Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/741 E. 2026/2760 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/741
- Karar No
- 2026/2760
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1264 E., 2023/1435 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Milas Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2019/9 E., 2021/315 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı birleşen dosya davacıları/asli müdahiller ..., ... ve ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında, ...Mahallesi çalışma alanında bulunan 3 00... , 3 03... ve 4 56... parsel sayılı sırasıyla 8.042,47 m², 7.947,81 m² ve 12.226,35 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, satış ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla vasfıyla ... adına tespit edildikten sonra, taşınmazlar hakkındaki tespite yönelik itirazla kadastro komisyonunca reddedilmiştir. 2. Davacı ... dava dilekçesinde; .....Mahallesi 3 03... , 3 02... ve 4 56... parsel sayılı taşınmazların babasından kendisine, babasına da annesinden intikal ettiğini, davalı ...'in bu taşınmazlar üzerinde hiçbir zilyetlik ve mülkiyet ilişkisi bulunmadığını ileri sürerek, taşınmazların kadastro tespitinin iptali ile adına tesciline karar verilmesini talep etmiş; bilahare, 06.03.2019 tarihli beyan dilekçesiyle 3 02... parsel sayılı taşınmazın babası .....den direkt kendisine intikal eden yerlerden olduğunu, annesinden gelen bir yer olmadığını bildirmiştir. 3. Birleşen 2019/20 Esas sayılı dosya davacısı ... vekili dava dilekçesinde; ..... 56... parsel sayılı taşınmazın müvekkilinin annesi ....'den intikal ettiğini, 80-90 yıldan bu yana ailesinin, sonrasında da müvekkilinin zilyet ve tasarrufunda bulunduğunu, davalı ...'in işbu taşınmaz üzerinde hiçbir hakkının bulunmadığını, mahalli bilirkişi olarak görev yapması nedeniyle başkalarına ait taşınmazları usulsüz olarak kendi üzerine kaydettirdiğini ileri sürerek, taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiş; bilahare, 11.12.2020 havale tarihli müdahale dilekçesiyle asli müdahale talebinin kabulüne, 3 00... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile 3.244,16 m²lik kısmının müvekkili adına tesciline karar verilmesini istemiştir. 4. Birleşen 2019/49 Esas sayılı dosya davacısı ... dava dilekçesinde; ..... Mahallesi 4 56... , 3 00... ve 3 02... parsel sayılı taşınmazların zilyetliğinin atalarından bu yana kendilerine ait olduğunu, davalı ...'in kadastro çalışmalarında bilirkişi olarak görev alıp taşınmazları kendi adına yazdırdığını ileri sürerek, taşınmazların kadastro tespitinin iptali ile ... mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiş, keşif sırasında alınan beyanında 3 02... parsel sayılı taşınmaz yönünden talebinin bulunmadığını ifade etmiş; bilahare, davacı vekili 30.12.2020 havale tarihli müdahale dilekçesi ile asli müdahale talebinin kabulüne, 3 03... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. 5. Birleşen 2019/62 Esas sayılı dosya davacısı ... dava dilekçesinde; ..... Mahallesi 3 00... ve 3 02... parsel sayılı taşınmazların ... mirasçıları ile ... mirasçıları adına tespit edilmesi gerekirken ... adına tespit edildiğini ileri sürerek, taşınmazların kadastro tespitinin iptali ile ... ile ... mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiş, keşif sırasında alınan beyanında 3 02... parsel sayılı taşınmaz yönünden talebinin bulunmadığını, talebine konu yerin 4 56... parsel sayılı taşınmaz olduğunu ifade etmiş; bilahare, davacı vekili 30.12.2020 havale tarihli müdahale dilekçesi ile asli müdahale talebinin kabulüne, 4 56... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. 6. Birleşen 2019/103 Esas sayılı dosya davacısı Hazine vekili dava dilekçesinde; ..... Mahallesi 3 03... parsel sayılı taşınmazın davalı adına tespit edildiğini, ancak taşınmaz üzerinde herhangi bir tarımsal faaliyette bulunulmadığını, taşınmaz üzerinde çalılık ve taşlık alanlar bulunduğunu, kısmen açıklık olduğunu, etrafının çevrili olmadığını ileri sürerek, taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili asıl ve birleşen dosyalara sunmuş olduğu cevap dilekçelerinde; dava konusu taşınmazları müvekkili olan davacının ....'den satın aldığını, satın aldığı tarihten bu yana nizasız ve fasılasız kullandığını, dava konusu 4 56... ve 3 00... parsel sayılı taşınmazların bir bütün iken aradan yol geçmesi nedeniyle iki ayrı taşınmaz haline geldiğini, ... ve ....'in ailesinden kalan malları 1970 veya daha önceki bir tarihte kendi aralarında taksim ettiklerini, dava konusu yerlerin .....'e bırakıldığını, ....in de taşınmazları davalıya sattığını, davalı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğunu belirterek, asıl ve birleşen davaların reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "dava konusu 3 03... parsel sayılı taşınmazın dört tarafının ormanla çevrili olması nedeniyle orman içi açıklık olduğu, bu nedenle zilyetlikle kazanılamayacağı, diğer taraftan dava konusu 3 00... , 4 56... ve 3 02... parsel sayılı taşınmazların davacıların neneleri ... ve ...'in annesinden kalma olduğu ve mirasın ne zaman taksim edildiği hususlarının davacılar tarafından ispat edilemediği, kadastro tespit tarihi itibarıyla muristen intikal ettiği belirtilen taşınmazın davalının müstakil zilyetliğinde olduğu, davacı ...'in 3 00... parsel yönünden talebi olmadığını beyan etmesine rağmen davalı ile 27.01.2020 tarihli sözleşme yaptığı, 1992 yılından bu yana Kuşadası'nda yaşaması nedeniyle dava konusu parselleri kullanmadığı, yine davacılardan ...'in ... mirasçıları ile ... mirasçıları adına, diğer davacılar ... ve ...'in kendi adlarına tescil talep ettiği, taksim hususunun taraflarca dahi bilinmediği" gerekçesiyle, asıl ve birleşen 2019/20 Esas, 2019/49 Esas ve 2019/62 Esas sayılı dosyalar davacılarının davalarının ayrı ayrı reddine, dava konusu ...... Mahallesi 4 56... ve 3 00... parsel sayılı taşınmazların 10.12.2018 tarihli kadastro komisyon tutanağında kabul edilen 01.08.2008 tarihli kadastro tespiti gibi tapuya tesciline, 3 02... parsel sayılı taşınmazın davalı adına tespit gibi tapuya tesciline, birleşen 2019/103 Esas sayılı dosya davacısının davasının kabulüne, 3 03... parsel sayılı taşınmazın kadastro komisyon tutanağının iptali ile taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, asli müdahiller ..., ... ve ...'in taleplerinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı birleşen dosya davacıları/asli müdahiller ..., ... ve ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "tüm dosya kapsamına göre, davacılar ve asli müdahiller vekilleri tarafından, davalı tespit maliki ... aleyhine askı ilan süresi içinde kadastro tespitine itiraz istemi ile açılan davanın yapılan yargılaması sonunda, İlk Derece Mahkemesince yapılan keşif sonunda düzenlenen eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritalarına dayalı, denetime elverişli, bilimsel ve teknik veriler içeren fen, ziraat ve orman bilirkişilerinden oluşan teknik bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen müşterek bilirkişi raporuna göre, dava konusu taşınmazların her ne kadar 1954 tarihli hava fotoğraflarında tarım amaçlı kullanıldıkları görülse de, 1970'li ve 1980'li yıllardan sonra kullanımlarının terk edildiği, hali hazırda kısmen kayalık, taşlık, kısmen çam ağaçları ve maki ile kaplı oldukları, tarım dışı "çamlık, çalılık, makilik, ham toprak" vasfı taşıdıkları, tespit tarihi olan 2008 yılından geriye doğru 20 yıl aralıksız zilyetlikle kazanma şartının gerçekleşmediği, dava konusu taşınmazlardan 3 03... ve 3 02... parsel sayılı taşınmazların dört tarafının ormanla çevrili bulunduğu, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17/2. maddesinde düzenlenen orman içi açıklık niteliğinde olduğu, 1992 yılı hava fotoğrafında dava konusu taşınmazların tümünün çamlık ve çalılık olarak göründüğü ve orman oldukları, taşınmazların özel mülkiyete elverişli yerlerden olmadığının anlaşıldığı, davacı Hazinenin dava konusu ettiği 3 03... parsel sayılı taşınmazın orman olması nedeniyle davacı Hazinenin davasının kabulüne, imar ihya ve tespit tarihinden geriye doğru 20 yıl aralıksız, nizasız, malik sıfatıyla zilyetlik şartlarının gerçekleşmediği, kadastro tespit tarihi itibariyle davacı kişiler yararına 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 7 13... sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14... . maddelerinde belirtilen mülkiyeti kazanım koşullarının oluşmadığı, bu yönüyle davacı ve asli müdahiller ..., ... ve ...'in davasının reddine ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu" gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı asli müdahiller ..., ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili ... yönünden 3 00... parsel sayılı taşınmaza ilişkin müdahale talebinde bulunduklarını, ancak delillerinin toplanmadığını, taşınmazın müvekkilinin murisi ...'den intikal ettiğini, Almanya'da yaşayan müvekkili tarafından Türkiye’ye ziyaretlerinde imar ve ihya edilen, müvekkilinin zilyet ve tasarrufu altında bulunan bir taşınmaz olduğunu, dosyaya ibraz edilen 3 00... parsel sayılı taşınmaza ilişkin kullanım durumunu gösterir ölçüm krokisinde (C) harfiyle gösterilen 3.244,16 m²lik kısmın ..., (A) harfiyle gösterilen 890,56 m²lik kısmın ise ... tarafından kullanıldığını, müvekkili ... yönünden 4 56... parsel sayılı taşınmaza ilişkin, müvekkili ... yönünden ise 3 03... parsel sayılı taşınmaza ilişkin müdahale talebinde bulunulduğunu, delillerin ibraz edildiğini ancak toplanmadığını, dava konusu taşınmazların müvekkiline murislerinden intikal ettiğini, davalının bölgede yapılan kadastro çalışmalarında bilirkişi olarak görev yapmak suretiyle onlarca taşınmazı kendi üzerine kaydettirdiği hususunun müvekkilleri tarafından tespit edilmiş ve bildirilmiş olmasına rağmen nazara alınmadığını, tanık beyanlarının iddialarını desteklediğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili katılma yoluyla sunmuş olduğu temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde belirttikleri hususların gereği gibi yeterli olarak irdelenmediğini, dava konusu 3 03... parsel sayılı taşınmazın bilirkişi raporlarında görüldüğü gibi zeytinlik olduğunu, toprak yapısı itibarıyla ormana komşu olsa da, zeytinlik vasfıyla tarımsal amaçla kullanıldığını belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu 3 03... parsel sayılı taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı ve temyiz incelemesine konu tüm taşınmazlar üzerinde davacı/asli müdahiller yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. 1. Davacı asli müdahiller ..., ... ve ... vekilinin, dava ve temyiz konusu 3 00... ve 4 56... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı/asli müdahiller ..., ... ve ... vekilinin dava konusu 3 00... ve 4 56... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacı asli müdahiller ..., ... ve ... vekili ve davalı ... vekilinin dava konusu 3 03... parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; a. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, davalı ... vekilinin tüm, davacı/asli müdahiller ..., ... ve ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. b. Ancak, 3402 sayılı Kanun'un 1. maddesi uyarınca kadastro hakimi doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak ve taşınmaz hakkında sicil oluşturmaya elverişli şekilde karar vermek zorundadır. Buna göre; İlk Derece Mahkemesince, dava konusu 3 03... parsel sayılı taşınmazın kadastro komisyon kararının iptali yerine, kadastro komisyon tutanağının iptaline karar verilmesi, hükmün infazında tereddüte sebebiyet vereceğinden usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmekte ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370/2. maddesi hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle, davacı asli müdahiller ..., ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile dava konusu 3 00... ve 4 56... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, Yukarıda (2.a) numaralı bentte açıklanan sebeplerle, davalı ... vekilinin tüm, davacı asli müdahiller ..., ... ve ... vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, Davacı asli müdahiller ..., ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının, yukarıda (2.b) numaralı bentte açıklanan sebeplerle kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA ve İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının "birleşen 2019/103 Esas sayılı dosya yönünden" başlıklı bölümünün (1) numaralı bendinde yer alan "kadastro komisyon tutanağının" ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine "kadastro komisyon kararının" ifadesinin yazılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.