Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5484 E. 2026/1852 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/5484
- Karar No
- 2026/1852
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2197 E., 2024/1375 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2020/417 E., 2022/256 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 95... parsel sayılı taşınmaz, kadastrosu sırasında ...’in zilyetliğinde olduğu, ancak Asliye Hukuk Mahkemesinde davalı olduğu belirtilerek, maliki hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. 2. Davacı ... vekilinin Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... Mahallesi ... mevki eski 54... ada 1 parsel sayılı taşınmazı eski malik ..........'dan 18.04.1996 tarihinde müvekkilinin satın aldığını, satın aldığı tarihe kadar eski malik ve onun miras bırakanları tarafından, satın aldığı tarihten sonra ise müvekkili tarafından şuan ki şekliyle ve sınırlarında aynı olarak kullandığını, taşınmazın sınırlarında hiçbir değişiklik olmadığını, öteden beri taşınmazın bu şekliyle kullanıldığını, taşınmazın içerisinde müvekkiline ait ev olduğunu, taşınmaz üzerindeki evin kanuni prosedür izlenerek inşa edildiğini, su, elektrik aboneliklerinin de bulunduğunu, taşınmazın takriben 4 dönümlük bir bölümün tespit dışı bırakıldığını ileri sürerek, tescil harici bırakılan 4 dönüm taşınmazın müvekkilinin taşınmazına eklenerek tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. 3. Asliye Hukuk Mahkemesince, dava konusu taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlendiği gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiş ve dosya Kadastro Mahkemesine devredilmiştir.
II. CEVAP Davalılar Hazine vekili, ... vekili ve ... Belediye Başkanlığı vekili cevap dilekçelerinde; davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... bilirkişi heyet raporunda (C) harfiyle gösterilen bölümün derenin taşkın sahası içerisinde kaldığı ve derenin etki sahasında kalan yerlerden olduğu; (B) harfiyle gösterilen bölümün orman sayılmayan yerlerden olduğu ve dava tarihi olan 2018 yılından önceki 20 yıldan fazla süre önce imar ve ihya edilerek tarıma elverişli hale getirildiği ..." gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, (C) harfiyle gösterilen 1.497,00 m²lik bölümün kadastro tutanağının iptali ile paftasında dere yatağı olarak tescil harici bırakılmasına, (B) harfiyle gösterilen 3.652,75 m²lik bölümün 1 95... parsel sayısı ile davacı adına tarla vasfıyla tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesinde usul ve kanuna aykırı bir husus olmadığı" gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; hava fotoğraflarında doğal yapıda ve taşlık-çalılık alan olarak görülen taşınmazın niteliği aynı kalmasına ve üzerinde esaslı bir değişiklik meydana gelmemiş olmasına rağmen imar-ihyanın tamamlandığı sonucuna varılmasının hatalı olduğunu, taşınmazın açıklık alanda kaldığı belirtilmesine rağmen bu hususun tek başına imar-ihyasının tamamlandığı sonucuna varmak için yeterli olmadığını, taşınmazın kullanıldığı kabul edilse dahi bu kullanımın dönem dönem olduğunu ve kesintisiz zilyetlikten bahsedilemeyeceğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, tescil davası olarak açılmış olup yargılama sırasında dava konusu taşınmaz hakkında tutanak düzenlenmesi sebebiyle 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun geçici 8.maddesi uyarınca yapılan kadastro tespitine itiraz davasınına dönüşmüştür. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.