Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1599 E. 2026/2213 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1599
- Karar No
- 2026/2213
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1056 E., 2024/1898 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Aydın Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/99 E., 2023/48 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ...Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, mera olarak özel siciline kayıtlı bulunan eski 1054 parsel sayılı ve 17.181,51 m² yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 1 94... parsel sayılı ve 16.549,34 m² yüzölçümüyle tespit edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi gereğince uygulama kadastro çalışmaları sonucunda davaya konu taşınmazın yüzölçümünün azaldığını ileri sürerek, uygulama kadastrosundaki hatanın düzeltilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "...Dava konusu 1 94... (eski 1054) parselin bu kadastro tespiti sonunda itirazsız ve davasız olarak mera vasfı ile 16.400 m² olarak tapuya tescil edildiği, 3402 sayılı Kanun'un 41. maddesi kapsamında yapılan uygulama ile yüzölçümünün 17.181,51 m² olarak düzeltildiği, davaya konu taşınmazın güneyinde yolun yer aldığı, davaya konu taşınmazın kuzeyinde davalı gerçek kişilerin yer aldığı, parselin kuzeyinde yer alan 1 94... (eski 1003) parselle olan sınırında tesis kadastrosu sırasında sınırlandırma hatası yapıldığı, 2010 yılında hatalı zemin ve pafta üzerinden, zemin durumu nazara alınmadan yüzölçüm düzeltmesinin yapıldığı, yapılan işlemin yanlış olduğu; güncelleme kadastrosunda bulunan yüz ölçümü ile tesis kadastrosu ölçülerine göre hesaplanan doğru yüzölçümü arasındaki farkın yanılma sınırları içerisinde kaldığı; güncelleme kadastrosunda bu hataların düzeltildiği, güncelleme kadastrosunda belirlenen sınırı ile tesis kadastrosunda tespit edilen sınırının birbiriyle uyumlu olduğu; bu uyumun 19 66... tarihli hava fotoğrafları, harita ve ortafolar tarafından doğrulanıp, belgelendiği, güncelleme kadastrosunda hata bulunmadığı; davalı gerçek kişilerin taşınmazlarında güncelleme kadastrosunda meydana gelen artışın alanı azaldığı ileri sürülen Hazine parselindeki artışla ilgi ve irtibatının bulunmadığı..." gerekçesiyle davanın reddine, taşınmazın uygulama kadastrosundaki tespit gibi tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile (İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.