Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5283 E. 2025/5891 K. – Tapu İptali Ve
Konu: Tapu İptali Ve Tescil
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/5283
- Karar No
- 2025/5891
- Karar Tarihi
- Konu
- Tapu İptali Ve Tescil
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/85 E., 2024/982 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/487 E., 2021/530 K.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının, davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan 49 17... parsel sayılı taşınmazın davalı adına tapuda kayıtlı olduğunu ve taşınmazın bir kısmının kesinleşmiş Orman Kadastrosunda orman sınırı kapsamında bulunduğunu belirterek, taşınmazın orman sınırları içinde kalan kısmının tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... çekişmeli 49 17... parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfiyle gösterilen kısmının orman sayılan yerlerden olduğu ..." gerekçesiyle, davanın kabulü ile 13.11.2017 tarihli bilirkişi heyeti raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 399,23 m²’lik kısmın tapusunun iptali ile aynı ada son parsel numarası verilmek suretiyle “orman” vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükmün, davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "... İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda vicdani kanaatin oluştuğu, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, kararın dayandığı deliller ile kanuni sebepler ve gerekçe içeriğine göre, davanın esası ile ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararda usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı, alınan raporlara göre hüküm kurulmuş olduğu ..." gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiş ve iş bu karar, dava vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın müvekkili tarafından satın alındığı tarihte kök parselde orman alanı bulunmadığını, ... Belediyesi ve ... Büyükşehir Belediyesi tarafından ilgili kurumlardan bilgi alınmadan yapılan imar çalışması ile müvekkiline orman olan bir kısım verildiğini, yapılan işlemlerle ilgili müvekkilinin hiçbir kusurunun bulunmadığını, bu nedenle ilgili belediyelerin davaya dahil edilmesi gerektiğini, dosya kapsamında alınan ek raporda taşınmazın (A) harfi ile gösterilen kısmının dere yatağı olup imar uygulaması ile orman sayılan alana taşındığının değerlendirildiğini, buna göre dava konusu taşınmazın müvekkili tarafından satın alındığı tarihte dere yatağında bulunduğunu, orman sayılan yerlerden olmadığını, çelişkili bilirkişi raporlarının hükme esas alındığını ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına ve kararın eki sayılan bilirkişi raporunun 13.11.2019 tarihli olmasına rağmen, hükümde 13.11.2017 yazılmasının mahallinde her zaman düzeltilebilecek maddi hata olmasına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz eden davalıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.