Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4386 E. 2026/2494 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/4386
- Karar No
- 2026/2494
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2557 E., 2024/1003 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kadirli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/124 E., 2021/264 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-birleşen dosya davacısı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ...Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sonucunda, tapuda davalı ... adına kayıtlı eski 308 parsel sayılı 19.000,00 m² yüzölçümdeki taşınmaz, yeni 2 39... parsel numarasıyla ve 19.285,19 m² yüzölçümlü olarak; tapuda davacı ... ve müşterekleri adına kayıtlı eski 309 parsel sayılı 12.750,00 m² yüzölçümdeki taşınmaz, yeni 2 39... parsel numarasıyla ve 11.015,82 m² yüzölçümlü olarak ve eski 304 parsel sayılı 16.900,00 m² yüzölçümdeki taşınmaz, yeni 2 39... parsel numarasıyla ve 16.094,82 m² yüzölçümlü olarak tespit ve tescil edilmiştir. 2. Davacı ... dava dilekçesinde; 2 39... parsel ve 2 39... parsel sayılı taşınmazda 2012 yılında 22/2-a uygulaması yapıldığını ileri sürerek, parsellerin yüzölçümünde azalma meydana geldiğini, davalının parselinin yüzölçümünde artma meydana geldiğini, uygulama kadastrosunun usul ve kanuna uygun yapılmadığını ileri sürerek, tesis kadastrosundaki sınırlara dönülmesini talep etmiştir. 3. Birleşen 2017/196 Esas sayılı dosyasında davacı ... dava dilekçesinde; kendisinin 1993 tarihinde 2 39... parsel numaralı tarlayı para karşılığı satın aldığını, aldığı tarihten beri kullandığını, yapılan son kadastro ölçümünde tarlanın yaklaşık 941,00 m²sinin davalılar tarafından kullanıldığının tespit edildiğini, işgal edilen yere iki adet ev yapıldığını ileri sürerek, bu evlerin yıkılmak suretiyle kaldırılmasını talep etmiştir. 4. Birleşen 2017/197 Esas sayılı dosyasında davacı ... dava dilekçesinde; 19.10.1993 tarihinde 2 39... parsel numaralı tarlayı para karşılığı satın aldığını, aldığı günden bu yana kullandığını, yapılan son kadastro ölçüsünde 941,00 m²lik alanın ev yapılarak ve çeşitli şekilde kullanıldığını, bilgisinin izninin dışanda kullanıldığını ileri sürerek, bugüne kadar olan kullanım bedellerinin kanuni faizi ile kendisine ödenmesini talep etmiştir. II.CEVAP Davalı-birleşen dosya davacısı ... cevap dilekçesinde; bahse konu fazlalıklarının kendi taşınmazında olmadığını, bunun yapılan ölçüm ve kayıtlar ve tapu kayıtlarında sabit olduğunu, yeni yapılan 22/2-a uygulamasında sınır sabit kalmak şartıyla kendisine ait olan arazinin 285,19 m² arttığını, ancak 2.500, 00... .000,00 m² arazinin kendi arazinin içinde olmadığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. III.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ''dava konusu taşınmazlarda yapılan uygulama kadastrosu sonucunda davacının 2 39... parsel sayılı taşınmazında eski kadastro parsel sınırının davacı aleyhine fen bilirkişinin 25.12.2019 tarihli raporuna ekli (Ek-3 numaralı) krokide (A) harfiyle gösterilen bölümünün davalının 26 parsel sayılı taşınmazına dahil olacak şekilde çizilmiş olduğu, davacının 2 39... parsel sayılı taşınmazında eski kadastro parsel sınırının davacı aleyhine fen bilirkişinin 25.01.2019 tarihli raporuna ekli (Ek-3 numaralı) krokide (B) harfiyle gösterilen bölümünün davalının 26 parsel sayılı taşınmazına dahil olacak şekilde çizilmiş olduğu, davanın niteliği gereği mülkiyet ihtilaflarının tartışılmasına yer olmadığı, eski kadastro parsel sınırına göre ve keşifte tarafların da yer göstermelerine göre (A) ve (B) harfleriyle gösterilen kısımların davalı adına olan tapusunun iptaliyle davacı adına tesciline karar verilmesi gerektiği, davacının esas davadaki davası kabul edildiğinden, davalının birleşen Kadirli 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/196 Esas sayılı dosyadaki el atmanın önlenmesi talebinin ve birleşen Kadirli 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/197 Esas sayılı dosyadaki ecrimisil talebinin reddine karar verilmesi gerektiği'' gerekçesiyle 2 39... parsel sayılı taşınmazın 25.12.2019 tarihli fen bilirkişisi raporu ekindeki Ek-3 numaralı krokide (A) harfli şeklinde gösterilen 398,91 m²lik kısmının davalı adına olan tapu kaydının iptaliyle 2 39... parsel malikleri adına tapuya tesciline, (B) harfli şekilde gösterilen 241,81 m²lik kısmının davalı adına olan tapusu kaydının iptaliyle 2 39... parsel malikleri adına tapuya tesciline, 2 39... parselin yüzölçümünün 10.414,73 m² olarak, 2 39... parselin yüzölçümünün 18.644,47 m² olarak, 2 39... parselin yüzölçümünün 16.336,63 m² olarak tapu kaydında düzeltilmesine karar verilerek asıl davanın kabulüne birleşen davaların reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı-birleşen dosya davacısı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ''dava konusu taşınmazlarda yapılan uygulama kadastrosu sonucunda davacının 2 39... parsel sayılı taşınmazında eski kadastro parsel sınırının davacı aleyhine fen bilirkişinin 25.12.2019 tarihli raporuna ekli (Ek-3 numaralı) krokide (A) harfiyle gösterilen bölümünün davalının 26 parsel sayılı taşınmazına dahil olacak şekilde çizilmiş olduğu, davacının 2 39... parsel sayılı taşınmazında eski kadastro parsel sınırının davacı aleyhine fen bilirkişinin 25.12.2019 tarihli raporuna ekli (Ek-3 numaralı) krokide (B) harfiyle gösterilen bölümünün davalının 26 parsel sayılı taşınmazına dahil olacak şekilde çizilmiş olduğu, davanın niteliği gereği mülkiyet ihtilaflarının tartışılmasına yer olmadığı, eski kadastro parsel sınırına göre ve özellikle keşifte tarafların da yer göstermelerine göre (A) ve (B) harfleriyle gösterilen kısımların davalı adına olan tapusunun iptaliyle davacı adına tesciline karar verilmesinde ve birleşen dosyalarında reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, davanın niteliğine göre aleyhine sınır değişikliği olanın yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasında yanlışlık bulunmadığı, asıl dosya davalısı-birleşen dosya davacısı tarafından ayrı ayrı açılmış iki birleşen dosya bulunması karşısında reddine karar verilen iki ayrı dava açısından ayrı ayrı yargılama gideri ve vekalet ücreti takdir edilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararda usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı'' gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı-birleşen dosya davacısı ... vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesince eksik inceleme ve değerlendirme neticesinde verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, asıl dosyada 2017/124 Esas sayılı dosya yönünden; davaya konu Sumbas ilçesi Araplı köyü 2 39... numaralı parsel maliki olan müvekkillinin bu yeri satın aldığını, 22/2-a çalışmalarında yapılan hata da müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, davacının davasının dayanağının 22/2-a çalışmasına itiraz niteliğinde olduğunu, 22/2-a ile yapılan kadastro çalışmasının idari bir işlem olduğunu, hatanın idare tarafından yapıldığını, idari işlem sonucu oluşan durumun düzeltilmesi işleminde müvekkilli aleyhine masraf ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini, yapılan hatalardan 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun madde 1007 anlamında Devletin sorumlu olduğunu, bilirkişi raporunda sadece müvekkilli aleyhine olan kısımların değerlendirildiğini, men'i müdahale davasının şartlarının incelenmediğini, dava açıldığı tarihte tapu kayıt sınırlarına göre müvekkillinin davayı açtığını, tüm dosya borcunun müvekkilline yüklenerek hüküm kurulmasının kabul edilemez olduğunu, birleşen 2017/196 Esas ve 2017/197 Esas sayılı dosyalar yönünden iki nüsha olan dilekçenin ayrı ayrı kaydedilerek iki ayrı dava dosyasının oluşturulduğunu, müvekkillinin kendisine tebligat gelince olayın farkına vardığını, sehven ayrılarak 2 dosya oluşturulduğunu, hatalı kayıt nedeniyle oluşturulan dosyaların ayrı ayrı değerlendirilerek iki ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin tapu kayıtları dikkate alındığında dava açmada haklı olduğunu, hukuki durumun davanın açıldığı tarihe göre belirlenmesinin gerektiğini, müvekkilinin açtığı davanın henüz konusuz kalmadığını, davacının açmış olduğu sınır düzeltim davası kesinleşirse konusuz kalacağını, konusuz kaldığı kabul edilse dahi reddi gerekçesi ve hükümde verilen masraf ve vekalet ücretinin hatalı değerlendirildiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B.Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun yapılıp yapılmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı-birleşen dosya davacısı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1.maddesi uyarınca ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.