Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/6593 E. 2025/6761 K. – Tescil

Konu: Tescil

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6593
Karar No
2025/6761
Karar Tarihi
Konu
Tescil

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/700 E., 2024/904 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/490 E., 2023/308 K.

Taraflar arasındaki tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı adına kayıtlı ... ili ... ilçesi ... beldesi ... Mahallesinde bulunan 1 15... parsel sayılı taşınmazın bitişiğinde yer alan ve kadastro sırasında tespit harici bırakılan yaklaşık 8.500 m² büyüklüğündeki taşınmaz hakkında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığı ve davacı yararına 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 713. maddesi kapsamında iktisap şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, ... ili ... ilçesi ... kasabası ... Mahallesi 1 15... parselin batısında yer alan, 19.09.2022 tarihli fen bilirkişi raporu ve ekli krokisinde (A) harfiyle kırmızı renkte gösterilen 7.911,28 m² lik tescil harici alanın ... kasabası kadastro çalışma alanında bulunduğu anlaşılmakla 115 sayılı adada son parsel numarası verilmek suretiyle, davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince; "uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yapılan inceleme ve araştırmada dava konusu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirlendiği, fotogrametri bilirkişisince 1961, 19 88... tarihli hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle incelenmesi sonucu 1988 yılından sonra 2006 yılından önceki bir yılda imar ve ihya çalışmalarının tamamlandığının bildirildiği ve özellikle ziraat bilirkişi raporunda taşınmazın 25 - 30 yaşlarında üzüm bağı olduğu ve üzerinde 25 - 30 yıllık kiraz ağacı, 13 adet ceviz ağacı, 2 adet 30 yaşında vişne ağacı bulunduğu ve tarımsal amaçlı olarak kullanıldığının belirtildiği, jeolog bilirkişisi tarafından taşınmazın dere yatağı etkisinde olmadığının belirlendiği, yapılan senetsiz araştırması sonucunda da norm kısıtlamasının aşılmadığının anlaşıldığı, bu halde dava konusu ve istinafa konu taşınmaz üzerinde adına tescil kararı verilen davacı yararı 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. ve 4721 sayılı Kanun'un 713. maddesinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği" gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde, dava konusu taşınmazın krokisinde kuzey sınırında kuru dere bulunduğunu, paftasında da taşınmazın kuru dere göründüğünü, derenin taşkın yapmamasının tahminen beş sene önce yapılan havaalanı için kum alınması ile sona erdiğinden zilyetlik koşullarının oluşmadığını, kararın eksik inceleme sonucunda verildiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/6593, K. 2025/6761, T. 17.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-6593-e-2025-6761-k-8bebc8808e07