Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/6620 E. 2026/2471 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6620
Karar No
2026/2471
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/21 E., 2024/120 K. .

İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ... ili ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışması sırasında, 9 51... parsel sayılı 18.193,94 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağın beyanlar hanesine, "taşınmaz üzerindeki zeytin ağaçları ... kullanımındadır" şerhi yazılarak; 9 51... parsel sayılı 6.230,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağın beyanlar hanesine, "taşınmaz üzerinde 1. derecede arkeolojik sit alanı bulunmaktadır" şerhi yazılarak ve 9 51... parsel sayılı 1.146,86 m² yüzölçümündeki taşınmaz ise, "... ve hissedarları tarafından zeytin bahçesi olarak kullanıldığı ve Erzin 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/18 Esas sayılı dosyasında dava konusu oldukalrı" belirtilerek, malik haneleri boş olarak tespit edilmiştir. 2. Davacılar ... ve arkadaşları vekili, Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; müvekkili olan davacıların murisi Yaşar Doğanç'ın ... ili ... Köyü sınırları içerisinde bulunan 30.000 m² taşınmazı 25 yıl önce zeytinlik olarak ihya ettiğini, murisin vefatı sonrasında da taşınmazın davacılar tarafından kullanıldığını, taşınmaz üzerinden 1992-1993 yıllarında yol geçtiğini bu esnada zeytin ağaçlarının bedelinin Karayolları tarafından davacılara ödendiğini, dava konusu taşınmazın kıraç arazi olduğunu, davacıların murisi tarafından ihya edilerek zeytin ağaçlarıyla kullanıma açıldığını, taşınmazın orman arazisi içinde de kalmadığını belirterek, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davacılar adına tescilini talep ettikten sonra, yargılama sırasında sunduğu ıslah dilekçesi ile; dava dilekçelerinde davacıların zilyetliğinde bulunan 30.000 m² için dava açtıklarını sehven taşınmazın bir kısmını dava dilekçelerinde beyan etmediklerini, davaya konu edilen taşınmazın yanında davacıların zilyetliklerinde bulunan 5.000 m²lik zeytinliğin de dava konusu yapılması için dava dilekçelerini ıslah ettiklerini, dava konusu taşınmazın davacıların murisi sonrasında da davacılar tarafından kullanıldığını, taşınmaz üzerinden 1992 - 1993 yıllarında otoban geçtiğini, taşınmazın iki kısma ayrıldığını, taşınmazın bir kısmının otobanın üst kısmında diğer kısmı ise alt tarafta kaldığını, Karayolları tarafından yol yapımı sırasında zayi olan zeytin ağaçlar için davacılara ödeme yapıldığını belirterek, taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davacılar adına tescilini talep etmiştir. 3. Asliye Hukuk Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, dava konusu taşınmazlar hakkında kadastro tutanağı düzenlendiğinden bahisle görevsizlik kararı verilerek dosya Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.

II. CEVAP 1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava değerinin rayiç değere göre belirlenip, eksik harcın ikmal edilmesinin gerektiğini, dava konusu yerin 1/25.000 ölçekli memleket haritasında orman ve orman toprağı niteliğinde yeşil boyalı olarak gösterildiğini, bu nedenle de Orman Genel Müdürlüğünün davaya dahil edilmesi gerektiğini, davacıların taşınmazı malik sıfatı ile kullanıp kullanmadığının belirlenmesi açısından delillerin toplanılarak karar verilmesine ve davacının iddialarının maddi olgulara dayanmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; idarenin söz konusu yerde herhangi bir kamulaştırmasının olmadığını, taşınmazın Toprakkale - İskenderun Otoyoluna cepheli ancak kamulaştırma koridoru dışında kaldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. 3. Davalı ... Belediyesi vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazda kazandırıcı zamanaşımı ile zilyetlik şartlarının oluşmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece (Kadastro) Mahkemesince, kadastro tutanak aslı ve ekleri ile aktarılan dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonucunda, ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararla, "11.07.2024 tarihinde keşif yapılarak dava dosyasının kapsamının belirlendiği, buna göre 09.08.2024 tarihli Fen Bilirkişi raporuna göre Erzin Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/18 Esas sayılı dava dosyasında 25.08.2014 tarihli raporda (A) harfi ve 1147,00 m² yüzölçümü ile gösterdiği taşınmazın 9 51... nolu parsel ile aynı yer olduğu, (B) harfi ve 18.194,73 m² yüzölçümü ile gösterdiği taşınmazın 9 51... nolu parsel ile aynı yer olduğu, (C) harfi ve 6.229,97 m² yüzölçümü ile gösterdiği taşınmazın 9 51... nolu parsel ile aynı yer olduğu; dava konusu taşınmazların 1964 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında leçelik olarak tespit dışı bırakıldıkları, bu hali ile imar ve ihyaya muhtaç oldukları, taşınmazların nazım imar ve uygulama imar planı dışında kaldıkları, davacılar ve bayii adına belgesiz kaydı bulunmadığının anlaşıldığı, 3402 sayılı Kanun'un 14. ve 17. maddeleri uyarınca taşınmazların kazanılabilmesi için, emek ve masraf sarfı suretiyle imar-ihya işlemlerinin tamamlanarak tarıma elverişli hale getirilmesi ve bu işlemlerin tamamlanmasından sonra kazanmayı sağlayacak zilyetlik süresinin (20 yıl) geçmesinin zorunlu olduğu, taşınmazların ... ili ... Mahallesinde 2008 yılında kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde orman sayılmayan alanda kaldıkları, en eski memleket haritası, amenajman haritası ve hava fotoğrafları gereğince inceleme yapıldığında taşınmazların evvelinin orman olmadığı ve toprağının muhafaza karakteri taşımadığı, çevresinde de orman bulunmadığı, taşınmazlar üzerinde zilyetlikle kazanma koşullarının sağlanabileceği, taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu'na göre orman sayılmayan yerlerden oldukları gibi orman içi açıklık niteliği de taşımadıkları, devletin hüküm ve tasarrufu altında olmayıp zilyetlikle kazanılabileceği anlaşılan taşınmazların üzerinde aktarılan tescil davasının açılış tarihi olan 2010 yılına kadar davacıların kazanmaya yarar 20 yıllık eklemeli zilyetlik süresinin dolması gerektiği, evveli leçelik olan taşınmazlarda hava fotoğraflarından da anlaşılacağı üzere delicelerin bulunduğu ve 1992 tarihli hava fotoğrafında dahi parsellerin çalılık, zeytinlik ve kayalık oldukları, taşınmazların 1. derece deprem bölgesinde bulunup zeminlerinin %90 bazalt kayalarla kaplı olduğu, dosya arasında alınan fotoğraflardan da anlaşılacağı üzere yer yer taşınmazların büyük kısmının bu kayalıklarla kaplı olduğu, nitekim ziraat bilirkişi raporunda da delice zeytin ağaçlarının aşılama yaşlarının 35 olabileceği, ancak taşınmazlarda herhangi bir kültürel işlem yapılmadığı, sulama imkanı bulunmadığı belirtilmiş olmakla davacılar yararına 2010 yılına kadar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla iktisap koşullarının oluşmadığı" gerekçesiyle davanın reddine, 9 51... parsel, sayılı taşınmazın 1.146,86 m² yüzölçümü ve leçelik vasfı ile 9 51... parsel sayılı taşınmazın 18.193,94 m² yüzölçümü ve leçelik vasfı ile 9 51... parsel sayılı taşınmazın 6.230,03 m² yüzölçümü ve leçelik vasfı ile Hazine adına tespiti ile tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde; kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazlar ile ilgili olarak, kadastro tespitinden önce Erzin Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/18 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını ve mahkemece verilen 12.05.2015 tarihli kararda dava konusu taşınmazların öncesi itibarıyla boş arazi olduğunun, 1975 yılında davacının dava konusu taşınmazın taşlarını temizleyip at ve traktörle sürerek zilyet olmaya başladığını, 1980 yılında imar ihyanın tamamlanarak taşınmazı zeytin ağacı dikmek sureti ile kullanmaya başladığını gerekçeleri ile davanın kabulüne karar verildiğini, kararın temyiz aşamasında sadece ... Büyükşehir Belediye Başkanlığının davaya dahil edilmemesi nedeniyle bozulduğunu, daha önce verilen Mahkeme kararında kazandırıcı zamanaşımı süresinin dolduğu kabul edilmesine karşın temyize kararda sürenin dolmadığının kabul edilmesinin kabulünün mümkün olmadığını ve İlk Derece Mahkemesinin gerekçesini de açıklamadığını, dava konusu taşınmazların kadastro tespiti esnasında da müvekkilleri tarafından kullanıldığını, taşınmazların müvekkilleri adına tespit edilmesi gerekirken bu dava nedeniyle tespitinin yapılmadığını, ağaçların yaşı konusunda bilimsel inceleme yapılmadan, ağaçların 30-35 yaşında olduğu ve dava tarihi itibarıyla kazandırıcı zamanaşımı süresinin dolmadığının beyan edildiğini, müvekillerinin murisinin, 1975 yılında taşınmazın taşlarını temizleyip at ve traktörle sürerek zilyed olmaya başladığını, 1980 yılında imar ihyasını tamamlayarak, zeytin ağaçları dikmek sureti ile kullanmaya başladığını, müvekkillerinin murisi tarafından bu şekilde ağaçlar dikilmek suretiyle taşınmazın bahçe haline getirildiği ve halen mirasçıları olan müvekkillerinin bu vasıfta kullandıklarını, taşınmazın taşlarını, otlarını, ve ziraat yapmaya engel diğer şeyleri temizlediklerini, taşınmazın hayvan ve traktör ile sürülmesinden sonra çıkan taşları taşınmaz dışına taşıdıklarını, bahçe haline getirdiği bu şekilde emek ve para sarfederek taşınmazı imar-ihya ettiklerini, en son yapılan keşif esnasında taşınmazın biraz bakımsız görünmesinin, yaşanan deprem nedeniyle olduğunu, ilk karar zamanı yapılan keşifte taşınmazlara sürekli bakım yapıldığını, deprem nedeniyle arazinin tabanının etkilendiği gibi müvekkillerinde etkilendiğinden bir süre tarla bahçe işleriyle ilgilenemediklerini ve bilirkişi raporlarına itirazlarının dikkate alınmadığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazlar üzerinde davacılar yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. 1. Dava konusu 9 51... parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik, davacılar ... ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2. Dava konusu 9 51... ve 154 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik davacılar ... ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; İlk Derece Mahkemesince, davacılar yararına, tescil davasının açıldığı 2010 yılına kadar kazandırıcı zamanaşımı koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, dosyada bulunan ziraat bilirkişisi raporu hüküm kurmaya elverişli nitelikte değildir. Şöyle ki; dava konusu taşınmazlar üzerinde kanunun aradığı anlamda imar ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla kazanma koşullarını sağlanıp sağlanmadığı hususunun tereddütsüz olarak belirlenmesi gerekirken, ziraat bilirkişisi raporunda, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan delicelerin aşılanmasının tek başına imar ihya için yeterli olmadığının belirtilmiş olması ve taşınmaz üzerinde bulunan ağaçların sayısının ve yaşlarının belirtilmemiş olması doğru görülmemiştir. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, ziraat mühendisi bilirkişilerden, taşınmazın evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, üzerinde bulunan zeytin ağaçlarının yaşını, sayısını, dağılımını, kapalılık oranını, baskın ağaç türünün ne olduğunu, zeytinlerin dikme mi aşılama mı olduğunu ve aşı yaşının ne olduğunu, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, davacıların taşınmaza yönelik ecrimisil ödemesi yapıp yapmadıkları yöntemince araştırılmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmelidir. İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. V. KARAR Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle, davacılar ... ve arkadaşları vekilinin dava konusu 9 51... parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca bu parsel yönünden ONANMASINA, Davacılar ... ve arkadaşları vekilinin, dava konusu 9 51... ve 154 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının, yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının bu parseller yönünden BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacılara iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 13.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/6620, K. 2026/2471, T. 13.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-6620-e-2026-2471-k-3bbccd40a9fd