Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/3415 E. 2025/12372 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3415
- Karar No
- 2025/12372
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI: 2021/3606 Esas, 2024/702 Karar KARAR: Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ: Siirt 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2021/122 Esas, 2021/209 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonucunda; İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Siirt ili, ..., köyü 1 01... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak tapudan terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın arta kalan kısmı için meydana gelen değer artışının kamulaştırma bedelinden düşürülmesi gerektiğini, raporda metrekare birim fiyatının yüksek olduğunu, taşınmazın öncelikle idare adına tesciline, sonra 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 16 ncı maddesinin (c) bendi uyarınca terkinine şeklinde hüküm kurulması gerektiğini, lehlerine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin ve davalı lehine maktu vekâlet ücreti yerine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava tarihi 2021 yılı olup bu nedenle 2020 yılı verilerinin kullanılmasının hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazın sulanabilir tarım arazisi vasfında olduğunu, dava konusu taşınmaza uygulanan münavebe sisteminin hatalı olduğunu, üretim masraflarının yüksek alındığını, kapitalizasyon faiz oranının yüksek, objektif değer artışı çok düşük uygulandığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmaza kuru tarım arazisi olarak o yörede mutat olarak ekilen münavebe ürünleri esas alınıp, kapitalizasyon faiz oranı %6 uygulanarak çıplak metrekaresine 12,03 TL değer biçildiği, taşınmazın konumu, ana yollara ve yerleşim alanlarına uzaklığı gözetilerek gelir metoduna göre tespit edilen metrekare birim fiyatına % 30 oranında objektif değer artırıcı unsur ilave edilerek sonuç metrekare birim fiyatının 15,64 TL olarak belirlendiği, taşınmazın vasfına, konum ve niteliklerine, aynı bölgeden intikal eden dava dosyalarına göre bilirkişi kurulunca belirlenen kapitalizasyon faiz oranının ve dava konusu taşınmaz için belirlenen metrekare birim fiyatının uygun ve resmi verilerle uyumlu olduğu, belirtilen nedenlerle hükme esas alınan bilirkişi raporunun yasal niteliklere haiz ve hüküm kurmaya elverişli bulunduğu, her ne kadar tespit edilen kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi uyarınca kamulaştırma davasının 4 ay içerisinde sonuçlandırılamaması nedeniyle 4 üncü ayın sona erdiği tarihten karar tarihine kadar yasal faiz işletilmesi gerekirken, faiz yönünden hüküm kurulmamış olması yerinde değil ise de davalı tarafça bu hususun istinaf sebebi olarak ileri sürülmediği ve istinaf sebepleriyle bağlılık ilkesi dikkate alınarak bu hususun eleştirilmesi ile yetinildiği, ancak; davacı idare dava dilekçesinde, dava konusu taşınmazın kamulaştırılan kısmının öncelikle tescil sonra terkin edilmesini talep etmişse de talep doğrultusunda karar verilmeden sadece terkine yönelik karar verilmesi doğru görülmediği, davanın niteliği gereği kendisini vekille temsil ettiren davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru görülmediği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeninden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.