Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/2210 E. 2026/1488 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2210
- Karar No
- 2026/1488
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/56 E., 2023/97 K.
Taraflar arasında görülen kadastro tespitine itiraz davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün Yargıtayca duruşma yapılması suretiyle incelenmesi davacı ... mirasçıları vekili tarafından, duruşmasız olarak incelenmesi ise davalılar ... vekili, ... vekili ve asli müdahiller Hazine vekili, ............. ve arkadaşları vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 10.02.2026 salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü temyiz eden asli müdahil Hazine vekili Avukat ..........., asli müdahil ... ve arkadaşları vekili Avukat ..., davacı ... mirasçıları vekili Avukat ... ile davalı ... vekili Avukat ... ve davalı ... İdaresi vekili Avukat ......... geldiler. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
I. DAVA 1. Kadastro sonucu, .......... ili ....... ilçesi ....... Mahallesi 1 01... parsel sayılı 50.929,25 m² yüzölçümüdeki taşınmaz, tarla vasfıyla davalı olarak tespit edilmiştir. 2. Davacılar ... ve ... tarafından davalı ... aleyhine tapu kaydına ve zilyetliğe dayanarak açılan müdahalenin men'i istemli davalar birleştirilmiş; dava konusu taşınmaz hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle dava, Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. 3. Yargılama sırasında ... mirasçıları ... ve arkadaşları ile ... ve arkadaşları vekilleri ayrı ayrı sundukları müdahale dilekçeleri ile dava konusu taşınmazın davacıların dayandığı tapu kaydı kapsamında kalmadığını, murisleri ... tarafından köy senedi ile ... ....... satın alındığını, davacıların taşınmazda haklarının olmadığını ileri sürerek, taşınmazın ... mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmişlerdir. 4. Hazine vekili sunduğu müdahale dilekçesi ile dava konusu taşınmazın Develetin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ........ cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın davacıların dayandığı tapu kaydı kapsamında kalmadığını, ... ve mirasçıların da taşınmazda hiçbir zilyetlik ve haklarının mevcut olmadığını, tapu kaydı daha önce 1955 yılında açmış oldukları bu tapu dayanakları ile davalarını da kaybettiğini, davacıların iddia ettiği taşınmazı müvekkilinin satın aldığını ve nizasız fasılasız olarak 40 yıldır kullandıklarını, bu yerin davacıların iddia ettiği tapu kaydı ile ilgisinin ve alakasının bulunmadığını, bu şahısların burada zilyetliğinin de mevcut olmadığı gibi herhangi bir paylaşımın da söz konusu olmadığını ileri sürerek, davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 15.10.2015 tarihli ve 2013/336 Esas, 2015/457 Karar sayılı kararı ile davacı ...'ın davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine, dava konusu ........ ili ...... ilçesi ........ Mahallesi köy Kösüregediği mevki 1 01... parsel sayılı taşınmazın tespitinin iptaline, taşınmazın 23.06.2015 tarihli fen bilirkişisinin krokili raporunda (A) harfiyle gösterilen kırmızı renkle çizilmiş 14.549, 92 m²lik taşınmazın ekli rapordaki geometrik şekille ve aynı ada ve parsel numarası ile tarla vasfıyla davalı ... adına tapuya tesciline, aynı raporda (C) harfiyle gösterilen ve parselin (A) ve (B) harfli kısımların dışında kalan ve siyah olarak çizili bulunan 33.662,70 m²lik taşınmazın ekli rapordaki geometrik şekille ve aynı ada ve farklı parsel numarası ile tarla vasfıyla davacı ... adına tapuya tesciline, aynı raporda (B) harfiyle gösterilen ve siyah taralı olan 2.716,63 m²lik taşınmazın ekli rapordaki geometrik şekille ve aynı ada ve farklı parsel numarası ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... ve asli müdahil Hazine vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 14.06.2022 tarihli ve 2021/8845 Esas, 2022/5756 Karar sayılı ilamıyla "3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 30/2. maddesi gereğince gösterecekleri delillerle İlk Derece Mahkemesince re'sen lüzum görülen diğer deliller de toplanıp dava konusu taşınmazın gerçek hak sahibi ya da sahipleri adına tespit ve tapuya tesciline karar verilmesi gerektiği, bu durumda Orman İdaresinin davada taraf olması gerektiğinden İlk Derece Mahkemesince davaya dahil etmesi için davacıya süre ve imkan tanınması, diğer yandan İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılamada davacıların dayandığı tapu kaydının usulünce uygulanmadığı, hava fotoğraflarının incelenmediği, dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığının ve miktar fazlası bakımından zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığnın tespit edilmediği, bu sebeple İlk Derece Mahkemesince, öncelikle davacılara davalarını Orman İdaresine yöneltmeleri için süre ve imkan tanınması, daha sonra yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarının tamamı ve komşu parsellere ait kayıtlarının getirtilmesi daha sonra mahallinde, yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında bir orman mühendisi bilirkişisi, bir ziraat mühendisi bilirkişisi, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılması ve bu keşifte, getirtilen belgelerin dava konusu taşınmazlarla birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiğinin belirlenmesi; 3116, 47 85... sayılı Kanun'lar karşısındaki durumunun saptanması; diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri ile uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp, orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle dava konusu taşınmazlar çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmesi; taşınmazların gerçek eğiminin, klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmesi; hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmazların vasfı ve kullanım durumu ile tasarruf sınırlarının belirgin olarak görünüp görünmediğinin belirlenmesi; taşınmazların imar-ihyaya konu olup olmadığı, olmuş ise imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığının, taşınmazların ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi vasfıyla zilyetliğine ne zaman başlanıldığının ve dava konusu taşınmazların 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17/2. maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığının belirlenmesi ayrıca keşifte; dayanılan tapu kaydı ve 14.10.2002 tarihli İl İdare Kurulu kararının yerel bilirkişi ve fen bilirkişi marifetiyle yöntemince zemine uygulanması, 3402 sayılı Kanun'un 20. maddesi uyarınca tapu kayıtlarının sabit sınırdan başlanarak kapsamlarının belirlenmesi, taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunun ve dayanak tapu kaydının taşınmaza uymadığı veya uymakla birlikte miktar fazlası kısımının bulunduğunun belirlenmesi halinde 3402 sayılı Kanun'un 14... . maddeleri koşullarının zilyetler lehine gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması" gereğine değinilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hüküm kurmaya elverişli, teknik ve bilimsel 04.07.2023 tarihli bilirkişi raporunda belirtildiği üzere dava konusu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu, dayanak Şubat 1323 tarihli ve 85 sıra numaralı tapu kaydının dava konusu taşınmaza uyduğu, tapu kaydının değişebilir sınırlı olması nedeniyle miktarı itibarıyla geçerli olduğu, tapu kaydının miktarının 12 dönüm - 11.028,00 m² - olduğu, 07.08.2023 tarihli bilirkişi raporunda (P) harfiyle gösterilen 11.028,00 m²lik kısmın tapu kaydı kapsamında kabul edilmesi gerektiği, taşınmazın kalan kısmının tapu kaydı miktar fazlası olması nedeniyle 3402 sayılı Kanun'un 14... . maddeleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, taşınmazda imar-ihyanın yapılmadığı, bu nedenle davacılar ve davalı lehine zilyetlik şartının gerçekleşmediği, Erdemli Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1955/130 Esas sayılı dosyada verilen müdahalenin men'i kararının, kesin hüküm oluşturmayacağı, dayanak tapu kaydının dava konusu taşınmaza uyması nedeniyle miktar itibarıyla geçerli olan kısımda malik olan ..., ... ve ...'nın mirasçıları adına tespit yapılması gerektiği ancak ... dışındaki ... mirasçılarının davadan feragat etmeleri nedeniyle ... mirasçısı olarak yalnız ...'nın pay alması gerektiği gerekçesiyle, davacılar ve asli müdahiller yönünden davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, .... ili ... ilçesi ........ Mahallesi 1 01... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaliyle taşınmazın 07.08.2023 tarihli bilirkişi raporunda (P) harfiyle gösterilen 11.028,00 m²lik kısmın ..., ..., ... adına pay durumları dikkate alınarak "tarla" vasfıyla tapuya tesciline, 07.08.2023 tarihli bilirkişi raporunda (R) harfiyle gösterilen 39.901,25 m²lik kısmının "tarla" vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı ...'ın mirasçıları vekili temyiz dilekçesinde; dayanak tapu kaydının taşınmazın tamamını kapsadığı, İlk Derece Mahkemesince taşınmazın kısmen ... mirasçıları adına tesciline karar verillmişse de ... ve mirasçılarının yargılamanın hiçbir aşamasından davanın tarafı olmadıkları, İlk Derece Mahkemesince veraset ilamına göre karar verilmediğini, ... mirasçılarından sadece ...'nın feragat etmediğini, ... ve mirasçılarının bu parselle ilişkin bazı kısımları sattığını, dere tarafından bu parsel ayrı bir taşınmazın ...'ya ait olduğunu, taşınmazın tamamının davacı ... mirasçılarına ait olduğunu, ... mirasçılarının da bu sebeple davadan feragat ettiğini, ...'nın ise feragat etmeyi unuttuğunu, taşınmazın tamamının tapu kaydı kapsamında kaldığını aksi düşünülse bile zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, hükmün bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2. Asli müdahiller ... ve arkadaşları vekili ile davalı .......... vekilleri temyiz dilekçelerinde; hükme esas alınan raporun önceki raporlarla çelişkili olup hüküm kurmaya elverişli olmadığını, tapu kaydının taşınmaza uyduğuna ilişkin belirlemenin hatalı olduğunu, murisleri ...'nin bu taşınmazı 1966 yılında ... Top'tan satın aldığını, satış sözleşmesinde taşınmazın 10 dönüm olarak yazdığını ve sınırlarının da tapu kaydından farklı sınırlar içerdiğini, dolayısı ile tapu kaydı kapsamındaki taşınmaz ile satış sözleşmesindeki taşınmazın ayrı taşınmazlar olup tapu kapsamındaki yerin dava konusu taşınmaz olmadığını, taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilen kısmının ise müvekilleri tarafından kullanıldığını, bozma öncesi raporda kullanımlarındaki yerin son raporda belirtilenden daha fazla olduğu halde sadece mahalli bilirkişi beyanlarına göre sınır belirleyen son rapora göre kullanımın belirlenmesinin hatalı olduğunu ve taşınmazın tamamının müvekkilleri kullanımında olduğunu ileri sürerek, adlarına tescili gerektiğini ileri sürerek, hükmün bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. 3. Davalı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; eksik inceleme ile karar verildiğini ve Orman İdaresinin taraf sıfatının olmadığını ileri sürerek, hükmün bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. 4. Asli ve müdahil Hazine vekili temyiz dilekçesinde; davacıların dayandığı tapu kaydının dava konusu taşınmazı kapsamadığını ve taşınmazın imar-ihya edilmediğini ileri sürerek, hükmün bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, kadastro tespitine itiraza ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup, davacılar ... mirasçıları vekili, davalılar ... vekili, ... vekili ve asli müdahiller Hazine vekili, ... ve arkadaşları vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar ... mirasçıları, davalılar ... vekili, ... vekili ve asli müdahiller Hazine vekili ve ... ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Harçtan muaf olduğundan Hazine ve 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz eden davalı ... ve asli müdahil ...'dan ayrı ayrı alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 03.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.