Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5299 E. 2025/2833 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/5299
- Karar No
- 2025/2833
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2024/3 E., 2024/47 K. Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kullanım kadastrosuna itiraz davasında verilen davanın reddine dair karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Dairemizce, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un (7143 sayılı Kanun) Geçici 1 inci maddesi uyarınca yapılan kullanım kadastrosu sırasında, ...ili ... ilçesi ... mahallesi çalışma alanında bulunan 8494 ada 1 ve 8 parsel sayılı 253,21 ve 524,48 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 7143 sayılı Kanun'un Geçici 1 inci maddesi hükmüne tabi tutuldukları ve kullanıcılarının tespit edilemediği şerhi yazılarak arsa vasfıyla ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... dava dilekçesinde; çekişmeli taşınmazları 1989 yılında satın aldığını ve bu tarihten itibaren etrafına çit çekip, üzerine de ağaç dikmek suretiyle fiili kullanımında bulundurduğunu ileri sürerek taşınmazın kadastro tutanağının beyanlar hanesine lehine kullanıcı şerhi verilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince; keşif sırasında dava konusu taşınmazların zeminde etrafının çevrili olarak bir bütün halde yer almakta olup, üzerinde yer yer meyve fidanlarının bulunduğunun gözlemlendiği, bilirkişi raporunda ise 2006, 2011, 2015, ve 2017 tarihli hava fotoğraflarında taşınmazın boş olup kullanılmadığı ve davacının dava konusu yere ilişkin vergi kaydının da tespit edilemediği, şu hale göre davacının 2006 yılından 2017 yılına kadar taşınmazlara ilişkin fiili kullanımı ya da vergi beyannamesinin bulunmadığı, taşınmazların zilyetliğine ilişkin bilgi içermeyen tanık beyanına itibar edilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine, çekişmeli taşınmazların tespit gibi tescillerine" ilişkin önceki tarihli kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "icra edilen keşfe göre dava konusu taşınmazların zeminde bir bütün olarak kullanıldığı, etrafının tel örgü ile çevrili olduğu ve içinde yer yer meyve ağaçlarının bulunduğu, keşifte dinlenen mahalli bilirkişi beyanına göre taşınmazların etrafının kadastro tespitinden sonra tel örgü ile çevrildiği ve ağaçlarında daha sonra dikildiğinin beyan edildiği, dosyaya sunulan ziraat bilirkişi raporuna göre de taşınmaz üzerindeki meyve ağaçlarının 1-2 yıl önce dikildiğinin tespit edildiği, dolayısıyla İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve Kanun'a uygun olduğu..." gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş ve hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 27.09.2023 tarihli ve 2022/7165 Esas, 2023/4691 Karar sayılı ilamıyla "...Somut dosya kapsamında, icra edilen keşif sırasında dinlenen ve özellikle taşınmazın durumunu bilen mahalli ve tespit bilirkişileri ile tanık beyanlarında ağırlıklı olarak taşınmazın davacıya ait olduğu, üzerine ev yapmaya çalıştığı ve fakat demir ve çimentonun çalınması üzerine korktuğu ve ev yapmaktan vazgeçtiği, taşınmazların etrafındaki tel örgünün yeni olduğu, ancak daha evvelinde de etrafını çevirdiği, yine öncesinde de taşınmazlara ağaç diktiği, ancak hırsızlık nedeni ile etrafı çevreleyen demirlerin ve ağaçların sökülerek götürüldüğü ve davacının taşınmaza 17.05.2018 tarihinden evvelini ihtiva eder şekilde gelip gittiği beyan edilmiş olup, taşınmazların niteliği arsa vasfında olduğuna ve taşınmazları bilen bilirkişi ve tanıklarca somut olguya dayalı olarak sahiplenme iradesi doğrulandığına ve ayrıca da uydu fotoğraflarında taşınmazda kullanım bulunmama nedeni de beyanlarda izah edildiğine göre davanın kabulüne ve davacı yararına taşınmazların beyanlar hanesine kullanıcı şerhi verilmesine karar verilmesi gerektiği..." açıklanarak Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'unn 373/1 inci maddesi uyarınca kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesi uyarınca bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne; çekişmeli 8494 ada 1 ve 8494 ada 8 parsel sayılı taşınmazların kadastro tutanaklarının beyanlar hanelerinde yer alan şerhlerin ayrı ayrı iptali ile tapularının beyanlar hanelerine " “7143 sayılı Kanunun geçici 1. maddesi hükümlerine tabi tutulmuştur. İşbu parsel ... kullanımındadır” şeklinde şerh verilmesine ve 7143 sayılı Kanun'un Geçici 1 inci maddesi uyarınca ... adına tapuya kayıt ve tescillerine karar verilmiş olup hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamı ile İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz edenden alınmasına, 10.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.