Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2026/1947 E. 2026/3691 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1947
- Karar No
- 2026/3691
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2007/294 E., 2011/99 K.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında, Muğla ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 39... parsel sayılı 11.158,45 m² yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle zeytinlik vasfıyla ...; 1 39... parsel sayılı 14.974,10 m² yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle zeytinlik vasfıyla ...; 1 39... parsel sayılı 4206,13 m² yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle zeytinlik vasfıyla ... ve arkadaşları adına tespit edilmiştir. 2. Davacı ... İdaresi temsilcisi asıl ve birleşen dosyalara sunduğu dava dilekçelerinde; dava konusu taşınmazların orman sınırları içinde bulunduğunu ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazların orman olan bölümlerinin orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. 3. Asli müdahil ... müdahale dilekçesinde; dava konusu 1 39... parsel sayılı taşınmaz hakkında yapılan kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ..., dava konusu taşınmazların kendilerine miras yoluyla intikal ettiğini, dava konusu 1 39... parsel sayılı taşınmazın bulunduğu yerdeki orman tahdit noktaları arasındaki mesafe ve açıların farklı olduğunu, orman tahdit dosyasındaki aslına uymadığını, 1948 yılında yapılan orman tahdit tutanağında 10715, 10716, 10718, 107 19... numaralı orman tahdit noktalarıyla çevrili ve orman dışında kalan yerin 50 dönüm vüsatında olduğunun belirlendiğini, yapılan bu tahdidin 1949 yılında kesinleştiğini, bu araziden başka 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun'a (3573 sayılı Kanun) göre ağabeyi ... adına 28 dönüm miktarında zeytincilik tapusu alındığını, 182 numaralı Orman Kadastro Komisyonu tarafından 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde uygulama çalışmasında düzenlenen haritanın incelenmesinde dava konusu yerin ormanla hiçbir ilişkisi olmadığının anlaşılacağını, ağabeyi ile yaptıkları taksim sonucu 1 39... ve 16 parsel sayılı taşınmazların kendisine, 15 parsel sayılı taşınmazın ağabeyi ...'a kaldığını, taşınmazların evveliyatının belirtilen 50 dönümlük ziraat arazisi ve 28 dönümlük zeytincilik tapusundan geldiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı ..., dava konusu taşınmazın Devlete ait iken 1948 yılında zeytinlik olarak imar-ihya edilmesi amacıyla kendisine verildiğini, taşınmazı imar-ihya ederek zeytinlik haline getirdiğini, 1951 yılında tapusunu aldığını, 1948 yılından bu yana taşınmazı zeytinlik vasfıyla kullandığını, taşınmazın ormanla ilgisinin bulunmadığını, sınırlarında herhangi bir değişiklik olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan keşifler, düzenlenen bilirkişi raporları, getirtilen kayıtlar, taraf, mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ve tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi sonucunda, dava konusu 1 39... ve 16 parsel sayılı taşınmazların tamamı ile 15 parsel sayılı taşınmazın orman ve fen bilirkişisinin 04.02.2011 tarihli müşterek rapor ve ekinde bulunan 3 numaralı krokide (A) harfi ile gösterilen 12635,45 m²lik kısmının daha önceden bir bütün olduğu ve davalı ... adına 3573 sayılı Kanun uyarınca verilen 19.03.1951 tarihli ve 28,000 m² yüzölçümlü tapu kaydının bulunduğu, davalılar ... ve ...'ın kardeş oldukları, ...'ın dava konusu 1 39... ve 16 numaralı parselleri kardeşi ...'a verdiği, dava konusu 1 39... parsel sayılı taşınmazın 04.02.2011 tarihli bilirkişi raporu ekinde yer alan 3 numaralı krokide (A) harfi ile gösterilen 12635,45 m²lik bölümünün 19.03.1951 tarihli ve 50 cilt numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığı, (B) harfi ile gösterilen 2338,75 m²lik bölümünün ise 1958 tarihli memleket haritasında açık alanda göründüğü, buranın kesinleşmiş orman tahdit sınırları dışında kaldığı, taşınmaz içerisinde zeytin ağaçlarının olduğu, davalı ...'ın 50 seneden fazla bir süredir bu kısım içerisinde yer alan zeytin ağaçlarından tasarruf ederek taşınmazı zilyetliğinde bulundurduğu, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14. maddesindeki koşulların davalı ... yönünden gerçekleştiği gerekçesiyle, davacı ... İdaresince açılan asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı reddine, dava konusu Muğla ili ... ilçesi ... köyü 1 39... ve 15 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespiti gibi tapuya tesciline, asli müdahil ...'ın davasının kabulüne, dava konusu Muğla ili Fethiye ilçesi Gökben köyü 1 39... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile ... adına tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazlar hakkında 3402 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yapılan kadastro çalışmaları sırasında 3116 sayılı Orman Kanunu'na (3116 sayılı Kanun) göre yapılıp kesinleşen orman tahdit sınırlarına uyulmadığını, İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporları esas alınarak davanın reddi yönünde hüküm tesis edildiğini, kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek, hükmün bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların kesinleşen orman sınırları içinde kalıp kalmadığı, davalıların dayandığı tapu kaydının dava konusu taşınmazları kapsayıp kapsamadığı ve taşınmazlar üzerinde zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince yukarıda yazılı şekilde karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Şöyle ki, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 15.12.2011 tarihli ve 2011/9902 Esas, 2011/14849 Karar sayılı geri çevirme kararından sonra fiziki dosyanın bulunamadığı gerekçesiyle ihya edilen dava dosyasının incelenmesinde, dava konusu taşınmazların bulunduğu yerde 3116 sayılı Kanun kapsamında 1948 yılında orman tahdidi yapıldığı, ilgili tahdit tutanağında "......'a ait 03.03.1947 tarih ve 136 varak cilt 2 ve 30.01.1947 taahhütname tarihli 165/5 taahhütname numaralı 50 dönüm vüsatında şarken Yunus Bekçi deliceliği, garben ... Dana deliceliği, şimalen ... Dana deliceliği, cenuben koca kesme taşları hudutlarıyla mahdut zeytin ruhsat tezkeresi ... tarafından komisyonumuza ibrazla zeytinli tarlasının Devlet ormanından harice bırakılmasını talep etmesi üzerine mahalline gidildi. Hakikaten tarla içerisinde pek çok adette meyve veren ve vermek üzere bulunan zeytin ağaçlarıyla kaplı bulunduğu ve hakikaten imar ve ihya edildiği görüldükten sonra hudut tatbikatı yapıldı..." ifadelerinin yer aldığı, geri çevirme kararı sonrasında orman ve fen bilirkişisi tarafından düzenlenen 02.05.2025 tarihli bilirkişi raporu ekinde yer alan krokide ... tarafından sunulan taahhütnameye istinaden 10715, 10716, 10717, 10718, 107 19... orman tahdit numaralarıyla sınırlandırılarak orman içi parseli olarak orman tahdit sınırları dışında bırakılan yerin P.11 numaralı poligon olarak gösterildiği, ...'ın orman tahdit komisyonuna yapmış olduğu itiraz üzerine orman sınırları dışında bırakılan ve yukarıda belirtilen bilirkişi raporu ekindeki krokide P.11 numaralı iç poligon şeklinde gösterilen alanın, 3116 sayılı Kanun uyarınca düzenlenen orman tahdit krokisinde gösterilen yer ile de uyumlu olduğu, buna göre ... adına 3573 sayılı Kanun kapsamında düzenlenen tapu kaydının orman tahdidi dışında bırakılan 1 39... parsel ile 1 39... parsel sayılı taşınmazın bir bölümünü kapsadığı, 1 39... parsel sayılı taşınmazın kuzey ve güneyinde kalan bölümleri (01.12.2008 tarihli orman ve fen bilirkişi tarafından düzenlenen bilirkişi raporu ve ekindeki krokide gösterilen 1 39... parsel sayılı taşınmazın (A) harfiyle gösterilen 3464,07 m² ve (A1) harfi ile gösterilen 3859,40 m²lik yeşil renkle taralı toplam 7323,47 m²lik bölümü), 1 39... parsel sayılı taşınmazın kuzey ve güneyinde kalan bölümleri ve 1 39... parsel sayılı taşınmazın tamamının kesinleşen orman tahdit sınırları içinde kaldığı anlaşılmakla, bu taşınmaz bölümleri yönünden Orman İdaresince açılan davanın kabulü gerekirken reddi doğru görülmemiştir. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince dosyanın daha önce rapor düzenleyen fen ve orman bilirkişisine tevdi ile 02.05.2025 tarihli bilirkişi raporu ekinde yer alan krokide ... tarafından sunulan taahhütnameye istinaden 10715, 10716, 10717, 10718, 107 19... orman tahdit numaralarıyla sınırlandırılarak orman içi parseli olarak orman tahdit sınırları dışında bırakılan kırmızı noktalarla gösterilen P.11 numaralı alan dışında kalan dava konusu 1 39... ve 15 parsel sayılı taşınmaz bölümlerinin yüzölçümünün tespit edilerek infaza elverişli koordinatlı kroki içerir ek rapor alınması, taşınmazların kadastro tespitinin iptali ile ek rapor ile belirlenecek 1 39... ve 15 parsel sayılı taşınmaz bölümleri ve dava konusu 1 39... parselin tamamının orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekmektedir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, İlk Derece Mahkemesince yanılgılı değerlendirme sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. V. KARAR Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.