Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4964 E. 2025/6374 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/4964
- Karar No
- 2025/6374
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/703 E., 2024/2591 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 23. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/783 E., 2022/117 K.
Taraflar arasında İstanbul Anadolu 23. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen vakıf evladı olduğunun tespiti davası sonucunda verilen hükme karşı davalı ... Genel Müdürlüğü vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ... Genel Müdürlüğü vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava dilekçesinde; davacının mülhak ... Paşa Vakfı'nın vakıf evladı olduğunun tespiti istenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; davanın kabulü ile davacının Sokullu ... Paşa Vakfı'nın evladı olduğunun tespitine, karar verilmiştir.
Davalı ... Genel Müdürlüğü vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, İlk Derece Mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve kanuna uygun olduğu, davacının üst soyunun bekletici mesele yapılması istenen veraset iptal davalarındaki ilamlara dayanmadığı, üst soyun vakıf kayıtlarından mütevelli olan ... ve oğlu ...'a dayandığı, davacının anneannesinin ... kızı ... ve annesinin ... olarak belirlendiği gerekçesi ile, davalı ... Genel Müdürlüğü vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı verdiği temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. Dava, vakıf evladı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
5737 sayılı ... Kanunu'nun (5737 sayılı Kanun) 3. maddesine göre, mülhak vakıf mülga 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi'nin yürürlük tarihinden önce kurulmuş olan yönetimi vakfedenlerin soyundan gelenlere şart edilmiş ve bu kişiler tarafından; mazbut vakıf ise bu kanun uyarınca Genel Müdürlükçe yönetilecek ve temsil edilecek ... ile mülga 743 sayılı Türk Kanunu Medenisinin yürürlük tarihinden önce kurulmuş ve 2762 sayılı ... Kanun'u gereğince ... Genel Müdürlüğünce yönetilen ... olarak tanımlandıktan sonra, aynı Kanun'un 6 ve 7. maddelerinde ise mazbut vakıfların ... Genel Müdürlüğü tarafından yönetilip temsil edileceği hükme bağlanmıştır. Vakıflarla ilgili açılan davalarda yetkili İlk Derece Mahkemesince belirlenirken 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda (6100 sayılı Kanun) iki ayrı düzenlemenin dikkate alınması gerekmektedir. Kesin yetki kuralının öngörüldüğü 14/2. madde de, özel hukuk tüzel kişilerinin, ortaklık veya üyelik ilişkileriyle sınırlı olmak kaydıyla, mevcut bir ortağına veya üyesine karşı veya bir ortağın yahut üyenin bu sıfatla diğerlerine karşı açacakları davalar için, ilgili tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesince kesin yetkili olduğu bu özel ve sınırlı hal dışında kesin yetki kuralının mevcut olmadığı, maddede düzenlenen yetkinin, kesin nitelikte olup kamu düzenine ilişkin olduğundan İlk Derece Mahkemesince yargılamanın her safhasında re'sen dikkate alınması gerekmektedir. Kesin yetki kuralı dışındaki genel yetkili İlk Derece Mahkemesi ise, 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 9. maddesini karşılayan 6100 sayılı Kanun'un 6. maddesinde düzenlenmiş buna göre; yetkili İlk Derece Mahkemesince davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri İlk Derece Mahkemesidir. Ayrıca aynı Kanun'un 19/4. maddesine göre de yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı İlk Derece Mahkemesince yetkili hale gelir. Hakim doğrudan (re'sen) yetkisizlik kararı veremez. 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu'nun 51. maddesinde; tüzel kişinin yerleşim yerinin, kuruluş belgesinde başka bir hüküm bulunmadıkça işlerinin yönetildiği yer olduğu hükme bağlanmıştır. İntifa haklarının (tevliyet, sükna ve galle) tespit ve tahsili için; mülhak ... aleyhine açılacak davalarda yetkili İlk Derece Mahkemesince, vakfın yerleşim yeri (kurulduğu yer); İlk Derece Mahkemesince kesin yetkilidir. Dava konusu vakıf, mülga 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi’nin yürürlük tarihinden önce kurulmuş ve yönetimi vakfedenin soyundan gelenlere şart edilmiş vakıf yani “mülhak vakıf"tır. Dosyada bulunan ve ... Genel Müdürlüğünden gelen belgelerde dava konusu mülhak vakfın İstanbul'da (İstanbul Adliyesi yargı çevresinde) kurulu olduğunun bildirildiği anlaşılmaktadır. 6100 sayılı Kanun'un 114. maddesi gereği yetkinin kesin olduğu hâllerde, İlk Derece Mahkemesinin yetkili bulunması dava şartı olup, dava şartlarının 115. madde gereği yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınması gerekir. Yine aynı Kanun'un 19. maddesi gereği yetkinin kesin olduğu davalarda, İlk Derece Mahkemesi yetkili olup olmadığını, davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorunda olduğu hükme bağlanmıştır. Dava konusu vakıf, mülga 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi’nin yürürlük tarihinden önce kurulmuş ve yönetimi vakfedenin soyundan gelenlere şart edilmiş vakıf yani “mülhak vakıf"tır. Dosyada bulunan ve ... Genel Müdürlüğünden gelen belgelerde dava konusu mülhak vakfın İstanbul'da (İstanbul Adliyesi yargı çevresinde) kurulu olduğunun bildirildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda İlk Derece Mahkemesince, vakfın merkezi (kurulu olduğu yer) İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesinin yetkili olması sebebi ile yetkisizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilip hüküm kurulması doğru değildir. Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ... Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz itirazları yerinde görülerek temyiz edilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesi gereğince bozulmasına karar verilmiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, İstek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.