Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5905 E. 2026/2838 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5905
Karar No
2026/2838
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2023/4 Esas-2023/21 Karar

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı ... Karaaslan mirasçısı Sinan Karaaslan vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında ... ili ....köyü çalışma alanında bulunan 7 74... parsel sayılı 8.000, 00... .500,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar 07.08.1942 tarihli ve 204 sıra numaralı tapu kaydı, taksim, ifraz, miras yoluyla gelen hak ve satın alma nedeniyle ... ve .... adına; 776 parsel sayılı 4.350,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise 07.08.1942 tarihli ve 197 sıra numaralı tapu kaydı, taksim, miras yoluyla gelen hak ve satın alma nedeniyle ... ve arkadaşları adına tespit edilmiştir. 2. Davacı ... .... vekili, müştereken maliki olduğu dava konusu taşınmazlara komşu 816 parselin tespitine esas tapu kaydının miktarından daha az olacak şekilde revizyon gördüğü,noksan kalan kısmının davalılar adına tespit edildiği iddiasına dayanarak, davalılar adına yapılan tespitin iptaliyle noksan kalan bu kısmın davacının müşterek malik olduğu 816 parsele eklenmesini talep etimiştir. II. CEVAP Davalılar, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 07.05.2013 tarihli ve 1996/2 Esas, 2013/89 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne, 774 parsel sayılı taşınmazın tespitinin iptaliyle 14.01.2013 tarihli uzman teknik bilirkişi raporunda (A5) ile gösterilen 154, 55, 775 parsel sayılı taşınmazın (A6) ile gösterilen 263,32 metrekare yüzölçümündeki 776 parsel sayılı taşınmazın (A7) ile gösterilen 139,56 metrekare yüzölçümündeki bölümlerinin ayrı ayrı ifraz edilerek aynı ada son parsel numaraları verilmek suretiyle, dava dışı 816 parsel sayılı taşınmazın tespiti gibi yargılama sırasında ölen davacı ... Karaaslan ve arkadaşları adlarına payları hükümde gösterilerek tapuya tescillerine, belirtilen kısımlar ifraz edildikten sonra kalan yerlerin aynı ada ve parsel numarası altında tespit gibi tescillerine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar ..., ve ... tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16.Hukuk Dairesinin 22.06.2015 tarihli ve 2014/5128 Esas, 2015/8796 Karar sayılı ilamıyla "öncelikle taraflara tanık bildirmek üzere süre verilmesi, davacı tarafın dayanağı 20.05.19 38... sıra numaralı tapu kaydıyla dava konusu 7 74... parsellere revizyon gören 07.08.1942 tarih ve 204 sıra, dava konusu 776 parsele revizyon gören aynı tarih 197 sıra numaraları tapu kayıtlarıyla komşu taşınmazlara revizyon gören tapu kayıtları getirtildikten sonra mahallinde yeniden keşif yapılması, yapılacak keşif sırasında tespite esas tapu kayıtları, komşu tüm parseller de dikkate alınmak ve varsa haritaları da uygulanmak suretiyle 3402 sayılı Kanun'un 20. maddesinde belirtilen esaslar çerçevesinde yerel bilirkişiler aracılığı ile taşınmazlara tek tek yöntemince uygulanması.." değinilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. Bozma ilamına uyulduktan sonra İlk Derece Mahkemesinin 30.01.2018 tarihli ve 2016/16 Esas, 2018/1 Karar sayılı kararı ile davanın reddine 774, 7 75... parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tescillerine karar verilmiş; hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi'nin 16.06.2021 tarihli ve 2019/325 Esas, 2021/5380 Karar sayılı kararı ile bozma ilamına uyulduğu halde bozmanın gereklerinin yerine getirilmediği, tapu kayıtlarını uygulamada komşu parsel tutanak ve dayanaklarından yararlanılmadığı, mahalli bilirkişilere kayıtta yazılı sınır yerlerinin tek tek göstertilmek suretiyle bu hudutların fen bilirkişi raporunda işaretlenmesi gerektiği halde, mahalli bilirkişi ve tespit bilirkişilerinin sınırlara yönelik soyut beyanlarına ve denetime elverişsiz rapora itibar edilerek hüküm kurulmuş olmasının isabetsizliğine değinilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının iddiasına dayanak kayıtlarının hiçbirinin alanda tatbikinin mümkün bulunmadığı, dinlenen bilirkişi ve tanıkların beyanlarında gösterilen yönlerin kayıtlarla uyumlu olmadığı, bilirkişilerce sınırların bilinmediği ve neticeten dayanak hiç bir kayıt yönünden asgari üç sınırın tanık ve bilirkişi beyanları ile kesinleştirilememesi ve davacının davasını kanıtlayıcı başkaca delil de gösterilmemesi nedeniyle davanın reddine, 774, 7 75... parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tescillerine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemece verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, kendilerine ait tapu kaydının 30 dönüm olmasına rağmen, tapu alanından eksik şekilde revizyon gördüğünü, tespit bilirkişileri, mahalli bilirkişiler ve davacı tanıklarının, eski tapu kayıtlarında sorulan komşu parselleri, tarlaların kime ait olduğunu ve yönlerin asgari üç sınır olarak gösterdikleri halde, kayıtlarda yazılı sınırların asgari üç hududunun gösterilemediği şeklindeki kabulünün hatalı olduğunu ve bilirkişi raporlarında dahi alan belirlemesinin yapıldığını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık dava konusu taşınmazların davacının dayandığı tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadığına ilişkindir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 68,00 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 664,00 TL'nin temyiz eden davacı ... Karaaslan'dan alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 22.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/5905, K. 2026/2838, T. 22.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-5905-e-2026-2838-k-b9db42a35a46