Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5983 E. 2026/3411 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/5983
- Karar No
- 2026/3411
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/649 E., 2023/658 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Antalya ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan 1622 parsel (yeni 2 17... parsel) sayılı, 10.039 metrekare yüzölçümlü taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesinde, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı belirtilmiş, taşınmaz narenciye bahçesi vasfıyla Hazine adına hükmen tescil edilmiştir. Davacı ... ve ... vekili dava dilekçesinde; taşınmazın müvekkillerinin fiili kullanımında bulunduğunu ileri sürerek, taşınmazın 2000/10039 hissesine ..., 8039/10039 hissesine ise ... adlarına kullanıcı şerhi verilmesini talep etmiştir. Davalılar Hazine vekili ve ... vekilinin ayrı ayrı sundukları cevap dilekçelerinde; davanın reddini savunmuşlardır. İlk Derece Mahkemesinin verdiği önceki karar, Yargıtayca bozulmuş olup, hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; "dava konusu 1622 parselin, Kadastro Mahkemesi kararıyla 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi kapsamında Hazine adına tescil edildiği ve aynı kararla taşınmaz üzerindeki narenciye ağaçları ile su sondaj kuyusunun Özkan Yalın'ın muhdesatı olarak beyanlar hanesine şerh verildiği, bu muhdesat şerhine dayalı zilyetlik hakkının icra yoluyla davalı ...'e ihale edildiği tapu kaydının beyanlar hanesinde 2/B şerhi bulunmasa da Kadastro Mahkemesi kararı dikkate alındığında davacının davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu tespit edilerek, esasa girilerek bir karar verilmesi" gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; keşif, tanık beyanları, icra dosyası, ecrimisil ihbarnameleri, ceza mahkemesi ilamı ve dosya kapsamına göre dava konusu 2 17... parsel (eski 1622) sayılı taşınmazın zilyetliğinin davacılara ait olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar Hazine vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, davalılar Hazine vekili ve ... vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2) Dava, kullanıcı şerhi verilmesi istemine ilişkin olup taşınmazın mülkiyeti ihtilaflı değildir. Bu tür davalar, taşınmazın aynına ilişkin olmaması nedeniyle, değeri ölçülebilir nitelikte sayılmaz ve bu nedenle maktu harca tabi olarak yürütülür. Bu itibarla, davacının kendisini yargılama sürecinin bir bölümünde vekille temsil ettirdiği dikkate alındığında, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince, lehine yalnızca maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekir. Ne var ki, İlk Derece Mahkemesince, davanın nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek, nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi usul ve kanuna aykırılık teşkil etmektedir. Ancak bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Kanun'un 438. maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. 3) 6100 sayılı Kanun'un 297/2. maddesine göre, mahkemelerce kurulan hükümler infaz sırasında tereddüt ve şüphe oluşturmayacak nitelikte olmalıdır. İlk Derece Mahkemesince kullanıcı şerhi verilen kısımların hangi rumuzlu bölümlere ilişkin olduğu açıkça gösterilmediği gibi hükmün aktif tapu kaydı üzerinden karar verilmemesi usul ve kanuna aykırılık teşkil etmektedir. Ancak bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Kanun'un 438. maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. S O N U Ç : Açıklanan Sebeplerle; Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalılar Hazine vekili ve ... vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalılar Hazine vekili ve ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının A/7 bendine yer alan "137.343,96 TL" ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine, ''17.900,00 TL" ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının (A2) ve (A3) ile (B2) ve (B3) numaralı hüküm fıkralarının hükümden çıkarılmasına; bunların yerine (A2) ve (A3) bentleri yönünden "Dava konusu Antalya ili ... ilçesi ... Mahallesi 1622 parsel (yeni 2 17... numaralı parsel) sayılı taşınmazın beyanlar hanesinde bulunan ''...'e muhtesat devri vardır'' şerhinin iptali ile, yerine ''bu taşınmazın 07.02.20 23... .01.2022 tarihli bilirkişi kurul raporlarında (C) harfi ile gösterilen 6.546,37 metrekarelik bölümü, 24541209... TC kimlik numaralı ...'in kullanımındadır'' şeklinde şerh tesisine," ; (B2) ve (B3) bentleri yönünden ise "Dava konusu Antalya ili ... ilçesi ... Mahallesi 1622 parsel (yeni 2 17... numaralı parsel) sayılı taşınmazın beyanlar hanesinde bulunan ''...'e muhtesat devri vardır'' şerhinin iptali ile, yerine "'bu taşınmazın 07.02.20 23... .01.2022 tarihli bilirkişi kurul raporlarında (A) harfi ile gösterilen 2.002,25 metrekarelik bölümü, 42742704... TC kimlik numaralı ...'ın kullanımındadır'' şeklinde şerh tesisine, ibarelerinin yazılmasına ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, İstek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 12.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.