Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/6296 E. 2025/6901 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6296
Karar No
2025/6901
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/786 E., 2024/1732 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 36. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/259 E., 2024/3 K.

Taraflar arasındaki zilyetlik tespitine ilişkin davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçe ve vekalet ücreti yönünden kaldırılmak suretiyle düzeltilerek davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı ... vekili dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... köyünde kain (eski 1621 parsel) 638 parselde kayıtlı bulunan taşınmazı, 1998 yılından evvel 40 yıldır zilyedi olan ... 'dan bir bedel mukabilinde "muhtar senedi" ile satın almış olup satın aldığı tarihten itibaren zilyedi olarak bilfiil kullanmakta olduğunu, taşınmazların her birinin ayrı ayrı elektrik, su, doğalgaz gibi tüketim abonelikleri bulunmakta olduğunu, taşınmazların bina vergilerini ödediğini, ayrıca organizasyon şirketlerine zilyet ve üst kiracı olarak kiraya vererek kanunlara uygun bir şekilde semere getirici özelliğiyle de kullanmış olduğunu, söz konusu taşınmaz üzerinde yıllardır düğün, nişan, kokteyl gibi organizasyonlar yapılmakta olduğunu, davaya konu taşınmaz muhafaza Devlet ormanı statüsünden çıkarılarak ayrı bir parsel numarasını alarak orman vasfını kaybetmiş olduğunu, müvekkilinin de yıllar boyu emek ve sarfiyatla hukuka uygun olarak zilyedi bulunduğu taşınmazı 2/B statüsü kapsamında satın alma hakkının doğmuş olduğunu, ancak taşınmazın tapu kaydında yer alan "beyanlar hanesinde" müvekkilin zilyetliğinin yazmadığını, dava konusu taşınmazın tapu kayında yer alan beyanlar hanesine "... kullanımındadır." şerhinin işlenmesine, karar verilmesini talep etmiştir. Dava konusu ... ili ... ilçesi ... köyünde bulunan 638 parsel sayılı 4.480,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, ... Tapulama Mahkemesince yapılan yargılama sonunda orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmiş olup, hükmün Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 1963/306 Esas ve 1981/01 Karar sayılı ilamıyla onanması sonucu 07.01.1982 tarihli ve 27 yevmiye numarası ile Hazine adına tapuya tescil edilmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; açılan dava haksız ve mesnetsiz olup, Eyüp Tapulama Mahkemesince verilmiş bulunan ve Yargıtay 7. Hukuk Dairesince onanmış olan 1963/306 Esas ve 1981/01 Karar sayılı ilamda 07.01.1982 tarihli ve 27 yevmiye numarası ile Hazine adına tescilinin sağlanmış olduğunu, taşınmazda zilyetlik iddiasının yersiz ve hukuki geçerliliğinin bulunmadığını, açıklanan ve resen göz önünde bulundurulacak sebeplerle, Orman İdaresinin davaya dahil edilmesine ve davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "3116 sayılı Orman Kanunu'na göre yapılan ve günümüze kadar yapılan tüm orman kadastro çalışmalarında orman sınırları içinde kaldığı, bu kapsamda dava konusu taşınmazın 2/B uygulamasına tabi yerlerden de olmadığı, üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa bile salt orman toprağının orman sayılan yer olarak kabul edileceğinden süresi ne olursa olsun zilyetlik kazanımları mümkün olmadığı gibi orman içi ağaçlıkların dahi zilyetlikle kazanılmasına olanak bulunmadığı," gerekçesiyle davanın reddine, davalı ... vekili lehine A.A.Ü.T göre hesaplanan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "mahkemece davanın reddine ilişkin kararda sonuç itibariyle isabetsizlik bulunmamakla birlikte, gerekçenin taşınmaz hükmen Hazine adına tescil edilmiş olup, orman niteliğinde olduğu belirlenmiş, resmi yazışmalara verilen cevaplardan 638 parsel hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman dışına çıkarma işlemi yapılmadığı, taşınmazın kullanım kadastrosu görmediği belirlendiğinden zilyetlik tespiti ve beyanlar hanesine şerh verilebilmesi için kanunda açık bir düzenleme bulunması gerekli olup, diğer durumlarda, zilyetlik tespiti ve zilyetlik şerhi verilmesi mümkün bulunmadığından, davacının dava konusu Hazine adına kayıtlı taşınmazda zilyetlik tespiti ve beyanlar hanesine şerh verilmesine olanak yoktur şeklinde izah edilen şekilde düzeltilmesi gerektiğini belirterek, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle davacı tarafça harcın taşınmaz değeri üzerinden tamamlandığı anlaşılmakla birlikte, kullanıcı şerhi talepli davanın niteliği gereği maktu harç ve vekalet ücretine tabi olduğu dikkate alındığında, tarife uyarınca maktu vekalet ücreti takdiri gerekirken, dava dilekçesinde gösterilen değer esas alınmak suretiyle vekalet ücreti takdiri yerinde görülmediği belirterek, davanın reddine, davalı ... vekili lehine A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın orman sınırlarının kesinleşmediğini, İstanbul Kadastro Mahkemesinin 2020/32 Esas sayılı dosyasında devam eden yargılamada alınan bilirkişi raporlarında da dava konusu taşınmazın orman sınırları dışında olduğunun belirtildiğini, bu kapsamda hem İlk Derece Mahkemesi, hem de Bölge Adliye Mahkemesi dava konusu taşınmazın orman olduğu tespitinde hataya düştüğünü, dava konusu taşınmazın bulunduğu Kemerburgaz bölgesinde 2/B çalışmaları yapıldığını, ancak dava konusu taşınmazda İstanbul Kadastro Mahkemesinin 2020/32 Esas sayılı davası devam ettiği için bu parselin 2/B kapsamına alınamadığını, dava konusu taşınmazın İstanbul Kadastro Mahkemesinin 2020/32 Esas sayılı davası neticesinde orman sınırları dışına çıkarılması halinde davacı müvekkilin zilyetliğinin tespitinin önem teşkil edeceğini, zira uzun yıllardan beri kesintisiz olarak malik sıfatıyla zilyetliğini sürdüren müvekkilinin taşınmazın orman sınırları dışına çıkarıldığının kesinleşmesi halinde dava konusu taşınmazı zilyetlik nedeniyle öncelikli olarak alım hakkına sahip olacağını, bu kapsamda işbu davanın sonucuna göre karar vermeden önce İstanbul Kadastro Mahkemesinin 2020/32 Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, zilyetlik tespiti istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. Maddesi uyarınca ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/6296, K. 2025/6901, T. 24.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-6296-e-2025-6901-k-16444633b86e