Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/570 E. 2025/6199 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/570
Karar No
2025/6199
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3698 E., 2023/2703 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2019/489 E., 2022/120 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Kullanım kadastrosu sırasında, İstanbul ili Sultanbeyli ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 8685 ada 18 parsel sayılı 288,39 metrekare yüzölçümlü taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 7143 sayılı Kanunun geçici 1. maddesi uyarınca bu parsel üstündeki bir adet 2 katlı bir adet 3 katlı betonarme yapı ve arsasının 5 yılı aşkın bir süreden beri 2/4 hissesinin ... oğlu ..., 1/4 hissesinin ... oğlu ..., 1/4 hissesinin ... oğlu ...'ın kullanımında olduğu şerhi verilerek, ... adına tespit edilmiştir. 2.Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu taşınmaz ... isimli şahıstan satın aldığını ve tamamının davacıya ait olduğu iddiasına dayanarak, taşınmazın kadastro tutanağının beyanlar hanesine müvekkil adına kullanıcı şerhi verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1-Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu taşınmazı ...'dan satın aldığını ve zilyetliğini kiracısı aracılığıyla devam ettirdiğini belirtelerek, açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2-Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu taşınmazı ...'dan satın aldığını ve zilyetliğini kiracısı aracılığıyla devam ettirdiğini belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 3-Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "12.11.2018 sözleşme tarihinden önce zemin katta yer alan dükkanın zaten davalı tarafından satılıp devredilmiş olduğu, 12.11.2018 tarihi ile 10.06.2019 vekaletname tarihi arasında ve tespit tarihine kadar zilyetliğin devrine yönelik davalı tarafça bir işlem yapılmadığı, hatta 14.01.2018 tarihinde davalı ...'a da daire satışının yapıldığı, 14.02.2019 dekont tarihinde henüz gerçekleşmiş bir satış işleminin bulunmadığı, tespit tarihinin 10.05.2019, davalı ...'nın davacıya noterde vekalet verdiği tarihin 10.06.2019 olduğu, satış sözleşmesinde yazılı tarihin gerçeği yansıtmadığı, davalı ...'nın satış sözleşmesinin noter vekaleti verildikten sonra kendisine imzalatıldığı yönündeki beyanının aksinin ve tespitten önce taşınmazı davalıdan devralıp fiili kullanıcısı olduğu hususunun ispatlanamadığı, tespit tarihi itibarıyla davacının taşınmazda fiili bir kullanımının da bulunmadığı" gerekçesiyle, davanın reddine çekişmeli taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle, davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; a.Davalıların beyanlarının kadastro tespit tutanağı ile çeliştiğini, b.Usulüne uygun keşif yapılmadığını, c.Anahtar teslimi ile zilyetliğin davacıya geçtiğini, d.Mahkeme gerekçesinin tanık ifadeleri ve deliller ile çeliştiğini beyan etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 7143 sayılı Kanunun geçici 1. maddesi uyarınca 3402 sayılı Kanun'un Ek 4. maddesine göre yapılan kullanım kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir. 1.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararındaki gerekçeler dikkate alındığında davacı ... vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Türk Medeni Kanunu'nun 762. maddesi hükmüne göre tapuda kayıtlı bulunmayan taşınmazlar menkul mal niteliğinde olup, aynı Kanun'un 763. maddesi uyarınca taşınır mülkiyetinin nakli için zilyetliğin devri ve teslimi yeterli bulunmaktadır. Davacı ... ile davalı ... arasında dava konusu taşınmaza ilişkin kullanım kadastrosu tespit tarihinden önce, 12.11.2018 tarihli gayrimenkul satış sözleşmesinin düzenlendiği, sözleşme tanıklarının senet içeriğini doğruladıkları, satış senedi tarafı davalı ... tarafından, her ne kadar sözleşmenin kadastro tespiti sonrasında yapıldığı, 12.11.2018 tarihinin davacı tarafından daha sonra eklendiği savunmasında bulunulmuşsa da, söz konusu beyanıyla ispat yükünü üzerine alan davalının bu yöndeki iddiasını ispatlayamadığı gibi senet altındaki imzanın inkar edilmediği, senet içeriğine göre; "...satım bedelinin 400.000 TL miktarı nakden ve defaten satıcıya ödenmiştir.Bakiye 400.000 TL miktar ise belediye satışı yapıldığında ödenecektir.... 2 nolu dairede kiracı olarak oturmaya devam edecektir. ...'nın iş bu satıma konu iki bina üzerinde bulunan dairelerde hiçbir hak ve alacağı kalmamıştır..." ifadelerine yer verilerek, taşınmazdaki davalı ...'ya ait zilyetliğin davacıya devredildiği; yine tanık beyanlarından satış senedi ile birlikte taşınmazın anahtarlarının da davacıya verilerek zilyetliğin kısa elden tesliminin gerçekleştiği anlaşılmıştır. Hal böyleyken davacının, dava konusu taşınmazın beyanlar hanesinde 2/4 hissesi üzerindeki davalı ... lehine verilen kullanım şerhine yönelik talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddi yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda (2) no.lu bentte anılan sebeplerle BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/570, K. 2025/6199, T. 06.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-570-e-2025-6199-k-e37cf61fad7d