Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4176 E. 2025/3198 K. – Kadastro Tespiti
Konu: Kadastro Tespitine İtiraz
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/4176
- Karar No
- 2025/3198
- Karar Tarihi
- Konu
- Kadastro Tespitine İtiraz
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1993 E., 2024/627 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Milas Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2020/123 E., 2022/105 K. Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanı reddine karar verilmiştir. Kararın asıl ve birleşen dosya davacıları vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen dosya davacıları vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 15.04.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Duruşma için tayin edilen günde temyiz edenler ... ve müşterekleri vekili, karşı taraftan Hazine vekilinin katılımlarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyanın incelenmesi sonucu görülen eksikliklerin ikmali için dosyanın İlk Derece Mahkemesine iadesine karar verilmesini takiben eksiklik tamamlanmış olmakla, 21.04.2025 tarihinde dosya yeniden incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmaları sırasında Muğla ili ... ilçesi ... Mahallesi 3.606,45 m2 miktarındaki 162 ada 20 parsel, 3.606,56 m2 miktarındaki 162 ada 21 parsel, 3.606,88 m2 miktarındaki 162 ada 22 parsel, 3.606,37 m2 miktarındaki 162 ada 23 parsel, 3.606,25 m2 miktarındaki 162 ada 24 parsel, 3.606,41 m2 miktarındaki 162 ada 25 parsel, 3.606,50 m2 miktarındaki 162 ada 26 parsel ile 3.606,95 m2 miktarındaki 162 ada 27 parsel sayılı taşınmazlar, tarla vasfı ile ayrı ayrı Hazine adına tespit edilmişlerdir. Asıl ve birleşen davalarda davacılar vekili 07.12.2020 tarihli dava dilekçelerinde özetle; 162 ada 20 ila 27 parsel sayılı taşınmazların evvelce bir bütün olup müvekkillerine babalarından intikal ettiğini; babaları ...'un 2004 yılında vefatına kadar yaklaşık 49 yıldır, ilk tesis kadastrosunun yapıldığı 1981 yılına kadar yaklaşık 26 yıldır nizasız ve fasılasız malik sıfatıyla zilyetliğinde ve tasarrufunda olduğu; mirasçıların aralarında yaptıkları ifraz ve taksim sonucu oluşan 162 ada 20 ila 27 parsel nolu taşınmazların bir bütün halinde ...'un çocukları olan mirasçılarının zilyet ve tasarrufunda olduğunu, dava konusu yerlerin önce murisleri sonrada davacılar olan mirasçıları tarafından ekilip biçilmek ve tarımsal ürünler elde etmek suretiyle eklemeli olarak 65 yılda malik sıfatıyla zilyet ve tasarruflarında olduğunu iddia ederek; asıl dosyada dava konusu olan 162 ada 20 ve 23 parsel sayılı taşınmazların ana dosya davacısı ... adına; birleşen 2020/127 Esas sayılı dosyada dava konusu olan 162 ada 27 parsel sayılı taşınmazın, davacısı ... adına; birleşen 2020/134 Esas sayılı dosyada dava konusu olan 162 ada 21 parsel sayılı taşınmazın davacısı ... adına; birleşen 2020/136 Esas sayılı dosyada dava konusu olan 162 ada 22 parsel sayılı taşınmazın davacısı ... adına; birleşen 2020/139 Esas sayılı dosyada dava konusu olan 162 ada 26 parsel sayılı taşınmazın davacısı ... adına; birleşen 2020/137 Esas sayılı dosyada dava konusu olan 162 ada 24 parsel sayılı taşınmazın davacısı ... adına; birleşen 2020/125 Esas sayılı dosyada dava konusu olan 162 ada 25 parsel sayılı taşınmazın ise davacısı ... adına tesciline karar verilmesini, şayet tescil talepleri kabul edilmez ise tapu kütüklerinin beyanlar hanelerine taşınmazların ayrı ayrı adı geçenlerin zilyetliğinde olduğunun şerh edilmesini dava ve talep ederek dava açmış; yargılama sırasında tapu kayıtlarına da dayanmışlardır. Mahkemece davalar birleştirilerek yapılan yargılama sonucunda çekişmeli taşınmazların tümü yönünden yapılan araştırma ve incelemeye göre, davacılar yararına, 3402 sayılı Kanun'un 14, 17 ve geçici 8. maddesi kapsamında aranan şartların oluşmadığı; yine yargılama sırasında davacı tarafça dayanılan tapu kayıtlarının da dava konusu taşınmazları kapsamadığı belirlendiği gibi değişebilir hudutlar ihtiva eden bu tapuların miktarından fazla olarak çevre taşınmazlara revizyon gördükleri; bu nedenle tüm dosyalar yönünden tescil talebinin reddine karar vermek gerektiği; davacıların terditli talepleri yönünden ise davacıların hukuki yararının olmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı reddine; çekişmeli tüm taşınmazların kadastro tespitleri gibi tapuya kayıt ve tescillerine karar verilmiş olup iş bu kararın asıl ve birleşen dosya davacıları vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince asıl ve birleşen dosya davacıları vekilinin tüm istinaf itirazları, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca esastan reddedilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen dosya davacıları vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 28.000,00 TL avukatlık ücretinin davacılar ... ve müştereklerinden alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan Hazine'ye verilmesine, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına,21.04.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.