Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/3730 E. 2026/955 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/3730
- Karar No
- 2026/955
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2017 E., 2024/819 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Osmaniye 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/179 E., 2021/431 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kullanım kadastrosu sonucunda, .. ili .. ilçesi .. köyü çalışma alanında bulunan 1 04... parsel sayılı 546,43 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve taşınmazın ...'in 2004 yılından bu yana kargir ev ve arsası olarak kullanımında olduğu şerhi yazılarak tarla vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edildikten sonra 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun gereği satış suretiyle davalı adına tapuda kayden intikal ettirilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; 1 04... parsel sayılı taşınmazın müvekkilinin taşınmazı olduğunu, müvekkilinin işbu yeri satın alıp zilyetliğine başladığında parsel içerisinde Hazine adına kayıtlı olan ve şu an davalı üzerinde kayıtlı bulunan dava konusu taşınmazda kendi arsası içerisinde surlarla çevrili tahmini 243,00 metrekare alanı da aldığını ve kullanımına geçirdiğini, ancak 2014 yılında 2/B kadastro çalışmalarında müvekkiline ait olan surlarla çevrili yerin davalı adına tespit gördüğünü, oysa ki bu yerin müvekkilinin parasını ödeyerek aldığı yer olduğunu belirterek, dava konusu alanın tapu kaydının iptali ile müvekkili adına hissesi oranında tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davayı kabul etmediklerini, müvekkiline ait dava konusu parselin muvafakat alınmadan davacı ... ve ... tarafından işgal edildiğini, davanın yersiz olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "Mahallinde 05.03.2021 günü keşfe gidildiği, keşif sonrası düzenlenen 29.03.2021 havale tarihli fen bilirkişisi raporuna göre davacının kendi sınırlarında olduğunu iddia ettiği alanın, yapılan ilk tesis kadastro çalışmasında da dava konusu taşınmaz sınırlarında ölçüldüğü, 20 10... yılında yapılan kadastro çalışmasında da bu ilk tesis kadastro parsel sınırına uyulduğunun beyan edildiği, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı adına kayıtlı taşınmazın ilk tesis kadastrosu sırasında 266,00 metrekare olarak tescil edildiği, önceki malikin taşınmazın sınırlarına yapmış olduğu itirazın Osmaniye Kadastro Mahkemesinin 2008/247 Esas ve 2008/401 Karar sayılı kesinleşmiş ilamıyla reddedildiği, davacı tarafça her ne kadar taşınmazın önceki malikten devralındığı tarihte davaya konu 243,00 metrekarelik alanın da dava konusu parsel içerisinde olduğu ve 2014 yılında yapılan 2/B uygulaması sırasında sınırlarının değiştiği iddia edilmiş ise de davacı ile önceki malik arasında yapılan resmi satış senedinde taşınmaz yüzölçümünün 266,00 metrekare olduğunun belirtildiği, 2014 yılında yapılan 2/B uygulaması sırasında davacı parsel sınırlarında değişiklik olmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "Dava konusu taşınmazlara 2014 yılında 22/a uygulamasının yapılarak uygulama tespit tutanaklarının düzenlendiği, İlk Derece Mahkemesince mahallinde yapılan keşifte dinlenilen mahalli bilirkişi ve tespit bilirkişisi beyanları ile sınırların değişmediği, 20 10... yılında yapılan kadastro çalışmasında da bu ilk tesis kadastro parsel sınırına uyulduğunun beyan edildiği, davacı adına kayıtlı taşınmazın ilk tesis kadastrosu sırasında 266,00 metrekare olarak tescil edildiği, önceki malikin taşınmazın sınırlarına yapmış olduğu itirazın Osmaniye Kadastro Mahkemesinin 2008/247 Esas ve 2008/401 Karar sayılı kesinleşmiş ilamıyla reddedildiği, davacı tarafça her ne kadar taşınmazın önceki malikten devralındığı tarihte davaya konu 243,00 metrekarelik alanın da dava konusu parsel içerisinde olduğu ve 2014 yılında yapılan 2/B uygulaması sırasında sınırlarının değiştiği iddia edilmiş ise de davacı ile önceki malik arasında yapılan resmi satış senedinde taşınmaz yüzölçümünün 266,00 metrekare olduğunun belirtildiği, 2014 yılında yapılan 2/B uygulaması sırasında davacı parsel sınırlarında değişiklik olmadığı" gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; tüm tanık beyanlarına göre dava konusu yerin müvekkili tarafından kullanıldığını, yıllardır süregelen rızai paylaşım ve eklemeli zilyetliğin söz konusu olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, satın alma ve zilyetliğe dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.