Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/1545 E. 2025/5882 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1545
Karar No
2025/5882
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/854 E., 2022/1099 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/14 E., 2022/14 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 3 64... ve 68 parsel sayılı taşınmazlar, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu oldukları belirtilerek malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tarla vasfıyla tespit edilmişlerdir. 2. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı murisi ...'ın ve ondan önce araziyi satan kişilerin zilyet ve tasarrufunda bulunan ve iyi niyetle malik sıfatıyla zilyet olduklarını, ... ilçesi ... Mahallesi ... mevkinde bulunan ve ıslah sonucu tarımsal amaçlı kullanılan arazi üzerinde davalının hiçbir haklı hukuki sebebe dayanmaksızın zilyetlik iddiasında bulunduğunu, davalının gayrimenkul ile hiçbir haklı hukuki ilişkilerinin olmadığını, zilyetliğin 50 yılı aşkın süredir müvekkilimin murisi ... ve onun mirasçıları tarafından kullanıldığını, gayrimenkul zilyetliğine haksız bir müdahale olduğunu, ... ile sözleşme imzalamayan kişilere prim verilmediğini, ... ilçesindeki ve müvekkilinin zilyet ettiği ... mevkindeki yerler ile vakıfların bir ilgisinin olmadığını, müvekkilinin murisinin 1950'li yıllarda gayrimenkulü satın aldığını, satın aldığı gayrimenkul nedeniyle emlak vergisi de ödediğini, 1964 yılında murisin ölümü ile vergi ödemelerinin yapılmadığını, davalı Vakıfların hiçbir dönemde ne zilyetlik iddiasında bulunduğunu ne de bir hak talebinde bulunduğunu, pek çok yurttaşın ... ile kira sözleşmesi imzaladığını, bu kişiler arasında müvekkilinin olmadığını ancak onun imzasını da taklit ettiklerini, vakıfların kendisine kira adı altında para ödemeyen herkese gözdağı vermek için 27.08.2003 tarihli yazı göndererek özetle, ... ile sözleşme imzalanmadığı takdirde gayrimenkulden tahliye edileceklerini bildirdiklerini, böylece haksız müdahaleye kanuni kimlik aradıklarını ileri sürerek, davalının gayrimenkul zilyetliğine haksız elatmasının önlenmesini talep ve dava etmiş, ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 19.07.2007 tarihli ve 2004/304 Esas, 2007/274 Karar sayılı kararı ile, dava konusu taşınmazlar hakkında 3 64... ve 68 parsel numaraları verilmek sureti ile mülkiyet haneleri boş bırakılarak kadastro tutanağı tanzim edildiği nazara alınarak Kadastro Kanunu'nun 27. maddesi gereğince Mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş olup, dosya ... Kadastro Mahkemesine devrolmuştur. II. CEVAP Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazların ... Tapu Müdürlüğünün 11.05.1931 tarih C:44, Shf:43, SN: 19... 'deki tapu kaydı kapsamında olduğunu, davacı ... ve kardeşleri ... ve ... tarafından dava konusu taşınmazlara ilişkin olarak vakıfla 01.01.1989 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin olduğunu beyan ederek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "davacı vekilinin 05.12.2016 havale tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiği ancak dava konusu taşınmazların malik haneleri boş olduğundan yargılamaya devam edildiği, yapılan keşifler baz alınarak dosya incelenmiş, mahallinde yapılan keşifler ile dava konusu taşınmazların davacının babası tarafından kullanıldığı, babasının vefatı ile mirasçıları tarafından kullanıldığı, mirasçılarının taksim yapmadıkları, tespite esas tapu kayıtlarının keşiflerde uygulandığı ve 21 sıra numaralı tapu ve kira kontratının taşınmazları kapsadığı, 68 numaralı taşınmazın tamamının ve 66 numaralı taşınmazın (A2) ile işaretli 2.982,49 m²lik kısmının orman sayılan yerlerden olduğu, 66 numaralı taşınmazın (A1) ile işaretli 25.303,74 m²lik kısmının orman ve orman toprağı sayılmayan yerden olduğu, dava konusu taşınmazlardan bilirkişi raporu ile orman olduğu tespit edilen bölümler yönünden taşınmazların orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu taşınmazlardan orman olmadığı tespit edilen taşınmazlar yönünden uygulanan Vakfa ait tapu kaydının taşınmazları hudut ve miktar itibari ile kapsadığı, yine dosyada yer alan kira sözleşmesinin hudut ve miktar itibarı ile dava konusu parsellere uyduğunun mütalaa olunduğu, bu kapsamda kira kontratında adı geçen davacının zilyetliklerinin malik sıfatı ile olmadığı, kiracı olarak fer'i zilyet olduğu, zilyetlik iradesinin malik sıfatı ile yürütülmediği anlaşıldığından, malik sıfatı ile zilyetliklerini ispatlayamadığı" gerekçesiyle davacının davasının reddine, dava konusu 3 64... parsel sayılı taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline; 3 64... parsel sayılı taşınmazın 16.02.2013 tarihli orman mühendisleri ..., ... ve ... ... tarafından tanzim olunan raporda (A2) ile işaretli 2.982,49 m²lik bölümünün ifrazı ile aynı ada son parsel numarası verilmek sureti ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline, 3 64... parsel sayılı taşınmazın 25.303,74 m² yüzölçümü ile tarla vasfı ile ... ... Vakfı adına tapuya tesciline, beyanlar hanesine; "taşınmazın üzerindeki 2 adet ev ve fındık ağaçlarının ... oğlu ... mirasçılarına aittir." şerhinin düşülmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... vekili ve Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, uzman orman bilirkişi kurulu tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada dava konusu 3 64... parsel ile 3 64... parselin teknik bilirkişi raporunda (A2) harfi ile rumuzlandırılan bölümünün orman sayılan yerlerden olduğu, 3 64... parselin teknik bilirkişi raporunda (A2) harfi ile rumuzlandırılan bölümünden geriye kalan taşınmaz bölümünün ise orman sayılmayan yerlerden olduğu ve davalı ... ... Vakfı adına kayıtlı olan tapu kayıtları kapsamında kaldığının anlaşılmasına göre, Mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince dava konusu 3 64... parselin ... ... Vakfı adına tespit ve tesciline, beyanlar hanesine; "taşınmazın üzerindeki 2 adet ev ve fındık ağaçları ... oğlu ... mirasçılara aittir." şerhinin düşülmesine dair verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, söz konusu taşınmazın orman sınırları içerisinde olduğu ve orman vasfı ile Hazine adına tespit ve tapuya tesciline karar verilmesi gerektiğini dava konusu 3 64... parsel sayılı taşınmazın hükme esas alınan raporda (A2) ile işaretli kısmının orman sayılan yer olduğu ifade edilmişken taşınmazın (A1) ile işaretli diğer kısmının orman sayılmayan yerlerden sayılmasının coğrafi gerçeklere ve en eski tarihli hava fotoğraflarına aykırı olduğunu ve taşınmazların tümünün orman olarak tescil edilmesi gerektiğini açıklayarak, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/1545, K. 2025/5882, T. 22.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2023-1545-e-2025-5882-k-e811006438b4