sayılı 1.493,56 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla vasfıyla davalılar ... ve müşterekleri adına eşit hisselerle tespit edilmiştir. 2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, öncesinin orman olduğunu ve zilyetlikle mülk edinme koşullarının davalılar yararına gerçekleşmediğinin ileri sürerek,taşınmazın Hazine adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın uzun yıllardır müvekkili ve evvelki maliklerce kesintisiz ve aralıksız olarak eklemeli olarak zilyet edildiğini ve Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olmadığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 23.05.2016 tarihli ve 2016/463 Esas, 2016/209 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 08.06.2021 tarihli ve 2021/2831 Esas, 2021/5035 Karar sayılı ilamıyla "... ziraatçi bilirkişi kurulundan taşınmazın niteliği, üzerinde sürdürülen zilyetliğin şekli ve süresi yönünden ayrıntılı rapor alınmadığı, yine söz konusu hususların tespiti amacıyla yöntemine uygun şekilde hava fotoğrafı incelemesi yaptırılmadığı ve çekişmeli taşınmazın sınırında dere olduğu halde jeoloji mühendisi bilirkişiden rapor alınmadığı, bu sebeplerle sağlıklı bir sonuca ulaşmak için Mahkemece öncelikle, tespit tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait dava konusu taşınmazın bulunduğu yere ilişkin stereoskopik hava fotoğrafları, temin edilebilen en eski ve tespit tarihine en yakın ortofoto ve uydu fotoğrafları getirtilerek dosya arasına konulması ve bundan sonra mahallinde fen bilirkişisi, jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisi, jeoloji mühendisi bilirkişisi ve üç kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulunun katılımıyla yeniden keşif yapılması" gereğine değinilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... dava konusu parselin hava fotoğrafında tarla olarak gözükmesi karşısında zirai amaçlı imar ihyasının en geç 1952, yılında tamamlandığı, bilinen en eski zilyetlerin taşınmazı tarla olarak kullandığı, en eski maliklerden intikalen mirasçı davalılara kadar eklemeli olarak tarla olarak sürdürdüğü, her ne kadar 2005 yılından sonra parselin zirai amaçla kullanılmadığı ..." gerekçesiyle davanın reddine tespit gibi tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; orman araştırmasının yetersiz olduğunu, mera araştırmasının yapılmadığını, davalı lehine zilyetlikle kazanma koşullarının oluşmadığını, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu ileri sürerek, hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, kadastro tespitine itiraza ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,02.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.