Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/2381 E. 2026/3283 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2381
Karar No
2026/3283
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2014/620 E., 2022/277 K.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı-davalı Hazine vekili, ... vekili, ... vekili, müdahil davacı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Mersin ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında 1955 yılında yapılan kadastro sırasında, temyize konu 1 65... parsel sayılı 172.5 00... .875 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan 165 parsel sayılı taşınmaz, tapu kaydı, vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle payları oranında davalılar ...oğlu ... ve ... oğlu ... mirasçıları adlarına, 167 parsel sayılı taşınmaz ise kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla belgesizden edinilebilecek taşınmaz miktarı fazlası olduğu belirtilerek, Hazine adına tespit edilmiştir. 2. Davacı ... dava dilekçesinde; Mersin ili ... ilçesi ... köyü 1 64... parsel sayılı taşınmazlara yönelik olarak, tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazların muris ... adına tescilini talep etmiştir. 3. Davacı ... dava dilekçesinde; Mersin ili ... ilçesi ... köyü 1 64... parsel sayılı taşınmazlara yönelik olarak tapu kaydı, vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, taşınmazların adına tescilini talep etmiştir. 4. Davacı Hazine temsilcisi dava dilekçesinde; Mersin ili ... ilçesi ... köyü 165 parsel sayılı taşınmaza yönelik olarak, tapu kayıt miktar fazlasının zilyetlikle kazanılamayacağını ileri sürerek, miktar fazlasının Hazine adına tescilini talep etmiştir. 5. Asli müdahil ... müdahale dilekçesinde; dava konusu 167 parsel sayılı taşınmazın 15.000 m²lik kısmının adına tescil edilmesini talep etmiştir. 6. Asli müdahil ... müdahale dilekçesinde; dava konusu 1 65... parsel sayılı taşınmazlardaki hisseleri mirasçılarından satın aldığını belirterek, adına tescili talebiyle davaya katılmıştır. 7. Asli müdahil ... müdahale dilekçesinde; dava konusu 1 65... parsel sayılı taşınmazlardaki hisseleri mirasçılarından satın aldığını belirterek, adına tescili talebiyle davaya katılmıştır. 8. Asli müdahil ... ile ... Ziraat Hayvancılık San.ve Tic. AŞ vekili müdahale dilekçesinde; yargılama safhasında taşınmazlardaki hisselerin el değiştirdiğini belirterek, davaya katılma talebinde bulunmuştur. II. CEVAP Davalılar cevaplarında; davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 30.06.2008 tarihli ve 1995/1 51... /13 Karar sayılı kararı ile, 1 64... parsel sayılı taşınmazların Hazine adına tesciline, 165 parsel sayılı taşınmazın 07.05.2008 tarihli fen bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen bölümün davalı ... mirasçıları adlarına payları oranında tesciline, aynı rapor ve krokide (B) harfi ile gösterilen bölümünün ise davacı ... mirasçılarından ..., ... ve ... adlarına eşit paylar ile tesciline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 30.06.2008 tarihli ve 1995/1 51... /13 Karar sayılı kararına karşı davalı ... mirasçısı ..., davacı ... mirasçısı ... ve davacı - davalı Hazine vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 28.01.2013 tarihli 2012/19 06... /302 Karar sayılı ilamı ile temyize konu 1 65... parsel sayılı taşınmazlar yönünden, ''... Davalı ... mirasçısı ... ile davacı Hazine vekilinin 165 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece, tespitte uygulanan davalı dayanağı Temmuz 19 35... sıra numaralı tapu kaydının 1/2 pay maliki ...oğlu ... yönünden davacı ... yararına hukuki değerini yitirdiği, davacı ... dayanağı vergi kaydının dava konusu taşınmazı kapsadığı, dava konusu taşınmazın fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen bölüm üzerinde davacı ...'in zilyet olduğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Mahkemece, dava konusu taşınmazın tespitinde tarafların dayandığı tapu kayıtları ile vergi kayıtları yöntemince uygulanmamış, davacı ...'in dayandığı vergi kayıt maliki ile davacı arasındaki akti ya da irsi ilişki araştırılmamış, davalı dayanağı tapu kayıt malikleri olan ... ile ...oğlu ... arasındaki taşınmazı kullanım durumu ile haricen taşınmazı taksim edip etmedikleri hususu araştırılmamış, davalı dayanağı tapu kayıt maliklerinden olan ...oğlu ...'in ölüm tarihi araştırılmamış, Temmuz 19 35... sıra numaralı tapu kaydının 1/2 pay maliki ...oğlu ... yönünden Kadastro Kanunu'nun 13/B-c şartlarının, tapu kayıt malikinin tapu kaydındaki payı yönünden mi yoksa ...oğlu ...'e taksimen kalan yer varsa bu bölüm yönünden mi olduğu hususu açıklığa kavuşturulmamıştır. Davacı ... Ekim 19 37... sıra numaralı tapu kaydı ve 19 37... tahrir numaralı vergi kaydına dayanmıştır. Davalılar ise, Temmuz 19 35... ve Mart 19 53... sıra numaralı tapu kaydı ile 19 36... tahrir numaralı vergi kaydına dayanmıştır. Sağlıklı sonuca varılabilmesi için, mahallinde; yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler; aynı yönteme göre tesbit edilecek taraf tanıkları, tespit bilirkişileri ile keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında davacı ve davalı dayanağı tapu kayıtları ve vergi kayıtları yöntemince uygulanıp kapsam belirlenmeli, tapu ve vergi kayıtlarının sınırları tek tek okunup, mahalli bilirkişi ve tanıklardan tapu kayıtlarının ve vergi kayıtlarının sınırlarının zeminde gösterilmesi istenilmeli, kayıtlara kapsam tayin edilirken bilirkişilerce gösterilemeyen hudutlar için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, davacı ...'in dayandığı vergi kayıt maliki olan ... eşi ile davacı arasındaki akti ya da irsi ilişki araştırılmalı, davalı dayanağı tapu kayıt malikleri olan ... ile ...oğlu ... arasındaki taşınmazı kullanım durumu ile haricen taşınmazı taksim edip etmedikleri hususu araştırılmalı, davalı dayanağı tapu kayıt maliklerinden olan ...oğlu ...'in ölüm tarihi belirlenmeli, Temmuz 19 35... sıra numaralı tapu kaydının 1/2 pay maliki davalı ...oğlu ... yönünden 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 13/B-c şartlarının, tapu kayıt malikinin tapu kaydındaki payı yönünden mi yoksa ...oğlu ...'e taksimen kalan yer varsa bu bölüm yönünden mi olduğu hususu açıklığa kavuşturulmalı, fen bilirkişi tarafından gösterilen sınırlar kroki üzerinde gösterilmeli, bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın her bölümü yönünden kim tarafından neye istinaden ve ne zamandan beri zilyet edildiği hususlarına ilişkin maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, teknik bilirkişiye uygulanan tapu kayıtlarının ve vergi kayıtlarının kapsamını belirtir ve keşif takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Davalı ... mirasçısı ... ile davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle, 165 parsel sayılı taşınmazla ilgili hükmün bozulmasına, davacı ... mirasçısı ...'nın 167 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece, davacı dayanağı vergi kaydının dava konusu taşınmazı kapsamadığı, davacı tarafın takdire şayan bir belge sunmadığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Davacı taraf yararına, 3402 sayılı Kanun'un geçici 4. ve 14. maddesi ile 5602 sayılı Kanun hükümlerine göre belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılmamıştır. Mahallinde yapılacak keşif sırasında davalı dayanağı vergi kaydı yöntemince uygulanıp kapsamı belirlenmeli, vergi kaydının sınırları tek tek okunup, mahalli bilirkişi ve tanıklardan vergi kaydının sınırlarının zeminde gösterilmesi istenilmeli, mahalli bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın kim tarafından neye istinaden ve ne zamandan beri zilyet edildiği hususlarına ilişkin maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, muris ...'nın belgesiz olarak aynı çalışma alanı içinde taşınmaz iktisap edip etmediği mercilerinden sorulmak suretiyle miktar sınırlaması yönünden araştırma yapılmalı, tespit tarihi itibarıyla taşınmaz üzerinde davacı ...'nın 20 yılı aşkın zilyet olup olmadığı hususu tereddüte yer bırakmayacak şekilde açıklığa kavuşturulmalı, davacı yararına zilyetlikle iktisap şartlarının gerçekleştiğinin anlaşılması halinde davanın kabulü ile taşınmazın davacı taraf adına tesciline karar verilmelidir...'' gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararla, "dava konusu dayanak tapu kaydı olan Temmuz 1935 tarihli ve 31 sıra numaralı tapu kaydının köyü ..., miktarı 114.913 m², sınırları şarken ... ...verasesi tarlası, ... ... Kulağı, şimalen ... oğlu ..., cenuben ... verasesi, maliki ... oğullarından ...oğlu ..., ... oğullarından ... oğlu ... olduğu, T.Evvel 1937 tarihli ve 74 sıra numaralı tapu kaydının köyü ..., miktarı 114.875 m², sınırları şarken ...oğlu ... ve şürekası tarlaları, ... ... Kulağı, şimalen yol, cenuben ...oğlu ..., maliki ... ...oğlu ... ... olduğunun anlaşıldığı, dosya kapsamındaki mahalli ve tespit bilirkişi beyanlarına göre dayanak T.Evvel 1937 tarihli ve 74 numaralı tapu ve vergi kaydının 1 61... parsel sayılı taşınmazları kapsadığı, Temmuz 1935 tarihli ve 31 sıra numaralı tapu kaydının sınırlarının tamamının bilirkişiler tarafından bilinemediği, bu bağlamda tapu ve vergi kaydının 1 65... parsel sayılı taşınmazları kapsadığı yönünde mahkememizde kanaat oluşmadığı, dayanak tapu kayıtlarının sınırları itibarıyla miktar olarak geçerli olduğu, T.Evvel 1937 tarihli ve 74 sıra numaralı tapu kaydının 161 parsel sayılı taşınmaza uygulandığı, miktar itibarıyla tapu kaydının 165 parsel sayılı taşınmaza uygulanma olanağının bulunmadığı, keşif sonrası teknik bilirkişiler tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda; dava konusu taşınmazlarla ilgili dava tarihi itibarıyla kesinleşmiş orman kadastrosunun bulunmadığı, en eski tarihli hava fotoğrafına göre dava konusu taşınmazlar ve komşu taşınmazlarda orman ağaç ve ağaçcıklarının bulunmadığı, taşınmazların orman sayılmaya yerlerden olduğu, taşınmazların tarım arazisi olarak kullanıldığı yönünde görüş bildirildiği, dava konusu taşınmazlara ait tespit tutanağı, mahalli, tespit bilirkişi ve tanık beyanları, bilirkişi raporları, tapu ve vergi kayıtları, Yargıtay ilamı ve diğer belgelerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda; dayanak Temmuz 1935 tarihli ve 31 sıra numaralı tapu kaydının ve 1936 tahrir 61 numaralı vergi kaydının 165 parsel sayılı taşınmaza uyduğunun davacılar tarafından ispatlanamadığı, T.Evvel 1937 tarihli ve 74 sıra numaralı tapu kaydının ve vergi kaydının 165 parsel sayılı taşınmaza uyduğu, tapu kaydının miktar itibarıyla 161 parsel sayılı taşınmaza uygulandığı bu nedenle tapu kaydının 165 parsel sayılı taşınmaza uygulanma imkanının bulunmadığı, 165 parsel sayılı taşınmazın bir kısmının ... tarafından bir kısmının ise ... tarafından kullanıldığı, kurulan önceki hükmün ... mirasçıları tarafından temyiz edilmediği, taşınmazın tarım arazisi olması dikkate alınarak zilyetliğe dayalı olarak 165 parsel sayılı taşınmazın bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen kısmının ..., (B) harfi ile gösterilen kısmın ... adına, tespit sonrası yapılan intikaller dikkate alınmadan karar verilmesi gerektiği, 167 parsel sayılı taşınmazın ... tarafından kullanıldığı, tespit tarihi itibarıyla taşınmazda herhangi bir taksimin bulunmadığı dikkate alınarak ... adına tespit edilmesi gerektiği" gerekçesiyle davacılar ... ve ...'in davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine, diğer davacı ve asli müdahillerin davasının reddine, 167 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile tespitteki yüzölçümü ve vasfı ile ... adına tesciline, 165 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile 10.06.2022 tarihli bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 31.500,00 m² yüzölçümündeki kısmın tespitteki vasfı ile ... adına, (B) harfi ile gösterilen 141.000,00 m² yüzölçümündeki kısmın tespitteki vasfı ile ... adına tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar - müdahiller ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde; 12.04.2022 tarihli bilirkişi raporunda esasa dair bir açıklama yapılmadığını, sadece kök rapora atıfta bulunulduğunu, mahalli bilirkişilerin yaşları itibarıyla zilyetliği bilebilecek durumda olmadıklarını, tapu kaydında ismi geçen ... ...’nın (...) mülkiyet hakkının tapu kaydına dayandığını, 28.03.1964 tarihli hibe senedi dikkate alınmadan karar verildiğini belirterek, hükmün bozulmasını talep etmiştir. 2. Davacı - davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazların kök muris ... adına değil yakın mirasbırakan ... adına tescil edilmesi gerektiğini, taşınmazların fiili kullanımının ... da olduğunu, bozma ilamında dahi ...’nın kullanımından bahsedildiğini, yine, ...’nın taşınmazları diğer mirasçılardan satın aldığına dair senet sunulduğunu ancak bu hususun da dikkate alınmadığını, davanın kısmen kabulüne karar verilmesine rağmen müvekkil lehine vekalet ücreti verilmemesinin de hatalı olduğunu belirterek, hükmün bozulmasını talep etmiştir. 3. Davacı - davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazların kök muris ... adına değil yakın mirabırakan ... adına tescil edilmesi gerektiğini, tüm mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarının da bu doğrultuda olduğunu belirterek, hükmün bozulmasını talep etmiştir. 4. Davacı - davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazların ..., çalılık ve ham toprak vasfında olduğunu, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerin zilyetlikle kazanılamayacağını, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğini belirterek, hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, kadastro tespitine itiraza ilişkindir. 1. Davacı - davalı Hazine vekili, davacı - davalı ... vekili ve davacı - davalı ... vekilinin, dava konusu 167 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, davacı-davalı Hazine vekilin in, davacı-davalı ... vekilinin, davacı-davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2. Davacı - davalı Hazine vekili, davacı - davalı ... vekili ve davacı - davalı ... vekili ile müdahil davacı ... ve arkadaşları vekilinin, dava konusu 165 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; a. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, davacı - davalı Hazine vekili, davacı - davalı ... vekili ve davacı - davalı ... vekilinin tüm, müdahil davacı ... ve arkadaşları vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. b. İlk Derece Mahkemesince, dava konusu 165 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi raporuna ekli krokide (B) harfi ile gösterilen 141.000,00 metrekarelik bölümünün ... ... mirasçıları adına tesciline karar verilmiş ise de, bu görüşe katılma olanağı bulunmamaktadır. Şöyle ki; İlk Derece Mahkemesinin 30.06.2008 tarihli ve 1995/1 51... /13 Karar sayılı kararı ile 165 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi raporuna ekli krokide (B) harfi ile gösterilen 141.000,00 metrekarelik bölümünün ... kızı ... (1/3), ... kızı ... (1/3 ) ve ... oğlu ... (1/3) hisse olarak adlarına tesciline karar verilmiş ve bu karar ...'in diğer mirasçıları tarafından temyiz edilmemiştir. Söz konusu karar, sadece davalı ... mirasçısı ..., davacı ... mirasçısı ... ve davacı - davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiş olduğundan, önceki kararla 1/3 er hisse oranında, eldeki kararı temyize gelen ... ve ... adına tesciline karar verilen (B) harfli bölüm yönünden adı geçenler yararına usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, dava konusu 165 parsel sayılı taşınmazın (B) harfi ile gösterilen bölümü yönünden ... ve ... lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gözetilerek, bu bölümün bu kişiler lehine tesciline, temyize gelen ancak ek kararla temyiz istemi reddedilen ...'ın payının ise ...' in diğer mirasçıları adına tesciline karar verilmesi gerekirken, kazanılmış hakları ihlal edecek şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle, davacı - davalı Hazine vekili, davacı - davalı ... vekili ve davacı - davalı ... vekilinin, dava konusu 167 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik tüm temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesi kararının bu parsel yönünden ONANMASINA, Davacı - davalı Hazine vekili, davacı - davalı ... vekili ve davacı - davalı ... vekilinin dava konusu 165 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik tüm, müdahil davacı ... ve arkadaşları vekilinin ise bu parsele ilişkin hükme yönelik sair temyiz itirazlarının, yukarıda (2.a) numaralı bentte açıklanan sebeplerle REDDİNE, Müdahil davacı ... ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazlarının, yukarıda (2.b) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi uyarınca dava konusu 165 parsel sayılı taşınmaz yönünden BOZULMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, İstek halinde peşin harcın temyiz eden müdahil davacı ... ve arkadaşlarına iadesine, 179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 552,10 TL'nin temyiz eden davacı - davalı ... ve davacı - davalı ...'dan ayrı ayrı alınmasına, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 07.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/2381, K. 2026/3283, T. 07.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-2381-e-2026-3283-k-d83f37009f38