Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4926 E. 2025/5601 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4926
Karar No
2025/5601
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2432 E., 2024/901 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/544 E., 2020/304 K.

Taraflar arasındaki kesinleşen Orman Kadastrosuna dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R

Kadastro sonucunda; ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 2454 parsel sayılı ve 10.460 m² yüzölçümlü zeytinlik vasıflı taşınmaz, ölü ... mirasçıları adına 05.05.1959 tarihinde tespit ve tescil edilmiştir. Daha sonra 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sonucunda, ... ilçesi ... Mahallesi yeni 24 89... parsel numarası ve 10.460,79 m² yüzölçümü ile davalı ... adına tapuya tescil edilmiştir.

Taşınmaz malikinin kimlik bilgileri elde edilemediği nedeniyle ... 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 15.05.2018 tarihli ve 2017/1167 Esas, 2018/652 Karar sayılı kararı ile, dava konusu eski 2454 (yeni 24 89... ) parsel sayılı taşınmaza, 3561 sayılı Kanun'un 2. maddesi uyarınca ... Defterdarı yönetim kayyımı olarak atanmıştır.

Davacı ... idaresi vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili ... ilçesi ... beldesi 2454 parsel sayılı taşınmazın kesinleşmiş devlet orman sınırları içerisinde kaldığını, söz konusu parselin ağaçlandırma sahası ile birlikte fıstık çamı ve selvi ağaçları ile ağaçlandırıldığını beyanla, çekişmeli taşınmazın tapusunun iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "dava konusu taşınmazın kesinleşen Orman Kadastrosuna göre orman alanı içinde kaldığı" gerekçesiyle davanın kabulüne, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 24 89... parsel (eski 2454 parsel) sayılı 10460,79 m² yüzölçümlü zeytinlik vasfındaki taşınmazın davalı ... adına kayıtlı tapusunun iptali ile, orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir. Bu karar davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince; "dava konusu taşınmazın dört bir tarafının ... Devlet Ormanı ile çevrili olduğunun, dava konusu taşınmazın tamamının kesinleşen orman tahdit sınırları içinde kaldığının, üzerinde özel ağaçlandırma ile tesis edilen servi ağaçları, devamında fıstık çamları ile bunun dışında değişik türde maki elemanları bulunduğunun, orman arazisi vasfında olduğunun, klizimetre aleti ile yapılan zemin ölçümüne ve memleket haritalarındaki münhanilerden yapılan hesaplamaya göre % 30-35 eğimli olduğunun, toprak muhafaza karakteri taşıdığının, 1953-1957 tarihli hava fotoğraflarında hafif koyu renkli makilik alanda, yine 2010 yılı ortofotoda makilik alanda kaldığının tespit edilmesi, 1976 yılında ilan edilen Orman Kadastrosu'nun ve en son 1977 yılında ilan edilen unutulan ormanların kadastrosu çalışmalarının kesinleşmesinden itibaren 10 yıllık hak düşürücü süre içinde dava konusu taşınmazın malikleri veya 3561 sayılı Kanun'un 2. maddesi uyarınca taşınmaza yönetim kayyımı olarak atanan kayyım ... Defterdarı tarafından, dava konusu taşınmaza ilişkin olarak Orman Kadastrosu'nun iptali istemi ile açılmış bir davanın da olmadığının anlaşılması karşısında; Mahkemece davanın kabulü ile, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesinde ve hüküm fıkrasında taşınmazın yüzölçümünde yapılan maddi hatanın 12.10.2022 tarihli tashih şerhi ile düzeltilmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesiyle davalı ... kayyımının tüm istinaf itirazlarının 6100 sayılı Hukuk Muhakeme Kanunu'nun 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

Davalı ... temyiz dilekçesince özetle, eksik inceleme ve araştırmayla karar verildiğini kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu beyanla, kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı kayyım vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

S O N U Ç : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz eden davalıdan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/4926, K. 2025/5601, T. 15.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-4926-e-2025-5601-k-d97878aaa428