Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/6322 E. 2025/7042 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/6322
- Karar No
- 2025/7042
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2013/606 E., 2022/19 K.
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davasında İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili, davalılar ... ve arkadaşları vekili, ... ve arkadaşları vekili, ... ve arkadaşları vekili, ... ve ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 10 87... parsel sayılı taşınmaz, 2.703.44 m² yüzölçümündeki taşınmaz, fındık bahçesi ve ahşap ev niteliği ile ..., ... ve ... adlarına; 10 87... parsel sayılı taşınmaz, 159,38 m² yüzölçümündeki taşınmaz, fındık bahçesi ve ahşap ev niteliği ile ... adına; 10 87... parsel sayılı taşınmaz, 11.169,26 m² yüzölçümündeki taşınmaz, fındık bahçesi niteliğinde ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... adlarına; 10 87... parsel sayılı 28.399,44 m² yüzölçümündeki taşınmaz fındık bahçesi ve çalılık niteliği ile ..., ... ve ... adlarına; 10 87... parsel sayılı 3.354,84 m² yüzölçümündeki taşınmaz, fındık bahçesi ve çalılık niteliğiyle ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ..., ..., ... ve ... adlarına; 10 87... parsel sayılı 18.885,17 m² yüzölçümündeki taşınmaz, ... ve ... adlarına; 10 86... parsel sayılı taşınmaz ise ... ve arkadaşları adına tapuda kayıtlıdır. Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu ... ili Merkez ilçesi ... köyünde bulunan 10 87... , 12, 16, 31, 35... numaralı parseller ile 10 86... numaralı parselin orman sayılan yerlerden olduklarını ileri sürerek, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tescilini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda verilen 10 87... parselle ilgili dava dosyası, temyize konu davadan ayrıldıktan sonra davanın kısmen kabulüne, dava konusu 10 87... , 36... ada 27 parsellere ait tapu kayıtlarının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tescillerine; 10 87... , 12... parsellere yönelik davanın reddine dair karar, davacı ... İdaresinin 10 87... , 12... parseller; ... ve ...'in 10 87... parsel; ... ve arkadaşlarının da 10 86... parselle ilgili olarak temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 28.03.2013 tarihli ve 2013/235 Esas, 2013/3353 Karar sayılı ilamıyla; "dava konusu 35 parselin tapu maliklerinden ..., ..., ..., ..., ... ...’a ölü olduklarından dolayı dava dilekçesinin tebliğ edilemediği, ... ... ile ...’a ise adresleri bilinemediğinden tebligatın yapılamadığı, Mahkemece ölü olan kişilerin mirasçıları, diğer davalıların ise geçerli adresleri belirlenerek dava dilekçesi tebliğ edilmeksizin uyuşmazlığın esasına girilerek hüküm kurulduğu; adı geçen kişiler davadan haberdar olmadıklarından kanuni savunma haklarının kısıtlandığı, bunun yanında karar başlığında da ölü olan bu kişiler taraf olarak gösterildikleri gibi hangilerinin davanın açıldığı tarihte ölü olduklarının dahi belli olmadığı, bu nedenlerle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 27 nci maddesi gereğince hukukî dinlenme hakkı kısıtlanarak esas hakkında hüküm kurulmuş olmasının usûl ve kanuna aykırı olduğuna" değinilerek bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, dava konusu 10 87... parsel yönünden karar verilmesine yer olmadığına, 10 87... , 36... ada 27 parsellere ait tapu kayıtlarının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tescillerine; 10 87... , 12... parsellere yönelik davanın reddine, 10 87... ve 10 87... parseller yönünden dahili davalılara yönelik davanın husumetten reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... İdaresi vekili, davalılar ... ve arkadaşları vekili, ... ve arkadaşları vekili, ... ve arkadaşları vekili, ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir. Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Dava konusu taşınmazların bulunduğu yerde, dava tarihinden önce yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmamaktadır. 1. Davacı ... İdaresi vekilinin 10 87... , 12... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin; davalılar ... ve ...'in 10 87... parsel sayılı taşınmaza ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararıyla yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekili ile davalılar Mustafa ve ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2. Davacı ... İdaresi vekilinin 10 87... ve 31 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin temyiz itirazlarına gelince; dosya içeriğinden, 10 87... parsel sayılı taşınmaz hakkında yöntemince açılmış bir dava bulunmadığı, 10 87... parsel sayılı taşınmaz hakkındaki davanın ise, 04.10.2006 tarihli ara karar ile eldeki dava dosyasından tefrikine karar verildiği anlaşılmaktadır. Ne var ki İlk Derece Mahkemesince, hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinde 10 87... parsel sayılı taşınmaz hakkında karar verilmesine yer olmadığı kararı verildikten sonra, hüküm fıkrasının 8 numaralı bendinde 31 numaralı parsel ile 27 numaralı parsel hakkında bu kez davanın husumetten reddine verilmiştir. Hal böyle olunca; anılan taşınmazların dava konusu olmamasına göre, haklarında hüküm kurulmaması gerekirken, hem hüküm kurulup, hem de çelişkiye sebebiyet vererek iki farklı şekilde (31 numaralı parsel hakkında) karar verilmesi hatalıdır. 3. Davalılar ... ile ... dışındaki diğer davalıların dava konusu 10 86... ve 10 87... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dosya içeriği ve toplanan delillerden, kadastro sırasında, 10 86... parsel (eski 505) ile 10 87... parsel (eski 507) sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin tapu kayıtlarına dayalı olarak yapıldığı anlaşılmaktadır. Öte yandan, dava konusu 10 86... numaralı parselin komşusu 10 85... numaralı parsel (eski 425) hakkında, Orman İdaresi tarafından eldeki dava ile aynı iddialarla açılan davada, ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/134 Esas ve 2009/156 Karar sayılı kararı ile taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne dair kararın, davalı gerçek kişilerce temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 2011/8008 Esas ve 2011/9701 Karar sayılı ilamıyla; "... davalı tarafın tutunduğu tapu kaydı yöntemince uygulanmışsa da, tapu kaydında yüzölçümünün toplam 77 dönüm olduğu, kaydın dava konusu parselle birlikte dava dışı eski 505, yenileme ile 10 86... parsel sayısı alan 119.300 m² yüzölçümündeki taşınmaza uygulandığı ..." hususuna değinilerek kararın düzeltilerek onanmasına karar verildiği görülmektedir. Ne var ki İlk Derece Mahkemesince, dava konusu 10 86... ve 10 87... parsel sayılı taşınmazların dayanağı olan tapu kayıtları getirtirip incelenmeden, başka taşınmazlara revizyon görüp görmediği araştırılmadan ve tapu kayıtları yerinde uygulanmadan yetersiz inceleme ile sonuca gidildiği gibi, yapılan orman araştırması da hüküm vermeye yeterli değildir. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, dava konusu 10 86... parsel (eski 505) ile 10 87... parsel (eski 507) sayılı taşınmazların kadastro tespitlerine dayanak teşkil eden tapu kayıtlarının ilk tesis tarihinden itibaren tüm geldi ve gittileri ile birlikte getirtilmeli ve söz konusu tapu kaydının kadastro sırasında başka taşınmazlara revizyon görüp görmediği araştırılmalı, revizyon görmüş ise revizyon gördüğü kadastro parsellerine ait kadastro tespit tutanakları dosya arasına celp edilmeli, ayrıca bu tapu kaydına dayanılarak dava konusu taşınmaza komşu taşınmazlara ilişkin olarak açılmış bulunan başkaca dava bulunup bulunmadığı araştırılarak, varsa bu dava dosyaları tespit edilip dosya arasına alınmalı (... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/134 Esas ve 2009/156 Karar sayılı kararı gözetilmeli); yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları ile amenajman planı temin edilerek dosyaya kazandırıldıktan sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan, aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişisi, bir fen bilirkişisi ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak bu keşifte, getirtilen belgeler dava konusu taşınmazlar ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 47 85... sayılı Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazların dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişileri ile orman bilirkişi eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, dava konusu taşınmazlar çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli, taşınmazların gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak dava konusu taşınmazların niteliği, üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranının açıklandığı ve dava konusu taşınmazların 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17/2. maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten, müşterek imzalı şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalı ve dava konusu taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadığı tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenmelidir. Yapılacak araştırma sonucu dava konusu taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu belirlendiği takdirde, dava konusu 10 86... parsel (eski 505) ve 10 87... parsel (eski 507) sayılı taşınmazların kadastro tespitlerine dayanak teşkil eden tapu kayıtları 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 20. maddesi hükmü uyarınca yerel bilirkişi yardımı ile zemine uygulanmalı, uygulamada tapu kaydının haritası, haritası yoksa tapu kaydında tarif edilen sınır yerleri esas alınmalı; yerel bilirkişice bilinemeyen sınırlar yönünden taraflara tanık dinletme olanağı sağlanmalı; uzman bilirkişiye tapu kaydında tarif edilen sınır yerleri düzenleyeceği haritada ayrı ayrı işaret ettirilmeli; dayanılan tapu kaydının sabit sınırlı sayılıp sayılmayacağı değerlendirilmeli, buna göre tapu kaydının kapsamı kesin olarak belirlenmeli ve bundan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle dayanak tapu kayıtlarının 3116, 47 85... sayılı Kanunlar karşısında hukukî kıymetini koruyup korumadığı saptanarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. S O N U Ç : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının 10 87... , 12, 16... parsel sayılı taşınmazlar yönünden ONANMASINA, Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının temyiz olunan 10 86... , 10 87... , 31... parsel sayılı taşınmazlar yönünden BOZULMASINA, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 534,70 TL'nin temyiz eden davalı ... ve arkadaşlarından alınmasına, İstek halinde peşin harcın temyiz eden davalılara ayrı ayrı iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 27.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.